Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Nisan '16

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
674
 

Peygamberimiz Hazreti Muhammed (Ona selam olsun) yaşasaydı doğum gününü kutlamaya asla izin vermezdi

Peygamberimiz Hazreti Muhammed (Ona selam olsun) yaşasaydı doğum gününü kutlamaya asla izin vermezdi
 

Peygamberimiz Hazreti Muhammed (Ona Selam Olsun) Yaşasaydı Doğum Gününü Kutlamaya Asla İzin Vermezdi. // İnsanlık Devrimi Yazıları // Önder Karaçay
 
Bugün Cuma..
 
Öncelikle herkesin Cuması bereketli ve huzurlu olsun.
 
Cumanın en önemli konusu cami ve imamların siyaset yapması ve para tahsilatına ısrarla devam etmeleridir.
 
Bugün ki konu son yıllarda uydurulmuş kutlu doğum haftası etkinliği çerçevesinde bölgemizdeki camiler işbirliği yaparak 15 bin TL para cemaatten toplayarak ikramlı kutlu doğum haftası etkinliği düzenleyeceklermiş.
 
Kırk yılın, kırk günün yaşamda bazı anlamları geleneksel bir tabuya dönüşmüştür.
 
Nuh tufanı kırk gün sürmüş, dünya kırk dünde kirlerinden temizlenebilmiştir.
 
Kırkı çıksın diye bir söz her konuda söyleniyorsa manası bu Nuh tufanından kalma temizlenme ve arınmak içindir.
 
Peygamberimize de kırk yaşında nebi olması arınmış bir ruh olduğu içindir.
 
Kırk yılda bir iş var. İkinci kırk yıl için bir kahvenin kırk yıl hatırı var demek dostlukları temiz bir geleceğe taşımak içindir.
 
Kırk yaşında peygamber olan o büyük insan o yaşına kadar hiç doğum kutlamadı. Sonrasında 23 yıllık insanlık devrimi adına geçen hayatında da buna asla izin vermedi.
 
Ne oluyor da bugün peygamberimizin ahlakından kendilerinde ne olup olmadığını kontrol edemeyenler camiyi siyaset ve para tahsilat bankasına çevirmiş durumdalar.
 
İnsanlık iki büyük insanın devrinde yükselişe geçmiş, iki büyün insanın ölümü ile tekrar alçalmıştır.
 
İlki en büyük devrimci büyük insan ve insanlığın son ve tek peygamberi Hazreti Muhammed (ona selam olsun) onunla insanlık değere kavuşmuş, yükselişe geçmiş, onun ölümü sonrası halifelik ile başlayan taht kavgaları bölgemizde Mustafa Kemal'in hayatın sahnesine çıkana ve son büyük insanlık devrimini yapana kadar sürmüş, yine ikinci ve son büyük devrimci insan Atatürk'ün ölümü ile insanlık alçalmaya, değer kaybetmeye ve bugün ki içler acısı duruma düşmüştür.
 
İşte bu sancı yine Mustafa Kemal Atatürk'ün ve devrimlerinin kaçınılmaz olduğunu zamanla gösterecek, bu çürümüşlük yine tarihe karışarak son devrimin kaçınılmaz olduğunu ve insanlığın son devrimi yaşamak zorunda olduğunu her insan yine kabul ederek bu fikrin etrafında toplanmak zorunda kalacaktır.
 
Bugün ki insanlığın çıkmazı sadece din tüccarları olmayıp, para putu ile insanı köleleştiren zihniyetlerinde sonu gelmiştir.
 
İnsanlığın son peygamberi o büyük devrimci bugün yaşamış olsaydı bu VIP camiler dolayısıyla hepsini yıktırırdı.
 
Sakalı sünnet olmaktan çıkarırdı.
 
Camide hadis konuşmayı yasaklardı.
 
Var mı bunu söyleyen bir din adına kurum veya fetva. Ya da olabilir mi? Siyaset yapan para putuna bulaşmış dini bir kenara itmiş cami siyasetçiliği yaşadığı müddetçe bu düzelebilir mi?
 
İnsanlık devriminin yarım kalan kısmını tamamladığımızda camilerde ilk iş Kur'an haricinde hiçbir söylemin olmadığı bir ortam sağlanacaktır. Camide para toplamak olmayacak, camide siyaset yapılmayacak, camide uydurulmuş hadis konuşulduğundan hadis yasaklanacaktır.
 
Camide hadis konuşulur diye Kur'an da bir ayet yoktur.
 
Peygamberimizin de zaten böyle bir talebi yoktur.
 
Onun güzel ahlakı yaşama yansımalıdır.
 
Ve bu yansıma sakal ve sarıkla değil, ahlakla yansımalıdır.
 
Bugün toplumu cami aracılığıyla ve din duygusunu sömürerek siyaset yapmak adına milletin kendi cebine dalarak o büyük devrimci nebinin doğum günü kutlamak tarihin en büyük skandalıdır.
 
İnsanlığın en büyük devrimcisinin ahlakından bir nebze kapmış olsalardı bu yanlışa düşmezlerdi.
 
Onlar yanlışta ısrar ettikçe bizler ahlakımız gereği, dinimiz gereği, insanlık gereği doğruyu savunmaya devam edeceğiz.
 
Önder Karaçay
 
Nutuk sonrası yarım kalan Türk insanlık devrimini yazan olay ve sır kitap Mobbing Bank Türk Fırtınası kitabının yazarı..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Mustafa Kemal yaşasa, ölüm yıldönümlerinin kutlanmasına izin verir miydi!!..(Böyle çarpık yazıya böyle çarpık yorum)

ali açıköz 
 14.04.2016 12:30
 

Ne Müslümanların bu hale gelişinden Peygamberimiz Hz. Muhammed sorumludur, ne de Cumhuriyet’in bugünkü kaosundan Mustafa Kemal. Çünkü neye evet, neye hayır diyeceğimizi bilmediğimiz gibi, bir de bu halimizle kendi içimizde egemenlik mücadelesindeyiz. Kaldı ki egemenlik mücadelesi zaman içinde İstiklalini kaybetmiş toplumların marifetidir, hangi toplumun tarihini ele alırsak alalım, böylesi bir gerçekle karşılaşırız. Madem İstiklalimiz tartışmalı, içinde bulunduğumuz çoklu egemenlik mücadelesi de gösteriyor bunu; bu durumda arayışlara da itiraz etmesek, biraz daha anlamlı baksak olmaz mı? Tevid ve Vahdet kavramlarına yönelsek, anlamaya çalışsak günümüzde bu kavramlara ne denli ihtiyacımızın olduğunu olmaz mı? Görüşmek üzere, sevgi ve saygılar.

Rıza Üsküdar 
 14.04.2016 8:37
 

Belki kavramı biraz sorunlu gibi, Kutlu Doğum Haftası; buna Vesiletü’n Necat desek daha doğru. Öyle ya, Peygamberimiz Hz. Muhammed “Ben kıyamet vaktinde doğdum” dememiş mi? Son yıllarda küresel ölçekli bir kıyamet anını yaşıyor insanlık. Böylesi bir gerçeklikte O’nu anmak, 23 yıllık örnek uygulamalarını rehber almaya çalışmak, ya da bu yolda bir arayış içinde bulunmak yanlış mı? Bir sürü hatamız var, bu eleştirdiğiniz sadece bir çaba, hatalardan nasıl kurtuluruzun arayışı. Hatırlattığınız ‘kırk’ sayısı oldukça önemli, insanların yaşamında da devletlerin yaşam sürelerinde de… Cumhuriyet’in iki kırk yılı gelip geçti. Üçüncü kırk yılına girerken yerine neyi koyacağımızın kaosunu başladık yaşamaya. Tabiî ki küresel dünyanın kaosu eşliğinde.

Rıza Üsküdar 
 14.04.2016 8:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 173
Toplam yorum
: 24
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 172
Kayıt tarihi
: 09.07.14
 
 

Türkçe'nin en iyi duygu dili olduğuna inanmaktadır.  Yazı ve şiirlerinde insanın bulunduğu toplum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster