Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Temmuz '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
426
 

Pireyi deve yapmadan

Pireyi deve yapmadan
 

alıntıdır


Sıcaklar kendini iyice hissettirdi. Yaprak kımıldamıyor sanki. Köşedeki televizyon tamircisi her gün üşenmeden dışarı çıkardığı bozuk televizyonları tek, tek içeri alıyor.

Saat akşamın on biri. Etraftaki kalabalık yavaş yavaş dağılıyor. Küçücük bir kedi nasıl başardıysa duvarın üzerine çıkmış, inemediği için aşağı bakakalmış kurtarılmayı bekliyor.

Minareye takılıyor gözüm. Her yaz sessizce içimi dökebildiğim o yüksek minareye. Neler değişmiş o günden bugüne. Neler yitirilmiş, neler kazanılmış yitirilenlerin yerine.

Konuşurken “bilseydim bazı şeyleri göreceğimi, adaletin yerini bulacağını yok yere o kadar üzmezdim kendimi” diyorum.

Annem gülüyor.

Ve fark ediyorum ki, her şeyi oluruna bırakıp arkamı dönüverdiğim ne varsa evren istediğim şekilde neticelendirmiş.

Fark ediyorum ki, oluruna bırakıp faydama sonuçlanacağına inandığım andan itibaren mutlu olmaya başlamışım.

Eskisi gibi pireyi deve yapmadan yoluma devam etmiş, arkama bakmadan ilerinin rüzgarına kapılmışım.

Bir süre sonra dayanamıyor aynı cümleyi içimden tekrarlıyorum “bilseydim o kadar üzülür müydüm olmayacak şeylere?”

İnsan her günü yaşayarak öğreniyor işte.

Her yaşanmışlık bir öğrenilmişlik oluyor.

Hak, adalet yerini mutlaka bir gün buluyor. Kimsenin ah’ı kimse de kalmıyor. Üzen elbet bir gün adınızı anıp yüzünüze olmasa da içinden af diliyor.

“Kader huzurlu kabulleniştir” diye duymuştum bir kez. Doğruymuş.

Kendi içimde affedip devam ettiğim yolda kendini affedemeyenler birikiyor.

Hayat iyisiyle kötüsüyle güzel.

Her şey olacağına varıyor.

Sen içinde affedip devam et, yapılan bir yanlış varsa gün geliyor hayat tek hamlede düzeltiyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merve hanımcım, biraz gücendim, ilk yorumum olsa neyse, ben GÖKSEL HANIMIM...Beni hiç merak etmemişsiniz. Sağlık olsun. Yine de ben, sizi takip etmeye devam edeceğim, yazılarınız güzel ve anlamlı. Sevgiler Kıbrıs'ımdan.

Göksel47 
 12.07.2012 10:29
Cevap :
Çok özür diliyorum:( inanılmaz üzüldüm şimdi. ama inanın sayfanıza giriş yapmak istediğim halde daha (1 hafta önce) ana sayfaya yönlendirildim. Hal böyle olunca bende yanılmamak için bu şekilde yazdım. Nasıl affettireceğimkendimi?  12.07.2012 17:29
 

Üzüldüğümde hep kendime bunu telkin ediyorum... Bir saat sonra, bir gün sonra bu o kadar önemli olmayacak senin için, üzüldüğünle kalacaksın diye...

Arzu Elif 
 12.07.2012 9:49
Cevap :
Ne güzel bir yöntem. Bende artık elimden geldiğince öyle yapıyorum. Üzüntülerimin bir süre sonra hakikaten ne kadar önemsiz olduğunu görüyorum.  13.07.2012 8:34
 

Bir ay önce, ben çok yakınlarımı affettim, şu an öyle hafifledim ki, sormayın sevgili MERVE Ballı. Aynı zamanda çok da mutluyum, çünkü onlar beni sıkça arıyor şu sıralar... İşte yazınızın bir örneği de ben elinize sağlık, zevkle okudum...

Göksel47 
 10.07.2012 21:52
Cevap :
Merhaba Göksel Bey, ne güzel bir davranış affetmek... kötü enerjileri, kırgınlıkları, üzerimize yük olanları bağışlayarak hafifletmek... En güzelini yapmışsınız, yüreğinize sağlık. Selamlar  11.07.2012 12:50
 

Öğüt verici masalların sonundaki paragraflar gibiydi yazın. Çok içtendi. Hepsine katılıyorum yazdıklarının ayrıca resimde çok güzel görünüyor çiçekler.. Selamlar

Leyla Kanat 
 10.07.2012 14:20
Cevap :
Leyla Hanım şu sıralar çiçeklere ve özellikle çiçeklerle süslenmiş evlere ilgi duyar durumdayım:)beğendiyseniz ne mulu.çok teşekkür ediyorum.   11.07.2012 12:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 514
Toplam yorum
: 2790
Toplam mesaj
: 34
Ort. okunma sayısı
: 1014
Kayıt tarihi
: 19.12.10
 
 

İstanbul doğumlu. Özel sektörde sigortacılık alanında faaliyet gösteren bir şirkette muhasebe dep..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster