Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Eylül '08

 
Kategori
Çevre Bilinci
Okunma Sayısı
438
 

Pisliğin daniskasıyız!

Pisliğin daniskasıyız!
 

İşte Karadeniz kıyısındaki manzara böyle!


Koskoca bir yaz mevsimi geldi geçti. Tatil adı altında ortaya çıkan fırsatları değerlendirip neredeyse Türkiye’nin yarısını dolaştım. Gezdiğim yerlerde de bol bol fotoğraf çekmeyi unutmadım.

Karayolu ile şehirlerarası yolculuk yaparken yol kenarlarında otomobil lastiğinden pet şişeye, çocuk bezinden karpuz kabuğuna kadar değişik kategorilerde savrulmuş çöpe rastladım.

Başbakanın bunlar çevreciliği boş zamanlarında hobi olarak yapıyorlar; onlar çevreciyse, ben çevrecinin daniskasıyım demesi fazla da yankı bulmadı basında.

Her yeri şuursuzca kirleten, ormanlık alanda aracıyla ilerlerken sigara izmaritini yola savuran, şehiriçinde yolcu kapma telaşıyla sürekli kornaya basan, ciğerleri sökülürcesine balgamını asfalta bırakan, çocuğunun altını temizledikten sonra bezini arabasının camından dışarı atan kutsal annelere sahip olan milletiz.

Sinop-Gerze Karayolu’nda serinlemek amacıyla girdiğimiz Karadeniz’in hemen kıyısında enteresan bir görüntüyle karşılaşıyoruz. Halimizi bu denli gözler önüne seren bir başka kare yakalayamazdım. Bulanıklıktan dibi görünmeyen, ölü denizanalarının kıyıya vurduğu Karadeniz’in çakıl plajından bir manzara.

Önce midemi bulandıran daha sonra insanlığımdan utandıran bir şey… Aynı karede bir ekmek parçası bir de insan dışkısı. Müslüman’ız Elhamdülillah. Ekmek kutsaldır. Sokakta bir parça ekmek görsek kaldırır yükseğe koyarız. Neden, kutsal değerler böyle öğretildi bizlere. Yozlaşmanın her alanda görüldüğü ülkemizde işte manzara budur. Olayın bitti yer burası. Yemek yediğimiz yere bir şey yapıyoruz diye kaba bir söz vardır. Bunun birebir örneği.

Şimdi sıra ikinci mekanda. Yer: Muğla ili, Ula ilçesi Akyaka Beldesi. Tatilcilerin çokça ziyaret ettiği bir yer Çınar Piknik alanı.

Belediye başkanlığı iyi çalışıyor Allah için(!) Ormanlık alanın önüne elinde radyosu ve bir bilet koçanı olan bekçiyi dikmiş; girişten araç başına 2 YTL topluyor. Buraya kadar bir şey yok. Piknikçiler çöpün içinde yayılmış bir yanda orman havası bir yandan da deniz havası almaya çalışıyor. Şuurlar kaybedilmiş, etrafta gıda atıklarından kadın pedine kadar her şey var. Çöpün içinde kilimler serilmiş mangal yapılıyor. 5 dakika dayanamadım, aldım elime poşeti çöpleri toplamaya başladım. En azından oturduğum yer temiz olsun diye. Önce denize doğru ulaşan rakı şişeleri ve doğada geri dönüşümü binlerce yıl alabilecek pet şişeleri topladım. Sonra ağaçların altına sağa sola atılmış çöpleri toplayıverdik. 15 dakika içinde etrafımız pırıl pırıl oldu. En az 10 kiloya yakında çöp topladık, bir kutunun içine doldurduk. İçimiz rahatladı, insan olduğumuzu anladık. Belediye bir çöp konteynırı yerleştirse içine atacaktık ama bu kadarını biz yaptık, gerisini de onlar yapsın dedik. İşin ilginç tarafı biz çöp toplarken türkü söyleyip çöp içinde piknik yapan Türk insanı suratımıza ayıp bir şey yapıyormuşuz gibi bakıyordu, sonra da çöp içindeki pikniğine devam etti.

Belediyeyi de eleştirerek soruna çözüm bulamıyoruz. İnsanlar en azından kendi getirdiklerini çöpe kadar götürseler kimse kimsenin pisliği içinde yaşamak zorunda kalmaz. Biraz ciddiyet, biraz saygı lazım bizlere en acilinden.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 430
Toplam yorum
: 738
Toplam mesaj
: 99
Ort. okunma sayısı
: 2141
Kayıt tarihi
: 18.06.07
 
 

20 Nisan 1989'da İzmir'de doğdu. İlköğretim ve lise öğrenimini Karşıyaka'da tamamladı. 20..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster