Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ocak '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
204
 

Pkk, ihaleler ve önlemler

Pkk, ihaleler ve önlemler
 

Günlerdir bir haber dolaşıyor. Pkk'nın ihalelerden aldığı pay için önlemler alınacakmış. Bu hususta insanın içinden birtek GÜNAYDIN demek geçiyor.

Pkk Doğu ve Güneydoğu'da faaliyete geçeli 30 yıl oldu. "Birkaç çapulcu" denilen örgüt, birilerinin finansman ve destekleriyle binlerce elemanı olan bir örgüte dönüştü.  Bu büyüme zamanla örgütün, destek aldığı dış güçlerdeki  değişimlere  bağlı olarak  kendi finanslarının oluşturulmasını gerekli kıldı. Kendilerini destekleyen Saddam, Esad yönetimlerinin devrilmesi ya da güçsüzleşip kendi hallerine düşmeleriyle azalan finans destekleri karşısında, Pkk'nın terör örgütü olmasının yanı sıra ikinci bir kimlik olarak haraç kesen, işlerden pay alan bir mafya yapılanmasına da girmesine sebep oldu. Elinde ölmeyi bile sorgulayamayacak kadar beyinleri yıkanmış binlerce elemanı bulunan terör örgütünün, istediği bütün işlerden pay alması, mafya tabiriyle "istediği mekana çökmesi" çok kolay bir iş.  Düşünsenize; son zamanda teker teker içeri alınan, bitme noktasına gelen  hangi mafya yapılanmasının büyüklüğü Pkk'ya eşdeğer görülebilir.

Pkk taşeron örgüt olarak yaptığı taşeronlukların karşılığı olarak bir çok yabancı devletten nasipleniyordu. Irak, İran, Suriye hatta Yunanistan gibi bir çok devletin derin yapıları bu örgütün finansmanında etkiliydi. Ancak artan baskılarımız sonucu, bir de bu devletlerin artık kendi iç karışıklıklarıyla uğraşmaları finans kaynaklarını bir noktaya kadar kuruttu. Burada bir parantez de İsrail'e açmak lazım gelir ki bizi, -sevdiğinden olmasa da- düşmanlarına karşı bir denge unsuru görerek destekleyen İsrail'in bu baskıda yeri oldukça önemli.

Pkk'nın yaşayabilmek için mecbur kaldığı  uyuşturucu ve silah ticareti, insan kaçakçılığı, sınırlardaki her türlü yasa dışı ticaretten pay alma, tetikçilik, zenginlerden haraç alma, ihalelerden ve Devlet korumasında zaafiyetin yaşandığı bölgelerde iş yapan Müteahhitlerden haraç alma gibi özellikle Doğu Bölgelerimizde finansları anlamında çalışmalarını bilmeyen yok. İşin enterasanı Devletimizin bu işin farkına varıp ciddiye alması 30 yıl sürdü. Bence düşünülmesi gereken esas nokta da işin bu kısmı.

Sadece ihale safhasında değil, iş yapılırken Devletin bölgede kendini hissettirememesi burada yaşayan insanları Pkk'nın dümenine bırakması da ihmal aslında. Devlet bu işi önlemek istiyorsa iğneği önce kendine batırmalı.

Bölgede hep anlatılan bir mevzu vardır. Gece köyü basan teröristler, köylüyü toplar propaganda yapar, hakaretler eder, kendilerine desteği esirgeyen vatandaşları bir güzel pataklayıp giderler. Ertesi sabah ise bunu haber alan emniyet güçlerimiz aynı köye gider. Onlar'da "siz destek vermeseydiniz sizi öldürürlerdi" diye vatandaşlara bağırır çağırır köyden ayrılırlar.

Yıllarca yapılan en büyük hata olan bu tarz davranışlar, yerini daha aklı selim hareketlere bıraktı. Artık Devlet bölgede yatırımıyla, yoluyla suyuyla, okuluyla var sadece askeriyle değil. Bu kısım tamam. Artık Pkk'nın suistimal edeceği kapıların çoğu kapandı.

İhalelerle ilgili ya da masa başındaki önlemlere Eyvallah tamam da Devletin bu bölgede yatırım yapan insanları ve yatırımlarını koruması şart. Bölgede inşaat yapan firmaların yakılan araçlarını, kaçırılan elemanlarını haberlerde duymaz isek bu önlemlerin tamam olduğu anlaşılacaktır. Özellikle göçün önlenebilmesi, Doğu ve Güneydoğu'daki huzurun  yeniden sağlanması adına yatırımların ve yatırım yapanların korunması şart.

Bir uyarı da bu operasyonu yapacaklara. Bölgede düşmanlık çok. Birbirlerini şikayet edecekler oldukça fazla. Umarım bu bir linç operasyonu değil, devlet düşmanlarını ayıklama  operasyonu olur.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aziz Kardeş çok Hesaplıca bir değerlendirme.Sizin de vurgulamaya çalıştığınız o kısır döngü çoktan aşıldı.Geçen yıl bir terör saldırısından sağ olarak kurtulan korucunun açıklamasına göre Açılım adlı muammadan(2005 oluyor!) sonra terörcüler de siyasi uzantıları da gerçekten çok 'şımardılar.'Bu anlamda çoğu siyasi kazanımlar bile, eğer gerekli önlemler alınamaz ise, artık geçmiş ola!Bana göre bazı gelişmelere göz göre göre göz yumulmuştur.İhalelerde ve kimi işe alımlarda 1990'lardan beri gizli ve kirli ellerin varlığı hep biliniyordu.Bir belgeselci olarak bu gibi duyumları ben biliyordum da devlet denilen Sağır Sultan neden bilemezdi?Sorun Devletin kişiler iş ve aş vermesi ve toprak ağalığı düzenini tez elden yıkması gerektiği sorunudur.Böyle gelmiş böyle gidecek olur ise bu çatışma artar eksilmez!Bir de hak hukuk,adalet ve oy vermenin gücü anlatılmalı topluma.ABD ile Çin niye karışmıyor?İşin içinde Batı'nın ektiği tohumların yeşermesi yanında büyük çaplı ihale ve siyasi rant vardır.

Ömer Faruk MENCİK YILMAZ 
 31.01.2012 14:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 164
Toplam yorum
: 102
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 658
Kayıt tarihi
: 21.10.10
 
 

İnşaat Mühendisiyim, olaylara anlık değil öncesi ve sonrasıyla bakmaya çaba gösteririm. Dağ havas..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster