Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Nisan '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
326
 

Pirinç

Pirinç
 

VATANDAŞ, PİRİNÇLE ARAN NASIL?

Çin'de, çeltik üreten veya ticaretini yapan insanlar, yolda karşılaştıklarında, birbirlerine; 'Ne haber', 'Nasılsın' anlamında, 'Pirincin nasıl' diye sorarlarmış, ben de o anlamda bu başlığı seçtim.

Damak zevklerimiz arasında pirinç'in gerçekten önemli bir yeri var mı ? Pirinç yerine, örneğin, patates, bulgur vs. yiyebilir miyiz,

Meydana gelen fiyat artışı ile halkımız ne yapmalıdır? Yoksa nihai tüketici yani halkımız ne yapacağını bilemez halde midir?

Bu sorulara cevap aramaya çalışalım.

Bazı yetkililer, ikame ürünlere yönelmemizi istiyorlar, fiyatların daha aşağılara çekilme süreci sona erene kadar kararlılığın devam etmesi halinde, ekonomi kurallarına göre fiyatın tüketim üzerindeki etkisine göre talep azalacağını, arz edenlerin de geri adım atacağı kuralı mı işleyecek,

Tüketiciler için, bir gıda ürününün pahalılaşması durumunda, ikame ürünlere yönelmesi doğru bir yaklaşım veya doğal tüketici yönelimi midir. Bu tablo ve halka reva görülen bu tasarlamaya karşı halkın lehine netice verebilecek sonucu bugünden yarına görebilmesi mümkün mü dür veya bir veri bize sunmakta mıdır?

Damak tadı o kadar hassas bir konudur ki, yaşadığınız ülkeden bir başka ülkeye gittiğinizde hemen kendi damak tadınızı çağrıştıracak ürünleri aramaya koyulursunuz, bu tavrı kendi ülkenizde küçük bir seyahatte dahi hemen yapıvermekten asla kaçınmayız,

Eğer doğudan batıya, güzeyden-güneye yerleşmek üzere gittiyseniz, kendi damak tadınızı da peşinize götürürsünüz, göç ettiğiniz şehre beraberinizde taşıdığınız en önemli bir tüketim alışkanlıklarınızdan biri ve belki de en önemlisi damak zevkidir.

İstatistikî rakamlara göre Dünya'da pirinç arzında % 20 bir azalma olduğu belirtiliyor, tüketiminde de % 40 artış olduğu yine ifade edilmektedir.

Burada, gıdanın fiyat esnekliği hatırımıza gelmektedir. Esneklik; bir değişkenin, diğer bir değişkende meydana gelen küçük bir % değişme karşısında gösterdiği tepkinin derecesi olarak tanımlanmaktadır.

Pirincin fiyatında meydana gelen % değişme sonucunda, talepte oluşan % değişmenin bir ölçüsüdür. Burada sabit gelirlilerin satın alma güçleri, fiyat artışları karşısında azalıyorsa, bu durum bir enflasyonist sonuçtur. Enflasyonla mücadele programları ortaya koyan ve titizlikle mücadele eden hiçbir yönetim, doğal olmayan yollarla, yani spekülasyonla gıda ürününün fiyatını arttırmaya yönelik girişim ve oyunlara taviz vermez.

Hükümetler bu durumlarda spekülatörleri takip ederek, stok yönetimi için kurulmuş müesseseleri aktif duruma getirerek mücadele yolunu seçerler, psikolojik ve sosyal ve ekonomik yönlendirmelerinde paralel alternatifler olduğunu unutmamak lazımdır. Toprak Mahsulleri Ofisi bu amaç için kurulmuş kurumlardan biridir.

Bugün ülkemizin ve dünyanın gündemini oluşturan, pirinç üzerinden yapılan manipülasyonlara karşı, ülkemizde, fiyat iniş çıkışlarını kontrol ederek, aşırı fiyat artışlarına karşı vatandaşının yanında yer alan Kamu Kurumlarından şu an için en önemlisi, TMO dur..

Özel kurumların stok politikalarına müdahale ile amaçlanan yüksek düzeyde fiyat iniş çıkışlarını önlemektir.

Spekülatörlerin halkın üzerinden yüksek karlar sağlamasını önlemek esas amaçtır. Dolayısıyla vahşi kapitalizmin acımasız yönünü törpülemek, halkın örgütlü vurguncuya karşı direncini ayakta tutmaktır.

Vurguncunun elinde var olan gıda ürününü muhafaza ederek, saklayarak, çaktırmadan halkın elindeki kaynağını daha az sunarak alırken, yönetimler, vatandaşının spekülatörlerin elinde erimesine göz yumma lüksüne sahip değildirler, Buda demokrasinin hikmetlerinden biridir.

Devletin yukarıda değindiğim Toprak Mahsulleri Ofisi gibi kurumlar vasıtasıyla yönettiği kriz aslında her zaman eleştirinin de odağında yer alır, her an farklı söylemlerde icraatınız eleştirilir ve baskının dozu sizi iş yapamaz duruma getirebilir.

Liberal ekonomilerde aslolan, piyasa düzenleyicisinin görünmez eline müdahale etmemektir, ancak devlet tarımsal yönlendirme ile bu çarkın bozuk yönlerini tamir etme gücüne ve şansına sahiptir. Diğer taraftan bu bir sorumluluksa eğer, asla görünmez elin merhametine terk edilemez. Hele gıda gibi halk için hayati öneme sahip olan ürünlerde piyasanın görünmez elinin şekillendiriciliğine terk edilmesi asla mümkün değildir ve/veya piyasanın normal seyrinde işlemesi vatandaş için bazen acıklı -dramatik- ve acıtıcı-üzüntü verici- olabilir.

Tarımsal yönlendirmelerde, devletin müdahaleciği bütün dünyada popülist bir görünüm arz eder, ancak yinede yönetimler bu politikalardan asla vazgeçmezler, desteklemeler, pirimler, sübvansiyonlar, teşvikler alabildiğince sürer. Ayrıca tarımda üreticinin fiyatlarının yükselmesi iyiye işaret olarak görülür. Ancak köylerde yaşayıp da düşük gelirle zor şartlarda geçim temin edenlerin yanı sıra devletin aynı ekonomik geliri düşük olan kentlerde yaşayan fakirlerin yaşamsal normlarını iyileştirmek ve geçim temin etme mücadelelerine çare olmak gibi sosyal bir takım görevleri de vardır.

Kentlerde yaşayan fakir kesimlere teşvik, sübvansiyon gibi bir takım avantajlar sağlanamayacağına göre, köylerde yaşayan fakirlerin kendi mahsullerini ekip-dikme şansı varken, kentteki fakir insanların böyle bir avantajının veya şansının olmadığı da bir gerçektir.

Pirincin fiyatının artması olayına, bir kalem tahıl ürününün fiyatı arttı diye bakılamaz, nihai tüketici için"pirinç" deyip geçilemez,

Bir hububat ürününü, Finansal ensrümanlar gibi dolaylı yatırım aracı veya portföy yatırımı aracı gibi görmek dolayısıyla spekülasyon konusu yapılmasına göz yummak asla etik değildir.

İnsanların gözünün içine baka baka sofrasındaki hububata ve cüzdanındaki paraya göz diken fırsatçı... Seni asla unutmayacağım.

Örgütlü vurguncunun büyük hesabı, planı ve ezici gücü, örgütsüz ve bireysel tüketicinin titizlikle göstereceği nahif sabır karşısında yenilecektir.

Bir kaç gün sabırla!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 134
Toplam yorum
: 133
Toplam mesaj
: 41
Ort. okunma sayısı
: 1293
Kayıt tarihi
: 29.09.07
 
 

Ali Emir KARAALİ, 1961 Rize Doğumlu, 1978 Rize Lisesi Mezunu, (1988)T.C. Anodolu Üniversitesi   '..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster