Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Nisan '07

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
719
 

PKK ile duygusal bağ var(mış)!

PKK ile duygusal bağ var(mış)!
 

Ortaokul yıllarından itibaren cumhuriyet kavramı halkın kendi kendini yönetmesi olarak öğretildi ve bu yaşımıza kadar hepimiz bu yalana safça inandık. Halkın kendi kendini yönetmesi diye birşey yok, olamaz. Özellikle Türkiye’de bürokrasi ağırlıklı bir merkez yönetim varken bu mümkün değil. Kaldı ki bürokratik yapı itibari ile Rusya ile benzer bir görüntü çiziyoruz. Türkiye Cumhuriyeti olarak amacımız halkın refah ve huzur içinde yaşaması ve demokrasinin her alanda eşit bir şekilde dağıtılmasıdır (bize böyle öğretildi?).

Hangi yönetim şeklinde olursa olsun amaç bireysel özgürlüktür. Komünizmde de bu böyledir demokraside de. Bireylere bir kısıtlama getiriliyorsa bu devlet zoru ile olur çünkü her bireye yetecek kaynak sağlanamaz. Türkiye gibi borsanın dalga dalga dalgaalandığı, dövizin bir günde kimisini zengin ederken kimisini batırdığı bir ülkede bazıları bireysel özgürlüğü etnik grupları hareketlendirmek için koz olarak kullanıyor. Mesela DTP Van İl Başkan Vekili Veysi Dilekçi yaptığı açıklamada partisi olan DTP’nin terör örgütü PKK ile “duygusal” bir bağı olduğunu belirtmiş (04.17.2007 Milliyet). Demoratik sistemlerde düşünce özgürlüğü mevcuttur (Türkiye’de?) fakat bu özgürlük hiçbir bireye veya kitleye bölücü açıklamalar yapıp otuzbin kişinin katili olan bir terör örgütünü savunma hakkı tanımaz.

Bu düşünce özgürlüğüne sınırlama mıdır? Elbette! Demokrasi denilen yönetim biçimi en iyi yönetim biçimi değildir, “şuana kadar” bulunan en verimli yönetim şeklidir. Tabi ki amaç insanlara huzur ve refah içinde yaşayabilecekleri, eşit haklara sahip olabilecekleri bir yönetim sunmaktır ama bu sunum sırasında sistemin önünde mutlaka bazı engeller oluşacaktır. Ne gibi? Terör gibi, ekonomik ve hukuki eşitsizlik gibi...

Demokratik ülkemizde iki kilo baklava çalan gençlere onar yıl hapis cezası verilirken, tecavüzden yargılanan bir kişi bundan çok daha az (hatta gülünebilecek) bir cezaya maruz kalabiliyor. Öyle ki, bir parti vekili çıkıp otuzbin kişinin ölümünden sorumlu bir terör örgütünün savunmasını gazetelerde rahatlıkla yapabiliyor ve elini kolunu sallayarak geziyor. Şimdi söyleyin bana, demokrasi düşündüğümüzden daha mı adaletsiz?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Usa da anayasanin ilk maddesi"freedom of speach"konusma ozgurlugudur.Buna karsin istediginiz gibi dunemez istediginiz gibi yazamassiniz.Irkciligi ima eden soylem amblem bile tasiyamazsiniz.Bir baska din hakkinda kotu soylemde bulunamassiniz gibi............. Yani demokrasiler irk ve ulkenin kultur yapisiyla otusmesi lazim.Baskalarinin hakkina riayet edip kanunlara saygili olmak var ozunde. Binlerce yillik tarihimiz icinde bizler icin vatan bayrak ordu olgularinin neler ifade ettigi sizlerinde malumlarinizdir. Bu acidan bu olgulara sekilsel bile olsa satasma yazili olsun olmasin kultur yapimizla bagdasmamaktadir. Yinede demokratiklesme sancilari icinde olan ulkemde gelecek daha aydinlik olsun diyelim. Saglikla

Newyorker 
 21.05.2007 16:49
Cevap :
Katılıyorum, demokrasiyi ülkemizin sosyal ve tarihi dokusuna uygun bir şekilde kullanmamız lazım aksi takdirde istenmeyen bölücü olaylar ortaya çıkıyor. Anayasamızda o kadar çok açık var ki, devlet karşısı söylemler cezasız kalıyor ve birçok alanda hala yetersiz bir anayasa(internet gibi). Sevgiler...  21.05.2007 21:09
 

Tanımınıza katılıyorum ,benzer bir tanımı bende yeni yazdığım bir blogda kullandım ancak bizim seçim sistemimizden ve siyasi partiler yasamızdan kaynaklanan bir sürü eksikliğimiz var.Seçmenin %55'inin iradesi şu an meclise yansımıyor. Süreç demokrasi açısından olumsuz gelişiyor. Bu durum halkın yönetime katılmasının önünde engel olarak duruyor.Ve bu olumsuz tablo ile Cumhurbaşkanı seçimine gidiyoruz. Ülkeyi sıkıntılı günler bekliyor.İdeal demokrasi bireyin kendini tam olarak ifade edebildiği,temsil edildiği bir iklim yaratır.

Necati TÜFEKCİ 
 19.04.2007 1:19
Cevap :
Cumhurbaşkanı adaylarının bile kim oldukları belli değil. Kaldı ki Cumhurbaşkanı halkın yalnızca %14ünün onayladığı bir kesim sayesinde seçilecek. Şuan ben, siz, veya ülkenin yüzde sekseni ne düşünürse düşünsün bu birşey ifade etmiyor. Aciz bir durumdayız ve böyle devam ederse zor günler geçireceğiz. Yorumunuza teşekkürler, sevgiler...  19.04.2007 2:08
 

Birşeyler yazmışsınız doğru-yalnış size saygı duyuyorum ama yazdıklarınız sistemi çok iyi çözümlüyor. Demokrasiden bahsetiyorsunuz da örneğin; Parası olan bir adam seçim propagandasını iyi yapar bu sistemde iktidar olur, ançak parası olmayan seçim propagandasını yapamaz ve iktidar olamaz. Halk seçime gider ve tanıdığı adamı koltuğa oturtur(parası olan- seçim propagandası yapan). Bu örnekler çoğaltılabilir. İşte burjuvaların kitleleri susturmak için kullandığı bir fahişedir Demokrasi. İkinci mevzu Komünizm ; Böyle bir toplum şu ana kadar yaşamamıştır ançak Sosyalizm vardır. Sosyalizm'de de ''bireysel kar için bireysel çaba yerine, ortaklaşa yarar için ortaklaşa çaba olacaktır'' şiarı benimsenmiştir ve SSCB böyle yaşamıştır ve Tarih öncesinde yaşayan ırklar(Karanlık diye tarif edilen o dönemler) sömürüsüz ve sınıfsız bir topluluk içinde yaşamışlardır. SİZİN DEDİĞİNİZ DEMOKRASİ BU İSE IRAK'A DA DEMOKRASİ GELEÇEKTİR.ABD ORDA KALABİLİRSE.

Peace in Anatolia 
 18.04.2007 0:43
Cevap :
Benim bahsettiğim demokrasi adaleti ve eşitliği her bireye eşit olarak dağıtabilecek yönetim şeklidir. Irak'a gelecek yönetim şekli görüntüde demokrasi olsa da özünde bir sömüge/kukla devlet varolacaktır. Ben sürekli güçlünün değil, herkesin eşit hakkı olan bir demokrasi arzu ediyorum. Yorumunuza teşekkürler, sevgiler...  18.04.2007 5:52
 

Tabiki tr de demamokratik bir sistem var fakat bunu hayata gecirebilecek ve bu demokrasinin farkinda olmayan insanlar da var Ben yillardir fransada yasayan bir turk olarak turkiyedeki democratik haklarin avrupadan daha fazla ve insani oldugunu soyleyebilirim . siz hangi cerceveden bakm

gulten 
 17.04.2007 22:39
Cevap :
Gulten Hanim, biz Kadin haklarini Fransa'dan once kadinlarimiza vermis bir milletiz ama gelin gorun ki simdiki demokrasi anlayisimiz koca dayagina kurban giden kadinlari, tore yuzunden oldurulen gencecik kizlarimizi koruyamiyor. Demokrasinin uygulanmasinda duzensizlik var sanirim. Nitekim hicbir demokratik ulkede polis kafasina gore birini iceri alip sorgulayamaz. Demokratik haklarimiz var evet, ama kullananiyoruz ya da kullandirtmiyorlar. Guclu olan kazaniyor, gucsuz olan kaybetmeye mahkum oluyor. Fransa'da da hepten kusursuz bir demokrasi oldugundan supheliyim. Yorumunuza tesekkurler, Fransa'ya sevgiler...  18.04.2007 0:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 128
Toplam yorum
: 364
Toplam mesaj
: 134
Ort. okunma sayısı
: 1954
Kayıt tarihi
: 03.10.06
 
 

Gözlerini kapat ve düşün: bir cümle kaç kişide farklı etki yaratır? Birbirimizi anlamanın gittikçe z..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster