Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ekim '20

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
76
 

PİKNİK TÜPÜ

Çocukluğumda bir akşam mutfakta yemek yapan annemi seyrediyordum. Aniden piknik tüpü alev aldı ve bu alev tavanı buldu. Annemin çığlığıyla salondan koşup gelen babam bir müddet şaşkınlıkla alevleri izledikten sonra yerdeki kilimi alarak çeşmede ıslatıp tüpün üstüne attı. Fakat tüp sönmedi. Babam, "Kaçın, patlayacak!" diye bağırırken içerden koşarak gelen ağabeyim, o yanan haliyle tüpü, ellerinin ve yüzünün yanmasına aldırmadan tuttuğu gibi götürüp sokağa attı.
Neyse ki sadece kaşları ve kirpikleri yandı.
 
Her şey olup bittikten sonra, bana hayli komik gelen bu kirpiksiz ve kaşsız haline gülmemek için ağabeyimle evin içinde karşılaşmamaya dikkat ettim.
Biz de ağabeyimin arkasından dışarıya çıktık ve evimizin karşısındaki arsaya kadar koştuk.
Tüp sokağın ortasında büyük alevler çıkararak yanmaya devam ediyordu.
Az sonra akşamın alacasını aydınlatan alevleri gören konu komşu sokağa döküldü. İlk iş sokakta park halinde duran araçları kaçırdılar, hem de yangından kaçırır gibi. Bağırış çağırış gırla gidiyordu.
"Kaçın!" diyordu biri, "Patlayacak!"
"İtfaiyeyi arayın!" diyordu bir diğeri.
Her bağırış çağırışla arsada toplananlar geriye kaçıyor, fakat biraz sonra tekrar sokuluyorlardı.
Bu durumda bile müthiş kritikler yapılıyordu.
"Patlasaydı patlardı!"
"Yanan tüp patlamaaaz!"
"Vallaa mahalleyi havaya uçurur patlarsa!"
"Evlerin pencerelerini açsaydınız, patlarsa camlar kırılır!"
"Patlamaaaazzz!"
Gerçekten de patlamadı. İtfaiye geldi. Bir itfaiyeci soğukkanlı bir tavırla tüpe doğru yürüdükten sonra eğilip tüpün vanasını kapattı ve dönüp "Allah cezanızı versin!" der gibi bize doğru ters ters baktı.
Hepimiz itfaiyeye alkış tuttuk. Bazıları kulağı sağır edecek şiddette ıslık çaldı.
Fakat itfaiye gelmeden önce öyle bir şey oldu ki, aklıma geldikçe hala tüylerim diken diken olur.
Sanırım bakkaldan dönen 9/10 yaşlarında bir kız çocuğu elinde tuttuğu ekmekle sokağa girip durdu.
Kalabalıktan bazıları bağırarak "Git, gelme!" derken, bazıları da elleriyle "Çekil!" anlamına gelen işaretler yapıyordu.
Kız, bir bağırış çağırış halindeki kalabalığa, bir alev topuna baktıktan sonra eteklerini dizlerine kadar toplayıp tüpe doğru koştu ve alevlerin üzerinden atladı.
Sonra dönüp hayretle tüpe baktı.
Ekmeği yere düşürdü.
Ve ellerini yüzüne kapatıp tiz bir çığlık atarak koşup gözden kayboldu....
ETEM SEVİK, Cemile Torun bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 36
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 47
Kayıt tarihi
: 14.10.20
 
 

Kendimi anlatacak değilim. Dikkatli bir okuyucu zaten beni tanıyacaktır...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster