Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Eylül '08

 
Kategori
Müzik
Okunma Sayısı
2226
 

Pink Floyd'tan bir yaprak düştü: Richard Wright

Pink Floyd'tan bir yaprak düştü: Richard Wright
 

Üstteki fotoğrafta en solda, alttakinde en sağda


Çoğunlukla, "parıldayan çılgın elmaslara" odaklanmış gözlerimiz gerilerde duran ve o elmasların daha sağlam yere basmasını, ışıltısını gösterişli hale getirmesini sağlayan aynayı görmez olur. Benim için de yıllarca Pink Floyd demek David Gilmour'du, Roger Waters'tı. Hatta Syd Barrett bile değildi. Bu nedenle kaleme alınmamış mıydı; Pink Floyd’un parçalanmış ruhu: David Gilmour ve Roger Waters

Pink Floyd'un tek bir ruhu vardı, o ruh ikiye bölünmüştü.

Oysa ben hala bilimin gerilerinde kalmıştım. İsviçre'nin Fransa sınırında kurulmuş CERN'ü hiç tanımamış, bilmemişim.

Onlar bizim bilmediğimiz ama evrenin oluşumuna kaynaklık eden temel en küçük parçacıklarını aramak için atomları birbirine çarpıştırıyor, o patlamadan, ayrışmadan Tanrısal olanı bulmaya çabalıyorlar da; bizim gibi müzikten azıcık anladığını iddia edenler; yıllardır gözümüzün önünde duran o patlamanın ne olduğundan bihaber yaşamaya devam ediyoruz.

David Gilmour yıllar önceki bir konserinde sahneye nezaket dolu çağırışı olmasa yine onu çok önemsiz bir kategoride görmeye devam edeceğim.

Evet nasıl çağırmıştı onu:

"Mr. Richart Wright."

O nasıl sahneye gelmişti? Bize anlatılan en kibar İngiliz beyfendisi duruşuyla...

Yıllar önce Roger Waters ile yaşanan o kopuş sürecinde etkisini ne kadardı detayları ile bilemiyorum. Ancak grubun son bir arada oldukları albüm olan The Final Cut'ta olmayışının özel bir anlamı da olmalı diye düşünüyorum. Kavganın sebebi miydi?

Ta, David Gilmour'la birlikte yaptıkları The Division Bell albümüne ve oradaki solosuna kadar, onun sesini bile unutmuştuk.

Grubun pianistiydi. Unutulmaz The Dark Side Of The Moon'daki bütün ekolarda ve geri planda hep onun sesi vardı. Us and them demişti; biz ve onlar. Belkide o hep ayın karanlık tarafında yaşadı.

Sessiz sedasız çağımızın kahredici hastalığı kanser onu da ellerinin arasına aldı. Sonrada bu dünyadan kopardı. Pink Floyd'tan ne koparsa bizim canımızı acıtır. Ruhumuzun derinliklerinde duyarız onu.

Başımız sağolsun.

Onların en son bir araya geldiği Live8'den bir video ekliyorum.

Comfortably Numb - Bu şarkının anlamı öylesine büyük ki...

http://www.dailymotion.com/video/x6njeu_pink-floyd-comfortably-numb-meeting_music

Şarkının Türkçe Sözleri:

Keyifli Uyuşukluk

Merhaba,
İçerde kimse var mı?
Yalnızca başını salla beni duyabiliyorsan

Evde kimse var mı?

Hadi ama,
Duyuyorum kendini kötü hissettiğini
Yatıştırabilirim acını
Ve ayağa kalkmanı sağlayabilirim senin yeniden
Gevşe
Biraz bilgiye ihtiyacım var önce
Yalnızca temel şeyler
Gösterebilir misin bana neresinin acıdığını?

Azalttığın hiçbir acı yok

Uzak bir geminin dumanı tütüyor ufukta
Sen dalgaların içinden geçerek yaklaşıyorsun
Dudakların kımıldıyor ama duyamıyorum ne söylediğini
Çocukken ateşlenmiştim bir gün
Ellerim sanki iki balon gibiydiler
Şimdi aynı duyguyu bir kez daha yaşıyorum
Anlatamam, anlayamazsın da
Ben normalde böyle değilim
Şimdi keyifli bir uyuşukluk içindeyim

Tamam

Yalnızca bir iğne batması
Arık kalmayacak hiçbir aaaaaaaaaaaaaah
Fakat kendini belki biraz hasta hissedebilirsin
Ayağa kalkabilir misin?
Sanırım etkisini gösteriyor, iyi
Bu senin gösteriyi sürdürmeni sağlayacak
Hadi, gitme zamanı geldi.

Azalttığın hiçbir acı yok

Uzak bir geminin dumanı tütüyor ufukta
Sen dalgaların içinden geçerek yaklaşıyorsun
Dudakların kımıldıyor ama duyamıyorum ne söylediğini
Çocukken
Bir şey ilişmişti
Gözümün ucuna
Dönüp baktım fakat kaybolmuştu
Tanımlayamıyorum şimdi onu
Çocuk büyüdü
Düş kayboldu
Ve ben
Keyifli bir uyuşukluk içindeyim

Kaynak:
www.pinkfloydturk.net


Uzay Gökerman

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Onlardaki o ruhu yazıya dökmüşsünüz. Ben "The Wall"ı dinlediğimde gidip bir şeyleri parçalamak isterim. Öğretmenlerin bizi sustada beklettikleri o kaotik anlar aklıma gelir. Önce derin bir çığlık, sonra ; "Hey teacher! Leave me alone! Sen de bu duvarın bir tuğlasısın sadece." Halâ dinlerken transa geçtiğim olmuştur... Umarım duvarın öte yanında Cennet'tedir. Selamlar...

vakayinüvis 
 15.09.2008 22:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2022
Toplam yorum
: 2005
Toplam mesaj
: 77
Ort. okunma sayısı
: 1273
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

"Keyif verici bir yalnızlık" olarak gördüğüm yazma serüvenimin en önemli merkezlerinden bir tanes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster