Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Kasım '11

 
Kategori
Haftasonu
Okunma Sayısı
1956
 

Pierre Loti Tepesi ve İstanbul

Pierre Loti Tepesi ve İstanbul
 

Pierre Loti


Pierre Loti’yi Eyüp de bulunan daha önceki adı “Rabia Kadın” olan kahvehanenin, Fransız yazar Pierre Loti’nin sık sık gitmesiyle değişerek, “Pierre Loti Kahvesi” adını almasıyla tanıdık.

Mekan günümüze gelene dek birçok değişikliğe uğramış ancak yaşattığı spritüel huzurundan ödün vermemiştir.

Peki bu ünlü tepeye adı verilen, kafeteryaları bu isimle ün kazanan Pierre Loti kimdir?

Asıl adı Julien Viaud olan Pierre Loti, 1850-1923 yılları arasında yaşamış ünlü Fransız yazar.

Deniz subayı olan Loti, Türkiye'ye ilk kez 1876 yılında gelmiş ve bir yıl kalmış.

Eyüp sırtlarındaki tarihi kahveyi de o yıllarda keşfetmiş.

Haliç'in büyüsü mü bilinmez ama, Pierre Loti'yi oraya çeken bir diğer unsur da Aziyade ismindeki evli bir Osmanlı hanımıymış.

Fransa'da evli olduğu söylenen Pierre Loti ile Aziyade arasında büyük bir aşk olduğu yıllarca efsane gibi dilden dile aktarılmış.

Pierre Loti aynı isimli romanında Aziyade'ye olan aşkını gizlememiş.

İşte o gün bugündür kahvenin adı Pierre Loti olarak anılmış.

Kahvenin bulunduğu tepeye de Loti'nin anısı Pierre Loti Tepesi adı verilmiş.

Zamanının en çok satan yazarlarından biri olan Loti'nin bir çok kitabının içerisinde Aziyade, Bir Sipahi'nin Romani gibi ülkemizde tanınan eserleri de vardır.

1850 yılında Rochefort'da doğan 42 yaşında Fransız Akademisi'ne de seçilen bu yazarın 1923 yılındaki ölümü üzerine cenazesi Fransa'da milli bir törenle kaldırılmıştır.”

Pierre Loti’nin Türkiye’yi ikinci vatanı olarak gördüğü biliniyor.

O dönemlerde “Aziyade” isimli romanı yazarken çoğu zamanını bugün görmeye gittiğimiz tepede geçirdiği söylenir.

Eyüp İstanbul’un fethi ile birlikte kurulan ilk Osmanlı yerleşimlerinden biridir.

Tarihe yansıyan konuları bilmekten ziyade, sanki oraya her gidişimde “Eski İstanbul” dedikleri tanımı algılıyorum.

Hala sokaklarında o dönemlere ait bir esinti var.

Pierre Loti tepesinden Haliç’i, Galata kulesini, Galata Köprüsü’nü, Ayasofya’yı ve Sultanahmet Cami’ni rahatlıkla görebilirsiniz.

Mezarlığın girişinde bulunan teleferik yardımıyla Pierre Loti tepesine çıkabileceğiniz gibi mezarlığın içerisinde yer alan patika yoldan da yürüyerek çıkabilmeniz mümkündür.

Düşünüyorum da bizlerden biri gidip birkaç saat geçirdiğinde yeni bir yazı yazmadan dönmeyecektir.

Manzaradan mı, tarih kokan sokaklarından mı bilinmez, Pierre Loti, Eyüp ve Sultanahmet gibi semtler – mekanlar  eski İstanbul’un tek şahidi.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Pierloti kahvesinde bir kez oturup çay içmiştim. Çok muhteşem güzellikte idi. Ki şimdiki durumunu bilmiyorum ancak bu tarihi efsane korunarak bugünlere dek varlığını sürdürüyor. Aziyede romanı demek onun için yazıldı sevgi ve selamlar.

Nabide Kılınç 
 07.12.2011 13:54
Cevap :
Merhaba, Bugün hala orjinalliğini koruyan yerlerden biri. Tarih ve yaşanmışlıkların saklı olduğu tepe Pierre Loti... Evet Aziyade romanınında yazılması orada gerçekleşti. Nedeni ise yine bir aşk. Teşekkür ederim ilginize ve yorumunuza:) sevgiler  08.12.2011 11:10
 

En iyisi Piere Loti kahvesine gidip, Piere Loti'nin kitaplarını okumak... Hey! Yaz ne zaman gelecek...

Erdal Ceyhan 
 26.11.2011 18:26
Cevap :
Hocam yazımın sonuna geldikçe bende aynı duyguyu yaşadım. "YAZ GELSİN" diye geçirdim içimden. Her mevsim bereketiyle gelsin ama ille de yaz çabuk gelsin:)  27.11.2011 12:15
 

Pierre Loti Tepesi'ni ben de çok severim sevgili Merve. İnşallah yazın beni iyice bir motive etmiştir de, Pierre Loti Tepesi'ne bir daha giderim! Cemce sevgilerimle...

Cem Beraat Çamsarı 
 26.11.2011 14:46
Cevap :
İnşallah! çünkü arada bir de olsa İstanbul la başbaşa kalmak büyük bir zevk ve insanın kendine vereceği güzel bir hediye. Karmaşadan uzaklaşıp, sessizliğe ve manzaraya sığınmak...  27.11.2011 12:18
 

Piyer Loti'nin Türk dostu olduğunu biliyorum. İstanbulda, beş sene kaldık Anadolu yakasında, Küçükyalı'da...Ama tüm yaşantıma egemen olan yoğun uğraşlardan fazlaca gezebilmek, İstanbul'u tanıyabilmek mümkün olmadı. Ama haksızlık etmek istemem, Çamlıca Tepesine bir kaç kez gitmişliğimiz var. Oğlum kızım ve eşimle dört nûfustuk o zamanlar. Orada, yaz günü efil efil esen rüzgarda, etrafı seyrederken çayı yudumlamak, yaşamdaki eşsiz "ân" lardan biridir. Bu yazı ile geçmişe mini bir yolculuk yaptım sayenizde, sevgilerle...

Yurdagül Alkan 
 26.11.2011 12:26
Cevap :
Çamlıca Tepesine bir kez gittim bende orayı severim. Keşke yaz aylarında gelseniz İstanbul'a Yurdagül Hanım. Pierre Loti, Sultanahmet Yeşil Ev vs... beğeneceğinizi düşündüğüm yerler arasında. Geçmişten gelen güzel anılar hatırlandıkça bugüne keyif veriyor. Hep güzel yaşanmışlıkları hatırlamamız dileğiyle... sevgiler  27.11.2011 12:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 668
Toplam yorum
: 3225
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 1761
Kayıt tarihi
: 19.12.10
 
 

İstanbul doğumlu. Kuantum Yaşam Koçu. EFT, NLP, ETKİLİ İLETİŞİM, BEDEN DİLİ gibi bir çok konuda e..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster