Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Mart '17

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
86
 

Peygamber Efendimiz HZ. Muhammed'in (S.A.V) Ahlakı

Peygamber Efendimiz HZ. Muhammed'in (S.A.V) Ahlakı
 

Allah(c.c); son dini islamiyeti, son peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v) ile bizlere göndermiş, Kur’an’da: “(Ey “Muhammed!) biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik” (1) ve “Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin.”(2)diyerek peygamberimizin ahlakını övmüştür. Ve “Biz seni ancak bütün insanlara bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bilmezler.”(3) diyerek Peygamber’imizin(s.a.v) gönderiliş amacını bizlere söylemiştir. O’nu kimlerin örnek alabileceğini Rabbimiz şöyle buyumuştur:“Şanım hakkı için muhakkak ki size Resullulah'da pek güzel bir örnek vardır. Allah'a ve son güne ümit besler olup da Allah'ı çok zikreden kimseler için.”(4) Allah(c.c) Peygamber’imizin (s.a.v) ümmetine çok düşkün ve şefkatli olduğunu, onlarla istişare etmesini, onlar için af dilemesi gerektiğini şu ayetleriyle bildirmiştir:“Andolsun size içinizden öyle bir peygamber geldi ki, gayet izzetli ve şereflidir. Sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir üstünüze titrer, müminlere gayet merhametli ve şefkatlidir.”(5), “Sen (o zaman), sırf Allah'ın rahmetiyle onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık onları sen bağışla, onlar için Allah'dan mağfiret dile. (Yapacağın) işlerde onlara da danış, bir kere de azmettin mi, artık Allah'a dayan. Muhakkak ki Allah kendine dayanıp güvenenleri sever.”(6) Allah(c.c) Peygamber Efendimiz’e(s.a.v): “Sen yine de affa sarıl, iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir” (7) diyerek ümmetine karşı nasıl davranması gerektiğini bildirmiş ve bizlere şöyle söylemesini istemiştir:“De ki, siz gerçekten Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve suçlarınızı bağışlasın…”(8) Allah(c.c) bizlere de : “Allah ve Peygamber’e itaat edin ki, size de merhamet edilsin.”(9), “Gerçekten Allah ve melekleri Peygambere salât ederler. Ey iman edenler! siz de ona teslimiyetle salât ve selâm edin.”(10) dememizi istemiş ve peygamber’imize(s.a.v) ne kadar çok değer verdiğini bu şekilde ifade etmiştir.

Rabbimiz O’nun ince düşünceli olduğunu şu ayetiyle anlatır:“Ey iman edenler! Peygamberin evlerine vaktine bakmaksızın ve yemeğe izin verilmedikçe girmeyin. Fakat çağırıldığınız vakit girin. Yemeği yediğinizde de hemen dağılın. Sohbet etmek için de izinsiz girmeyin. Çünkü bu haliniz peygambere eziyet veriyor, ama o sizden utanıyor. Fakat Allah gerçeği söylemekten utanmaz.”(11) Peygamber Efendimiz (s.a.v) “Beni Rabbim terbiye etti ve güzel terbiye etti”(12), “Ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim”(13) demiştir. Ve “Bana en sevimlileriniz ve kıyamet gününde bana en yakın olacak olanlarınız, ahlâkı en güzel olanlarınızdır.”(14), “İçinizde en iyi olanınız şahsiyet ve ahlak olarak en iyi olanınızdır.”(15) diyerek güzel ahlakın önemini vurgulamıştır. Ebû Hurayra’nin rivayetine göre, Allah’ın(c.c) elçisi, iki parmağını birleştirmiş:“Kendi yetimini veya başkasına ait bir yetimi himaye edip yetiştiren kimse ile ben, cennette şöyle beraber olacağız.”(16) Diyerek, güzel ahlakı anlatmıştır. Peygamber Efendimiz (s.a.v) temizliğe dikkat çekerek, “Temizlik imanın yarısıdır.”(17) Demiştir. “Sakın hayvanları aç ve susuz bırakmayın. Onlara taşıyamayacakları yükü yüklemeyin."(18), “Hizmetçileriniz sizin kardeşlerinizdir. Allah onları sizin elinizin altına vermiştir. Kimin sorumluluğu altında böyle bir kardeşi varsa ona yediğinden yedirsin, giydiğinden giydirsin ve ona gücünün yetmeyeceği bir iş yüklemesin; eğer ona ağır bir iş yüklerse ona yardım etsin!”(19)diyerek bizim merhametli olmamızı istemiştir.

Hz.Mevlana,“Ben yaşadıkça Kur’an’ın bendesiyim. Ben, Hz. Muhammed Mustafa’nın(s.a.v) yolunun tozuyum. Biri benden, bundan başkasını naklederse ondan da şikayetçiyim, o sözden de şikayetçiyim.”(20)diyerek, yalnız Kur’an ve Peygamber’imizin(s.a.v) kılavuzluğuyla Allah’ın(c.c) istediği gibi bir kul olunacağını söylemiştir. Bir gece ibadet için kalktığı zaman eşi Hz. Ayşe, “Ey Allah’ın(c.c) Resulü(s.a.v)! Geçmiş ve gelecek günahların bağışlandığı hâlde niçin böyle yapıyorsun?” diye sormuş, Peygamber Efendimiz(s.a.v) bu soruya şöyle cevap vermiştir: “Rabb’ime şükreden bir kul olmayayım mı?”(21) Hz. Ayşe: ” Hz. Muhammed’in (s.a.v) ahlâkı Kur’an’dı. Darılırsa Kur’an darıldığı için darılır, beğenirse Kur’an beğendiği için beğenirdi. Kendi nefsi için intikam almazdı. Kızması ve beğenmesi Allah’ın(c.c) rızası içindi.”(22)demiştir. Hz.Ayşe Peygamber’imizi(s.a.v) şöyle anlatır: Çölde yaşayan bedevîlerden bir grup Rasûlullah (s.a.v)’in huzuruna geldiler:- Siz çocuklarınızı öpüyor musunuz? diye sordular. Peygamberimiz(s.a.v):- “Evet” buyurdu. Onlar: - Fakat biz, Allah’a(c.c) yemin ederiz ki, onları öpmüyoruz, dediler. Rasûlullah (s.a.v): - “Allah(c.c) sizin kalplerinizden merhamet duygusunu çıkarıp almışsa, ben ne yapabilirim ki”(23) demiştir. Hz. Ayşe validemiz:“Peygamberimiz(s.a.v) üç gün peş peşe karnını hiç doyurmamıştır. İsteseydi doyururdu. Fakat yoksulları doyurup kendisi aç kalmayı tercih ederdi.”(24), Peygamber’imizin(s.a.v) evinde nasıl bir hayat sürdürdüğü sorulunca da şöyle cevap vermiştir: “O ev halkına işlerinde yardım eder, elbisesinin söküğünü diker veya yamar, ayakkabısını tamir ederdi. Ezanı işitince de namaza çıkardı”(25)diyerek O’nun mütevazi bir hayat yaşadığını anlatmıştır. Hz.Aişe; Peygamber Efendimizin(s.a.v) edebinden bahsederken ise: Rasûlullah (s.a.v)’in küçük dili görünecek kadar kahkaha ile güldüğünü hiç görmedim, o sadece gülümserdi.”(26) demiştir. Peygamber Efendimiz’e (s.a.v) Peygamberlik gelmeden önce Mekke halkı tarafından "Muhammedül Emin”(27)(güvenilir Muhammed) lâkabı verilmişti. O doğruluğu ve dürüstlüğü ile toplumda herkes için örnekti.  “Allah(c.c) Peygamber’imize; (s.a.v) doğruluk ve adaletten ayrılmamasını emretmiştir. Kendisine: "Yaşlandınız, yâ Resûlallah(s.a.v)!" denildiğinde o, "Beni Hûd ve Şûrâ sûreleri yaşlandırdı" buyurmuşlardır.” Çünkü her iki sûrede de, "Sana buyurulduğu gibi dosdoğru ol!"(28) denilmiştir.“Peygamberimiz(s.a.v) bir gün bir hasır üzerinde uyumuştu. Uyandığında hasırın izleri yanağına çıkmıştı. Bu durumu gören ve üzülen sahabîler: “Ey Allah’ın Resulü(s.a.v)! Senin için bir yatak temin etseydik de onun üzerinde uyusaydınız.” dediler. Bunun üzerine Hz. Muhammed (s.a.v): “Ben dünyada bir ağacın altında gölgelenip sonra oradan ayrılıp giden bir yolcu gibiyim.”(29) demiştir.

Bir gün Mahzum Kabilesi’nden hırsızlık yapan bir kadına Hz. Peygamber’in(s.a.v) verdiği cezayı düşürmesi için, kadının akrabaları Rasulüllah’ın(s.a.v) çok sevdiği Üsame’yi aracılık etmesi için gönderirler. Rasulallah (s.a.v) Allah’ın hudutlarından birisi için aracı olduğundan dolayı Üsame’ye sert çıkar ve ardından halka bir hutbe irat eder. Hutbesinde önceki kavimlerin güçlü kimseler çaldıklarında bırakıp, zayıflar çaldıklarında had uygulamaları yüzünden helak olduklarını belirttikten sonra “Kızım Fatıma da olsa, mutlaka cezalandırırdım.”(30)diyerek adalet anlayışını sergilemiştir. Hz. Hatice’nin söylediği şu sözler, onun kişiliğini tanımak açısından oldukça önemlidir.“… Vallahi, Allah seni utandırmaz. Çünkü sen, akrabalarına bakarsın, sözün doğrusunu söylersin, fakir ve muhtaçlara elinden gelen yardımı yapar, hiç kimsenin kazandıramayacağını kazandırırsın. Misafirlere ikram eder, onları ağırlarsın, Hak’tan gelen felaketler karşısında insanlar yardım edersin.”(31)

Hz. Peygamber’in (s.a.v) dürüstlükteki hassasiyetini de şu hadisinden anlarız: “Helal da bellidir, haram da bellidir. Fakat ikisi arasında bazı şüpheli şeyler vardır ki, pek çok insan onları bilmez. Şüpheli şeylerden sakınan, dinini ve şerefini tertemiz olarak korur. Şüpheli şeylerden sakınmayan kimse, hayvanlarını kamu arazisi etrafında otlatan çobana benzer. Biraz sonra davarlarıyla o arazinin içine düşeceği gibi harama da düşer”(32)

Yine bir gün, Medine yakınlarındaki Kuba halkı dövüşmüş, hatta birbirlerini taşlamışlardı. Bunu haber alan Rahmet ve barış elçisi Peygamber efendimiz(s.a.v), ashabına: "Haydi bizimle geliniz de onların aralarını düzeltelim,"(33) teklifinde bulunmuş ve Kuba'ya gitmiştir. Ebu Hüreyre diyor ki: Nebiyy-i Ekrem Efendimiz(s.a.v) bir defasında; “Vallahi iman etmiş olmaz. Vallahi iman etmiş olmaz. Vallahi iman etmiş olmaz.” diye üç defa tekrar etti. “Kim iman etmiş olmaz ya Rasulallah(s.a.v)?” diye sordular. “Yapacağı fenalıklardan komşusu güven içinde olmayan kimse.”(34) diye buyurmuş, komşuluğun önemine dikkat çekmiştir. "Rabbimiz! Biz, 'Rabbinize iman edin' diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, bizleri sana ermiş kullarınla beraber yanına al”(35) Amin.

RUKİYE  CAN    

DİPNOTLAR:                                                                                                                                                                                                                                                                                                                       1-Enbiya Suresi,107.ayet 2-Kalem suresi, 4.ayet 3-Sebe suresi,28.ayet 4- Ahzâb suresi, 21.ayet 5-Tevbe Suresi,128.ayet 6- Al-i İmran Suresi,159.ayet 7-Araf suresi,199.ayet 8-Âl-i İmrân suresi,31.ayet 9- Ali İmran suresi,132.ayet 10-Ahzab suresi, 56.ayet 11-Ahzap suresi, 53.ayet 12-Süyüti, el-Ca-miu’s-Sağîr 1/14 13-Buhârî, el-Edebü’l-Müfred, Beyrut, 1997, s.104 14-Tirmizi, Sünen, Birr 71 15-Buhârî, Edeb 38 16-Buhârî, Talak 25, Edeb 24 17-Tirmizi, Daavât 86 18-Buharı,Tecrid, 7/224, 2/713 19-Buhârî, İmân 22 20-Hz.Mevlana 21-Buharî, Teheccüd, 6 22-Buhari, Menakıb,23 23-Buhari, Edeb 18 24-Tirmizi, Şemail,43 25-Buhari, Nafakat, 8 26-Buhari, Edeb 68 27-Buhârî, Edeb 48 28-Tirmizî, Tefsîr, 56, 6 29- Buharî, Rikak, 42 30-Buhari, Enbiya, 18, IV. 213-430 31-Buhari, Bed’ül-Vahy,3 32-Buhârî, İman 39, Buyû’ 2 33-Buhârî, Sulh, 2 34-Buhari, Edeb 29 35-Ali İmran suresi,193.ayet                                                                                                                                                                                                                                               

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 51
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 701
Kayıt tarihi
: 26.01.09
 
 

Emekli öğretmenim. Ispartalıyım. Evliyim.Yaşamdaki amacım; Hz Allah'ı (c.c) sevmek ve O'nun en se..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster