Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ocak '13

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
3843
 

Pi'nin hayatı ve inanç

Pi'nin hayatı ve inanç
 

Pi ve kaplan filikada baş başa


Yönetmen: Ang Lee

Senaryo: David Magee

Oyuncular: Suraj Sharma, Irran Kahn, Adil Hussain, Gérard Dépardieu

 

“Pi’nin Yaşamı”görselliğiyle seyredeni kollarına alıp uçuran bir film. 3D’nin maheretiyle seyircisini kurduğu düşsel dünyanın bir parçası yapmayı başarıyor. Öykünün masalsı anlatısının 3D görselliğine mekan ve içerik olarak uyumlu olması kadar, yönetmen Ang Lee ve görüntü yönetmeni Claudio Miranda’nın  becerileri de her türlü övgüyü hak ediyor. Hikaye baştan sona modern zamanların yeni dinler kitabı olarak yorumlanabilir. Küçük yaşlardan itibaren Tanrı ve inanç üzerine kafasında şekillenen sorulara aradığı yanıtları Hinduizm, Katoliklik, Müslümanlığı öğrenerek yanıtlamaya çalışan Pİ Patel adındaki Hintli çocuk, bu konudaki kuşkularını tam anlamıyla yenemese de, inançlı olmayı seçer. Kanadalı yazar Yan Martel’in kendisini yaşamda yalnız hissettiği bir dönemde (kendi sözleri) yazmaya başladığı romanında anlattığı fantastik hikayeyi ”ne olursa olsun inancını kaybetme” tavsiyesiyle yoğuruyor. Bu öneriyi Ang Lee kurduğu düşsel dünya içinde inandırıcı bir hale dönüştürmek istiyor ve başarıyor. Bu inandırıcılıktaki en büyük pay görselliğin yarattığı hipnotik etkide saklı. Anlattığı masalın gerçek ve mantıklı bir öykü gibi algılanması kaçınılmaz oluyor. Başlangıçta öykü arayan bir yazarın Hindli bir adamı ziyaret ederek onun anlattıklarından yola çıkması inandırıcı olmayı hedefleyen  alt yapıyı oluşturuyor.

Öykü Hindistan’da başlıyor ve Patel ailesiyle tanışıyoruz. Ailece hayvanat bahçesi çalıştırdıklarını öğreniyoruz. Ailenin küçük oğlu Pi Patel küçük yaşlardan itibaren dine ve inanca önem verir. Katoliklikle başlar, Müslümanlıkla devam eder sonunda Hinduizmle tanışır. Günün birinde hayvanlarını baba Kanada’ya satmaya karar verir. Hindistan’dan yola çıkan bir nakliye gemisine bahçenin tüm hayvanları yüklenir. Gemi yolda yakalandığı felaket fırtınada batar. Pi, bir kaplan, bir orangutan, bir sırtlan ve bir zebra ile kurtarma filikasında bulur kendisini. Kısa bir sonra da Richard Parker adındaki kaplanla baş başa kalır.    

  Alt metine daha derin bir bakış atılacak olursa “çalılık ruhu” olarak adlandırılan bilinç dışı duruma ulaşılıyor. Pi Patel’in yaşadıklarından sonra Japon yetkililere anlattığı alternatif hikayeden yola çıkılır ve bunun gerçek yaşanan olduğu kabul edilirse, insanın ruhunu doğada bir bitki veya bir hayvan olarak adlandırdığı anlayış ortaya çıkıyor. İlkel insandan gelen bu inanış doğayla baş etmenin bir yolu olarak görülür. Bu inanışın Pi Partel’e yaşadıklarından sonra vicdani hesaplaşmadan kaçış, kendisini iyi hissetme konularında yardımı yadsınamaz. Anlattıklarından hangisinin gerçek olduğuna inanmak seyircinin kararına kalıyor.   

Hayatta inancı bir kurtarıcı gibi kabullenmek isteyen bir yazarın hikayesini muhteşem bir görsellikle inandırıcı kılıyor Ang Lee. Tartışılması gerekenler kesinlikle filmin mesajında gizli. İnanç pusulası her yöne dönerken sonunda Kabala ve Budizm arasında bir yerde duruyor.   

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Sinema sitesinde de yayınlanmaktadır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 201
Toplam yorum
: 53
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 980
Kayıt tarihi
: 12.01.11
 
 

İzmir’de doğdu. Viyana Tıp fakültesini bitirip doktor ünvanını aldıktan sonra Genel Cerrahi ihtis..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster