Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Aralık '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
927
 

PKK ile IŞİD bir paranın iki yüzü gibidir...(x)

PKK ile IŞİD bir paranın iki yüzü gibidir...(x)
 

Bilmem neyinde ne görseler devletten bilecekler(!?)


BU "İKİ YÜZLÜ PARAYI"(!?) TEDAVÜLE SÜREN DE, HALKIN DEMOKRASİ PARİSİ(HDP)'DİR....

Önceki gün, Diyarbakır'ın Sur ilçesinde PKK, tarihi Fethipaşa Camii'ni bombalayarak yaktı...

Camii, 1516-1520 yılları arası bir zamanda Diyarbakır Valisi Bıyıklı Mehmet Paşa tarafından yaptırılmıştır... Kubbeleri kurşunla kaplı olduğu için de bu cami, "Kurşunlu Camii" olarak bilinmektedir...

Cami, PKK tarafından bombalanarak yakıldıktan sonra da, yangını söndürmek için bölgeye gönderilen itfaiye ve polis ekiplerine de uzun namlulu silahlarla saldırdılar...

Son zamanlarda PKK'nın tarihi eserlere, anıtlara ve ibadet yerlerine, okullara yaptığı saldırılar, IŞİD'ın Irak ve Suiye'de benzer yerlere yaptığı yıkımları hatırlatmaktadır...

HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, camii yakan PKK'lıların görüntülerine rağmen, HDP yöneticilerinin bilmem kaçıncı kez yaptıkları gibi, "camii devlet yaktı" demiştir.

x       x       x

Aynı Figen Yüksekdağ, bizzat kendisinin organize ettiği "Kobani dayanışması" adlı bir toplantı sonrasında IŞİD tarafından gerçekleştirildiği açıkça ortaya bombalı katliamın, "siyasi zeminin iktidarın hazırladığını" söylemiştir...

Bana göre, bu katliam da, "PKK ve IŞİD" birlikteliği ile organize edilmiş ve uygulanmıştı... Bunun doğruluğu da, daha sonra gerçekleştirilen "Ankara katliamında" açıkça ortaya çıkmıştı... 

Bu katliam sonrasında da, daha yerlerdeki ölülerin ve yaralıların hastanelere götürülmesi sevki sürerken HDP Eş Başkanı Demirtaş da, aynen Figen Yüksekdağ gibi, bu katliamı, "Devletin halkına yaptığı bir saldırı" olarak nitelemiş ve katliamın sorumluluğunu "devlete" yüklemiştir...

x       x       x

PKK'nın, Kurşunlu Camii'ni bombalayarak yaktığı gün, bir televizyon kanalına bağlanan Sur ilçesinin eski Belediye Başkanı Araştırmacı Yazar Cemal Toptancı, "PKK ile IŞİD bir paranın iki yüzü gibidir" diyerek PKK ve IŞİD bağlantısını değinmiş ve şöyle devam etmiştir : "HDP, kimlik bunalımı içinde; Kürtlerin tarihi misyonunu, inançlarını bilmiyor"(1).

Cumhurbaşkanı Erdoğan da, bu cami yakma olayından sonra, "PKK ve IŞİD'in ruh ikizi"  ve her iki kanlı  örgütün de "gıdasının maddi ve manevi cehalet" olduğunu söylemiştir(2).

Sur eski  Belediye Başkanı, sözlerine ayrıca, "PKK'nın kazdığı tüm hendeklerin ve kurduğu barikatların, sokak barikatlarının fakir, yoksul ve gariban halkın yaşadığı semtlerde" olduğunu; "HDP'nin ileri gelenlerin yaşadıkları semtlerde benzer hendek ve barikatların olmadığı"(3) gibi ilginç bir de saptama yapmıştır...

Diyarbakır Valiliği, camii yangını PKK'nın çıkardığını belirtirken, eski adı ile, Fethullah Gülen Cemaati, yeni adıyla Paralel Yapı'nın önde gelen sözcüsü olduğu söylenen Zaman Gazetesi  ise, "PKK örgütüne yakın kaynakların bu iddiayı reddettiğini"(4) söyleyerek PKK'yı aklamaya çalışmıştır...

Zaman Gazetesi'nin PKK yanlısı bu tavrını nasıl yorumlamak gerekir acaba?

Yoksa, "HDP+PKK+IŞID" birlikteliğine bir de FETÖ'yü de ekleyelim?

Ben derim ki, "yanmayan yerden duman çıkmaz"..

cdenizkent

--------------------- :

(x) Bu "başlık" sözü, Diyarbakır Eski Belediye Başkanı Cemal Toptancı'ya aittir.

(1) Kanal / A Haber, 9 Ararlık 2015

(2) HABERLER.COM, 8 Aralık 2015

(3) Kanal / A Haber, 9 Aralık 2015

(4) Zaman / Gündem, 8 Ararlık 2015

ali açıköz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli cdenizkent, yazınızı vesile kılarak, Terör ve üçüncü bir ülkede beslenen siyasal (güdümlü) yapılanmaları aktaralım. Fransa'dan (Paris'ten) devrim için İran'a giden Humeyni'nin arkasından (Saddam da dahil) uzun bir hikaye vardır. Aynen bizdeki, "Jön Türkler" gibi, Humeyni'de ülkesine devrim için Fransa'dan gönderilir. Paris’in, “Devrimci hareketlerin esin ve kontrol kaynağı” olduğunun ilk farkına varanların başında, Rus Çar’ı I. Nikola (1795-1855) gelmektedir. Çar, Paris'in, "Avrupa’daki bütün devrimci hareketlere esin kaynağı olan ve devrimci hareketleri kontrol eden merkezî bir örgüt olduğuna inanıyordu” Jön Türkler 1900; Rus devrimi 1907-1917; İran'ın ki 1979'dur. Bayan Mitterrand'ın, PKK'ya desteği herkesin malumudur. Fransızların eli; Rusya, Osmanlı, İran'dadır. 1979'da Humeyni İran'da; 1980'de Evren Türkiye'de devrim! yapar İlginç bir bilgi daha, Osmanlı Hanedanlığı 1924'de sürülür, İran Kaçarlar ise, 1925'de. Ve daha fazla kafaları karıştırmayalım! Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 10.12.2015 16:12
Cevap :
Teşekkür ederim hocam...Bunları yazılıda soracak mısınız?:)) Selamlar.  10.12.2015 21:13
 

Bloğumun alt başlığındaki "PARİSİ","PARTİSİ" olacak. Düzeltirim...

cdenizkent 
 10.12.2015 8:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 904
Toplam yorum
: 2385
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1315
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster