Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Mayıs '08

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
20308
 

Pia ne anlatır?

Pia ne anlatır?
 

Attila İlhan


Attila İlhan’ın nefret kadar, kin kadar, şefkat kadar gerçek ve bir o kadar insana yakışan hatta yeryüzünün bütün canlılarına yakışan bir duyguyu, aşkı, anlattığı onlarca şiirinden yalnızca biridir PİA.

Ben Sana Mecburum ya da Üçüncü Şahsın Şiiri gibi şiirleriyle, benzer ve farklı noktaları bulunur Pia’nın. Benzeyen noktaları şunlardır; karşılıksız bir aşkı konu alır ve ümit barındırır. Farklı noktaları ise; diğer şiirlerinde sevilen kişi bilinir ancak Pia’da ise sevilenin kim olduğu belli bile değildir.

Pia adındaki kişi belki de aşkın kendisidir. Belki de öyle biri hiç doğmamış ve yaşamamıştır. Belki de şairin, dünyanın bir yerlerinde var olduğuna inandığı sevgilisidir.

Şiir, /Ne olur kim olduğunu bilsem pia’nın/ dizesiyle başlıyor. Acaba burada kendisiyle mi konuşuyor yoksa başka birine mi sesleniyor ya da Tanrı ile mi konuşuyor, bilemiyoruz. Pia’nın ellerini bir kere tutsa şair ölümü göze alacak kadar onu arzulamaktadır. Şair bir arayışın içindedir, sevdiğinin bir yerlerden ona seslendiğini hayal eder, şehir şehir gezer ama bulamaz. Doğru iz üstünde olduğundan emindir. Bunu /Ben bir şehre geldiğim vakit/ O başka bir şehire gitmese/ dizelerinden açıkça anlıyoruz. Belli bir yeri, belli bir adresi yoktur sevgilinin, o yüzden belki de şair onu otellerde aramaktadır ama nafile. Bu noktada kendisini, içlenen buzlu bir kadeh gibi görmektedir. Burada aklımıza şunlar geliyor; şair, ruhunu bir kadeh gibi kırılgan ve bir kadeh gibi asil ya da bedenini bir kadeh gibi kırılmaya, incinmeye hazır görüyor olabilir. Kadehin buzlu olması ise sevgisizlikten dolayı, sıcaklıktan uzak olduğunu belirtir. Ancak kesin olan şey ise şairin kadeh ile özdeşleşmiş olmasıdır. /Buğulanıp buğulanıp durmasam/ dizesinden anlıyoruz. Bu dizenin anlattığı bir diğer duygu ise çeşitli aralıklarla vuku bulan hüzündür. Hüznün verdiği buğu belki de şairin gözyaşlarıdır. /Ne olur sabaha karşı rıhtımda/ çocuklar pia’yı görseler/ bana haber salsalar bilsem/ içimi büsbütün yıldız basar/ Bir şiiri irdelerken zaman ve mekan kavramlarını asla göz ardı edemezsiniz ve asla yaşanan, yaşatılan duygulardan uzakta tutamazsınız. Şiirimize dönecek olursak ve teker teker incelersek; bir karanlıktan aydınlığa çıkma arzusu, bilinmeyenden bilinene erişme arzusu sevgilinin sabaha karşı görülme isteğiyle aynı paraleldedir. Hep bir yerden bir yere giden sevgili muhtemelen, bir istasyonda veya bir limanda görülecektir. Pia’yı çocukların görmesi ise aslında çocuksu bir hayaldir. Bir ütopyadır. Şair bu hayalleri kurarken bilir ki karanlıktadır, gecenin tam ortasında ve aydınlıktan uzaktır. Eğer bu hayali gerçek olsa içini yıldızlar basacak ve karanlık dünyası bir nebze olsun aydınlanacaktır.

Şiirin ikinci bölümünde ise; önce bir umutsuzluk, bir çaresizlik ve ardından yinelenen ve yinelenmekten bıkılmayan çocuksu bir umut görüyoruz. /Singapur yolunda demeseler/ Bana bunu yapmasalar yorgunum/ Bıkkınlıktan öte, bir yalvarıştır bu dizeler. Artık, şair sevgiliyi aramaktan, şehir şehir gezmekten yorgun düşmüş ama asla bıkmamıştır.

/üstelik parasızım pasaportsuzum/ işte bu dize çaresizlik duygusunun en bariz yaşandığı dizedir. /ne olur sabaha karşı rıhtımda/ seslendiğini duysam pia’nın/ Bu defa şair, sevgilinin birebir kendisine seslendiğini duymak ister. Aslında içten içe aşkına karşılık bekler.

/sırtında yoksul bir yağmurluk/ çocuk gözleri büyük büyük/ üşümüş ürpermiş soluk/ şöyle bir düşünecek olursak ve çevremize, insanların gözlerine bakacak olursak, çok az insanın fark ettiği bir gerçeği fark ederiz. Mutlu insanların gözleri her daim küçüktür hatta gülerken bir çizgi halini alır. Yalnız, kederliyse insan, gözleri büyük büyük olur tıpkı Pia gibi. Şair parasızdır. Eğer, Pia’nın da üstünde yoksul bir yağmurluk olursa, masum gözleri kederli kederli bakarsa, üşümüş ürpermişse Pia ile durumu eşitlenir ve o zaman tutsa Pia’nın ellerini ölür hem de eksiksiz ölür.

Bütün yönleriyle Pia Atilla İlhan şiiridir. Sade bir dili vardır. Serbest şiir ölçüsünü kullanmış. Dize ve sözcük tekrarları ile ayrı bir ses ahengi yaratmış. Mesela; /ben bir şehre geldiğim vakit/ o başka bir şehre gitmese/ dizeleri iki defa, /ne olur sabaha karşı rıhtımda/ iki defa tekrarlanmıştır. Birebir aynı olmayıp benzerlik gösteren dizeleri de vardır; /ellerini bir tutsam ölsem/ ve /ellerini tutabilsem pia’nın/ ölsem eksiksiz ölürdüm/ gibi. Ses ve cümle tekrarlarını şairin diğer şiirlerinde de görebilirsiniz.

Şiir iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümü on üç dize, ikinci bölümü ise on iki dizedir.

Pia / Attila İlhan

ne olur kim olduğunu bilsem pia’nın
ellerini bir tutsam ölsem
böyle uzak uzak seslenmese
ben bir şehre geldiğim vakit
o başka bir şehre gitmese
otelleri bomboş bulmasam
içlenip buzlu bir kadeh gibi
buğulanıp buğulanıp durmasam
ne olur sabaha karşı rıhtımda
çocuklar pia’yı görseler
bana haber salsalar bilsem
içimi büsbütün yıldız basar
bir hançer gibi çıkıp giderdim

ben bir şehre geldiğim vakit
o başka bir şehre gitmese
singapur yolunda demeseler
bana bunu yapmasalar yorgunum
üstelik parasızım pasaportsuzum
ne olur sabaha karşı rıhtımda seslendiğini duysam pia’nın
sırtında yoksul bir yağmurluk
çocuk gözleri büyük büyük
üşümüş ürpermiş soluk
ellerini tutabilsem pia’nın
ölsem eksiksiz ölürdüm

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

teşekkür ederim.

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 30.12.2011 0:27
 

bir siir ancak bu kadar guzel anlatirdi bir arayisi. insan kendini buluyor. hatta diyebilirimki arayisi hermann hesse nin siddhartha sindan bile daha iyi anlatmistir. saygilar.

xraja guru 
 06.10.2008 23:29
Cevap :
Bu muhteşem yorumu almak beni çok gururlandırdı. Sonsuz teşekkürlerimle...  24.10.2008 22:58
 

aTTila lütfen, atiLLa değil... Olmaz mı efendim? Teşekkürle... MS

Mehmet Sağlam 
 03.07.2008 17:53
Cevap :
Hiç görmediğim bir yanlışımı görüp beni uyardığınız için çok teşekkür ederim... Sevgi ve saygılarımla...  04.07.2008 23:13
 

Ustayı bir kez daha sayenizde anmış oldum...Hele Pia'yi yine okumak bana mutluluk verdi. Sevgiler.

Meftun DİNÇEL 
 18.06.2008 15:20
Cevap :
Atilla İlhan'ı en kıskandığım şairlerden biri... Neden Pia'yı ben yazmadım ki, diye kendi kendime söylenirim zaman zaman.. sevgilerimle...  18.06.2008 15:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 45
Toplam yorum
: 163
Toplam mesaj
: 52
Ort. okunma sayısı
: 8230
Kayıt tarihi
: 06.08.07
 
 

Fark ettim ki; çok okudum, çok araştırdım, çok gezdim, çok öğrendim ama az yazdım. Bir baktım ki,..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster