Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Eylül '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
521
 

Pişman mısın?

Pişman mısın?
 

Modern zamanı insanı, hayata dair kimi doğrularını oluştururken kendi akıl süzgecini kullanmak yerine, “modern zaman akıl hocalarının” garip ve anlamsız cümlelerini ezberlemeyi tercih ediyor garip bir biçimde.

Özellikle son dönemlerde revaçta olan NLP, Reiki vs gibi “öğretilerde”, kişiye kendini sorgulatma fırsatı vermeksizin enjekte edilen “kendini iyi hissetme”, “vicdanını rahatlatma” tadındaki afyonlarla, kişinin kendiyle yüzleşmeden “kendini nedensizce sevmesi” gibi tuhaf bir durum oluşturuluyor.

“Modern zaman akıl hocalarının” marifetlerinden biri de, “yaşadıklarınızdan asla pişmanlık duymayın” şiarını oturtmuş olmak kimi bünyelere.

Otuzlu yaşlarının başında olduğunu tahmin ettiğim genç kadın, yüzlerce yıl yaşamış ve hayatın sırrına vakıf olmuş bir bilge edasıyla “Yaşadığım hiçbir şeyden pişman değilim” dediğinde, denizde dolaştırdığı gözlerinde bir şeyler bulabilmek için kaldırıp kafamı gözbebeklerine baktım. Yan masada çay içtiği adama, kendinden son derece emin bir ses tonuyla yineledi aynı cümleyi; “Evet, yaşadığım hiçbir şey için pişman değilim ben!” Tebrik etmek lazım elbet; pişmanlık duyacağı hiçbir hata yapmadan hayatına devam eden bu insanları.

Aylar önce okuduğum bir yazıda, hiç pişmanlık duymayanların üç temel nedeni olabileceğiyle ilgili satırlar geldi aklıma: “Hayatta hiçbir şey yapmazsanız, pişman olmazsınız. Hayatta hep doğru şeyleri yapıp, doğru seçenekleri bulursanız, pişman olmazsınız. Ya da kendinizi çok büyük görür, hep doğru şeyler yaptığınıza inandırmak istersiniz karşınızdakini.”

Fakat tüm bunlar bir yana; hiçbir şey için pişmanlık duymadığını söyleyen insanlardan korkarım ben aslında.

SÖYLE SANIK…

Cinayet zanlısı olarak hakim karşısına çıkan sanıklara sorarlar mahkemede: “Pişman mısın?” Boynunu büküp, yüzünü kederli bir ifadeye boyayan sanık yanıtlar soruyu: “O an çok öfkelenmiştim. Kendimi kaybetmişim. Sinirle bastım tetiğe. Çok pişmanım hakim bey.” Yani ki sanık anlatmaya çalışıyordur; aslında katil ruhlu biri olmadığını, kendisinde bu potansiyelin bulunmadığını, aynı şartlar bir kez daha oluşsa kesinlikle böyle bir şey yapmayacağını… Bu nedenle, pişman olduğunu söyleyen sanığa verilen cezada “indirim” uygulanır.

Kendisine pişman olup olmadığını soran yargıca; “Bizde töreler böyledir. Namus meselesiydi ve gözümü kırpmadan öldürdüm. Pişman değilim” yanıtını veren zanlının mesajı açıktır: “Ben, öldürme potansiyeline sahip biriyim ve aynı şartlar bir kez daha oluşsa, aynı eylemi tekrarlayabilirim!”.

Yaptığımız hatalardan dersler çıkarıp yolumuza devam ediyor olmak yanlış bir şey değil elbette. Ama geçmişimizde “marketten çikolata aşırmak” gibi bir leke varken, “Yaptığım hiçbir şeyden pişman değilim” diyebiliyorsak hala; geçmişimizdeki tüm seçimlerin, tüm tercihlerin, tüm kararların doğru olduğunu tasdik edercesine pişman olmadığımızı iddia ediyorsak, bazı eylemleri tekrarlayabilecek altyapının kendimizde var olduğunu da kabulleniyoruz demektir bir yandan.

Bazı olaylar üzerinde konuşurken pişman olmadığımızı söylemeden önce, biraz daha dikkatli düşünmemiz gerekiyor sanırım…

21 Eylül 2007 - Büyükada

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ben insanın kendi canını acıttığı kararlarının, zamanında yanlış gibi gözükmesine rağmen mutlaka belkide çok daha iyi bir başlangıç içinaşılmış bir sınav olduğunu düşünüyorum. Yaşantımızda kendimiz için olumlu ve hayırlı diye verdiğimiz kararlar herzaman lehimize, yanlışlıklarda aleyhimizde olamıyabiliyor. Bu yüzden her yaşananın ruhsallık düzeyinde kesinlikle aşama kaydetmememiz için bir ders olduğu gerçeğinden yanayım. Pişman olmak yerine öğretici bir ders olarak görmek işin doğrusu bence. Sevgiler

Sibel Ulusoy 
 15.10.2007 15:57
Cevap :
Sizin bakış açınızı da yadsımıyorum elbette. Bugün durup geçmişe baktığımızda, hiç pişman olacak birşey yapmadığımızı söylemin çok büyük bir iddia olacağını ve asla pişman olmayacağını söyleyenlerin, benzer bir olayı tekrarlayabileceğini anlatmaya çalıştım. Ders mutlaka ki alınmalı. Fakat bazı hatalar, gülünüp geçilebilecek, "Aman, ben dersimi aldım nasıl olsa" türünden değildir. Samimiyet sorgulamasıydı sadece. İlginiz ve değerli yorumunuz için teşekkür ederim. Sevgiyle...  15.10.2007 22:32
 

Kerem in blog kitabından çıktım yola, o yorumcu bu yorumcu derken 1 saate yakın yürüyorum bloglar arasında 2006 lara kadar uzandım buranın 1000 yazarı olduğu zamana, yoruldum anasayfaya dönecegim bir mola vereyim dedim soluklanayım hiç olmazsa :) oturmuşken 2 laf ediim dedim :) Pişmanlıklar pek fayda etmiyor, ders almak değilmidir önemli olan. selamlar

sedataydın 
 29.09.2007 10:45
Cevap :
Hoş geldiniz. Uzun bir yol olmuş gerçekten. Soluklanmak için doğru yerdesiniz :) İkram etmeye soğuk ayran da hazırlayamadık henüz; malumunuz... Ama iki çift sohbete de her daim vardır vaktimiz. Hele iyice bir soluklanın da...  29.09.2007 14:58
 

Birbirinden güzel yazılarını daha sık okuyabilmek dileğiyle... sağlıcakla kal.

Hakan Karaduman (Akdenizli) 
 22.09.2007 21:15
Cevap :
Güzel yazı okumak isteyenler, Akdenizli imzasıyla yazılan bloglara bakacaklar ;) Sevgiyle...  23.09.2007 16:40
 

Reiki eğitiminin hiç bir noktasında "pişmanlık duymayın" denmez. Tam tersi, insan kendi sorgulamasını yapar, gerekirse hesaplaşır. Bu noktadan sonra "hataların için kendini (ya da başkalarını) yargılama ve bu hatan için kendini bağışla" denilir.  Yapılan hata için kişinin kendisini sürekli yargılaması ve suçlaması istenmez. Çünkü yararı yoktur. Zararı ise çoktur. Hepimiz insanız ve her zaman hata yapabiliriz. Reiki tekniği bunun da altını çizerek anlatır.
Size bu tekniği aktaran kişinin bir anlatım hatası olduğunu düşünerek bilgiyi düzeltme ihtiyacı duydum. Hiç bir pişmanlığın içinizi ömrünüz boyunca kavurmasına izin vermemeniz dileğiyle saygılar sunarım.

Haluk Seki 
 22.09.2007 17:21
Cevap :
Bu Reiki meselesine şimdi fazla değinmek istemiyorum. Konuyla ilgili bir blog yazabilirim ilerleyen zamanda. Ve lakin pek de hayra alamet şeyler yazmayacağım aşikar :) Sevgiyle kalın...  22.09.2007 19:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 70
Toplam yorum
: 411
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1590
Kayıt tarihi
: 23.07.06
 
 

Milliyet Blog'un ilk yazarlarındanım. Uzun yıllar gazetecilik yaptım, sonra bir sabah uyandım ki ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster