Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ekim '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1848
 

PKK mı? Kim bunlar?

PKK mı? Kim bunlar?
 

Öldürdükleri kürt çocuklar..


Bu ülkede Kürt sorunu yok dediğimizde birileri canhıraş bir şekilde “vaarrr” diye isyan ediyor. Nedir diye sorduğumuzda da; dilimizi konuşamıyoruz, dışlanıyoruz, yıllardır Doğu sürgün yeri kabul edildi, iş istiyoruz, eğitim hakkı istiyoruz, yokluk, sefalet, ihmal edilmişlik canımıza tak etti şeklinde uzayıp gidiyor. Haksızlar mı? Hayır. Bir çoğun da haklılar. Ancak atlanan çok önemli bir husus var! Kürt Halkını herkes tanıyor, böyle bir halkın mevcudiyetinden herkes haberdar. Bu ülkede yaşayan etnik kökenli milyonlarca insan var. Herkes kanunlar çerçevesinde hakkını da arıyor, tepkisini, protestosunu yeri geldiğinde ortaya koyuyor. Cumhuriyet Mitinglerinde tüm Türkiye Halkları yan yana tepki verdi. Herkesin elinde Türk Bayrağı meydanlara koştu. Provakasyonlara meydan verilmeden üstelik. Çünkü herkes biliyor ki Cumhuriyet Rejimi çağdaşlığa açılan tek pencere. Yine herkes çok iyi biliyor ki etnik kimliğiniz her ne olursa olsun “tek bir kimlik altında” güç birliği, kader birliği yapan toplumlar için zafer, başarı kaçınılmazdır. Yaşanılan ve vatandaşı olduğunuz ülkenin ‘üst kimliği’ altında etnik kimlik hiç kimseyi rahatsız etmez. Her ülkenin bir Lider’i vardır. Yüzyılın Devlet adamı seçilen Ulu Önder’e bu denli bağlılığımızın da haklı gerekçeleri vardır.

Bir yandan “Kürt sorunu yoktur!” derken diğer yandan Doğu’da ki insanları bizlerden çok farklı bir ortamda, zor koşullarda izlerken vicdanen rahatsız oluyorsak, aynı rahatsızlığı büyük şehirlerin göbeğinde mağdur insanlar ve diğer bölgelerde acınacak halde insanlar ve çocuklar için duyumsuyorsak bu Kürt Halkı’nın sorunu mudur yoksa bir insanlık ayıbı mıdır?

Türkiye’de sadece Kürt Halkının hakları yok! Bu ülkede çok ciddi bastırılmaya çalışılan insan hakları var! 1 Mayıs’ta Taksim’e yürümek isteyen insanların “orantısız güç kullanılarak” yerlerde tekmelenip, saçlarından sürüklendiğini izlediniz herhalde. Üniversite harçlarını protesto ettiği için nezarette dövülen öğrencileri de gördünüz. “Adı yasaklanan” bir örgüt suçlaması ile gayri kanuni bir şekilde, insanların yıllardır, neyle suçlandıklarını bilmeden tüm hakları ellerinden alınarak hükümlü olduklarını da biliyorsunuz. Bu liste uzar gider. Ülkemizin gerçekleri bu olduğuna göre siz, bize verilip de sizden esirgenen hangi hakkı istiyorsunuz? İçinizde üniversite mezunu da var, üniversiteden terk de. Kürt iş adamı da var, siyasetçi de. Büyük şehirlerde taksi durakları, otoparklar, restaurantlar; tatil yörelerinde iş bulup çalışan, öğretmenlik yapan sizler değil misiniz? Kürt sanatçılar var yöresine kuruş yardım etmeyen! Bu ülkede ideolojik hiçbir söylem, hiçbir dönemde cezasız kalmamıştır! Kişiler, söylem ve eylemlerden anlamak istediğini anlar ve cezalandırılırsınız! Vatandaşlıktan çıkartılırsınız! Sınır dışı edilirsiniz! Sadece Diyarbakır hapishanesi neden gündemde? Bayrampaşa, Metris, Sinop ve diğerlerinde çiçek mi dağıttılar? Nazım Hikmet, Deniz, Mahir, Hüseyin ve diğerleri sizden daha mı çok suç işledi? Bu ülke uğruna, görevi başında şehit edilen diplomatlar, gazeteciler, bilim adamları, siyasetçiler sizden daha mı az seviyordu bu ülkeyi? Siz diyorum, siz ne bizdensiniz, ne kendinizsiniz! Sizler birer piyonsunuz! Sizin arkanızda koca bir Dünya var. Türkiye, PKK terör örgütü ile değil size lojistik, ekonomik destek sağlayan ülkelerle savaşıyor. O nedenle durmuyor yıllardır akan kan. Önderimiz dediğiniz caninin talimatı ile “Halkımız, her şey onların özgürlüğü için” derken, gözünüzü kırpmadan Kürt bebeleri öldürdünüz! Öz kardeşinize, akrabanıza, köyünüzden insanlara silah doğrulttunuz! Döşediğiniz mayınlarda kolu, bacağı kopan, ölen, sadece asker değil Kürt halkıydı! Peki Türkiye Cumhuriyeti Devleti ne yaptı? Öldürülen her vatandaşının kanını yerde bırakmamak için izini sürdü, adalete teslim etti. Özgürlüğümüz yok dediğiniz ülkede, İmralı’dan aldığınız talimatlar doğrultusunda hareket ediyorsunuz! 30 000 kişinin katili pervasızca beyanatlar verip, sizi yönlendirebiliyor fakat Silivri’den hiç kimse sesini çıkartamıyor!

Bu ülke için yaptığınız ne var ki ne istiyorsunuz. Türk kimliklerinizi yakıp sonra neden geri döndünüz? Siz kabul etmeseniz de Dünya sizi Türkiye’de yaşayan Kürt kimlikli Türk vatandaşları olarak tanıyor! Öyle kabul ettikleri için, sizinle, ülkede kaos yaratmaya çalışıyorlar. Yani siz maşalar varken, kafalarında ki BOP için ellerini ateşe sokmuyorlar ! Birlikte göz atalım PKK için ne düşünüyorlar ne demişler, uygulamaları neler?

-Fransa’da PKK operasyonları devam ediyor. Fransa’da polis PKK’ya yönelik operasyonlarına bir yenisini daha ekledi ve Marsilya kentinde örgüte yakınlığıyla bilinen “Kürt Halkevi”nde arama yaptı.

-Almanya İçişleri Bakanı Wolfgang Schaeuble "Almanya'nın PKK'yı terör örgütü olarak kabul ettiğini ve her türlü faaliyetinin engellenmesi için Türkiye ile iş birliği içerisinde olunacağını ” belirterek, “Terör örgütlerinin finans kaynaklarının kurutulması çerçevesinde PKK’ya yönelik operasyonların devam ettirileceğini” ifade etti.

-Terör örgütü PKK’yı tüm isimleri ile birlikte yasaklayan ve örgütün mal varlığının dondurulması yönünde karar alan İngiltere, terör örgütüne ağır bir darbe daha vurdu. Terör yasası kapsamında PKK’yı tüm isimleri ile yasaklayan İngiltere, gösterilerde terör örgütünün sembollerinin taşınmasına veya örgüt lehine slogan atılmasına izin vermiyor. Geçtiğimiz aylarda terör örgütünün İngiltere sorumlusu olarak faaliyet gösteren "Dr.Hüseyin" kod adlı Selman Bozkur yakalanarak, sınır dışı edilmişti. İngiliz Güvenlik Servisi (MI-5) tarafından geçtiğimiz aylarda gerçekleştirilen operasyonda yakalanarak sınır dışı edilen terör örgütünün İngiltere sorumlusu Selman Bozkur’un, terör örgütünün, İngiltere başta olmak üzere bazı Avrupa ülkelerindeki finans faaliyetlerinden de sorumlu olduğu ortaya çıkmıştı. Selman Bozkur’un mal varlığına İngiliz Hazine Bakanlığı tarafından el konulması, terör örgütünün; uyuşturucu, insan ticareti, silah kaçakçılığı, kara para aklama ve sahtecilik gibi organize suç faaliyetlerinden elde ettiği önemli miktardaki finans kaynağına ciddi bir darbe olarak nitelendirilmişti. Avrupa Birliği ülkelerine terörizmle mücadelede "birlik olunması ve terör örgütlerinin finansman kaynaklarının kurutulması ile ilgili Birleşmiş Milletlerin 1373 sayılı Kararı’nın uygulanması" yönünde çağrıda bulunan İngiltere, PKK’yı ve örgütün kullandığı diğer isimler olan KADEK, KONGRA-GEL ve TAK’ı (Kürdistan Özgürlük Şahinleri) 14 Ağustos 2006 tarihi itibarıyla yasaklamıştı.

-Norveç son dönemlerde bu konulardaki “Geleneksel hoşgörü” politikasını terk ederek, mültecilere yönelik sert tedbirler almaya başladı. Norveç Adalet Bakanlığı, bu yıl sonuna kadar 4 bin kişiyi sınır dışı edeceklerini açıkladı. Norveç PKK liderlerini istemiyor.

-İsviçre Federasyonu Konsey Başkanı Pascal Couchepin, PKK’nın ülkesindeki aktivitelerinin kontrol altında olduğunu söyledi. İsviçre Dışişleri yetkilileri bazı PKK’lıların gizlice iade edildiğini açıkladı.

-ABD, PKK Liderlerini 'Özel Uyuşturucu Kaçakçısı' İlan Etti.

ABD Hazine Bakanlığı, Terör Örgütü PKK'nın Lider Kadrosunda Yer Alan Murat Karayılan, Ali Rıza Altun ve Zübeyir Aydar'ı "Özel Olarak Belirlenmiş Uyuşturucu Kaçakçısı" ilan etti. ABD Hazine Bakanlığı'nın 'Narkoterör' raporunun PKK yöneticilerine ilişkin bölümünde örgüte şu uyarılarda bulunuldu.

PKK'ya mesajımız açık ve nettir: Suç faaliyetlerinizi siyasi belagatle maskeleyemezsiniz.

- Uyuşturucudan kazandığınız kirli paranız asla güvende değil. Her kim bu parayı saklamaya çalışırsa cezasını çok ağır ödeyecektir.

- Günümüzde PKK hücreleri, Avrupa ülkelerinde bulundukları yerlerde uyuşturucu kaçakçılarını tespit edip onlardan haraç almaktadır.

- PKK örgütü Hollanda'ya giren her eroin sevkiyatından haberdar olup, kaçakçılarla görüşüp, gelen uyuşturucunun değerine göre payına düşen komisyonu almaktadır.

- PKK'nın üst seviye liderlerinden Murat Karayılan, Ali Rıza Altun ve Zübeyir Aydar, uluslararası uyuşturucu kaçakçılığı ve uyuşturucunun organizasyonunda aktif görev üstlenmişlerdir.

- ABD yargı çerçevesinde bu üç kişinin olabilecek mal varlıklarını dondurmuş olup (ABD'de mal varlıkları FBI ve CIA tarafından araştırılmaktadır) ABD vatandaşlarıyla olabilecek mali ve ticari ilişkileri yasaklamış bulunmaktadır.

- Hatırlatırız ki önemli kişi yasasını ihlal suçunun cezaları çok ağırdır. Uyuşturucu kaçakçısı kişilere yardım edenlere, 30 yıla kadar hapis ve 5 ila 10 milyon dolara kadar para cezası verilmektedir.

- Yabancı uyuşturucu kaçakçıları adlandırılmasında, uluslararası örgütlerin raporları ve Türk yetkililerinin raporlarına göre PKK, geçen zaman içinde, iki defa büyük parti eroin sevkiyatı işine karışmış olup, organizasyonu Avrupa'nın her tarafında yasallaştırma çabaları içerisinde uyuşturucu taşımacılığını bırakıp, Türkiye üzerinden gelen uyuşturucudan vergilendirme usulüyle milyonlarca Euro gelir elde etmeye başlamıştır.

Sizin güvendikleriniz sizi “Terör Örgütü ve terörist” ilân ederken, TC “hükümeti” de sizi bize "hazmettirmeye”, ”acı bir ilaç gibi içmeye” zorluyor !Örgüt başının resimleri, Kürt bayrakları elinizde , savcılar, yargıçlar ayağınıza kadar gelmiş, kutlamalar yapılmasına izin veriyor !

Bakalım size kimler lojistik destek sağlıyormuş.

Ele geçirilen toplam 36.563 silahtan, bizzat seri numaralarına göre menşei tespit edilenler;
%71.6’sı Rusya ve BDT,
%14.7’si Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC),
%3.6’sı Macaristan,
%3.6’sı Bulgaristan orijinli.

Ele geçirilen silahlardan 5.713’ü tüfekten (Kannas, BKC, Dragunov, Arbiki, G-3, M-16, G-1, Mavzer vb.) menşei tam olarak tespit edilen 959’unun,

%45.2’sinin Rusya ve BDT,
%13.2’sinin İngiltere .
%9.4’ünün ABD orijinli olduğu belirlenmiştir.

Muhtelif cinste toplam 1610 Roketatardan;

313’ünün menşei tam olarak belirlenmiş olup, bunlardan;
%85.3’ünün Rusya ve BDT,
%5.4’ünün Irak,
%2.5’inin ÇHC menşeili olduğu tespit edilmiştir.

Ele geçirilen silahlardan 2885’i muhtelif tabanca/makinalı tabancadır.

Menşei tam olarak belirlenen 2208 adetten ;
%21.9’unun eski Çekoslovakya,
%20.2’sinin İspanya,
%19.8’inin İtalya orijinli olduğu anlaşılmıştır.

11568 adet muhtelif mayından 8015’inin menşei tam olarak tespit edilmiştir.

Bunların da;

%60.6’sının İtalya,
%28.3’ünün Rusya ve BDT,
%6.2’sinin Almanya kaynaklı olduğu görülmüştür.

Ele geçirilen toplam 3490 muhtelif el bombasından 136’sının menşei tam olarak tespit edilmiş olup, bunların;

%72’sinin Rusya ve BDT,
%19.8’inin ABD,
%8’inin ise Almanya menşeili olduğu belirlenmiştir.

Teröre karşı olanlar terör örgütlerinden nemalanmaktadır.

Çözümü “demokratik açılım” adı altında şirin göstermeye çalışanlar, tarihi bir yanlış ve yanılgı içerisindedir. İç ve dış siyasette ki tutarsız, aciz , güçsüz ve basiretsiz politikalarla ülkemizin ve Devletimizin onuru zedelenmektedir !

PKK bir terör örgütüdür ve her örgüt mensubu gibi yargılanmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti “Liderimiz Öcalan çağırdığı için geldik” diyenlerin ayağına Adalet mensuplarını göndererek , Hukuk sistemimizin geldiği son durumu bir kez daha gözler önüne sermiştir..

SAVAŞI KÜRT HALKI İÇİN VERMİYORSUNUZ! Görsel showlar, Apo sloganları ve PKK’nın sözcülüğünü yapan DTP Milletvekillerinin söylemleri ile Kürt Halkını mağdur durumda bırakıyorsunuz!

Bir PKK itirafçısının açıklamalarını hatırlayalım.

PKK terör örgütünün dağ kadrosunda bulunan ve Şemdin Sakık'ın yakın korumalığını yaptığını söyleyen Erdal Ukuş , 1991 yılında Manisa'nın Salihli ilçesinde terör örgütü PKK'ya katılır. Örgütte 4 yıl kaldıktan sonra tekrar Manisa'nın Salihli ilçesine gidip güvenlik güçlerine teslim olan Ukuş, Diyarbakır'da 2.5 yıl hapis yattıktan sonra serbest bırakılır. PKK terör örgütünün içerisinde kaldığı 4 yıllık sürede yaşadıklarını şu sözlerle ifade ediyor Ukuş, "1991 yılında terör örgütüne katıldım. Burada 4 yıl kaldıktan sonra teslim oldum. Örgütte bulunduğum süre içerisinde Van'ın Bahçesaray ilçesinde eğitim gördüm. Eğitimin ardından PKK'nın en büyük bölge sorumlularından olan Şemdin Sakık'ın korumalığına kadar yükseldim. Semdin Sakık'la bire bir birçok eyleme katıldım. En büyük eylemlerimizden biri de Bingöl ve Elazığ arasında bulunan 33 askerin şehit edilmesi olayıydı. Bu olaya gitmeden önce Şemdin Sakık'a gelen bir telefonda, 'Devlet ve örgüt arasında ateşkes imzalanmış. Bu 33 asker Bingöl'den geçecek. Bunların önünü kesin ve hepsini öldürün' dendi. Bize o gün şırıngalarla ilaç verildi. 22 kişilik bir grup Muş'tan çıkıp Bingöl'e gittik, burada askerlere pusu kurduk. Gelen askerleri iki taraflı taradık çoğu o anda öldü, ölmeyenleri ise Şemdin Sakık bizzat kafalarına sıkarak öldürdü" .Yaşadığı en çarpıcı olayın ise örgütte birçok Ermeni'nin bulunması olduğunu anlatan Erdal Ukuş, "Kürt meselesi olarak girdiğimiz ve eğitimlerimizde hep bağımsız Kürt devleti kurmayı hedeflediğimiz örgütte Ermenilerin oluşundan kimsenin haberi olmazdı. Şemdin Sakık başta bize, 'Örgütte tek bir Ermeni yok. Bu sadece Kürt meselesidir. Kürdistan'ı kurma çabalarıdır' diyordu. Bizleri kandırıyordu. Girdiğimiz bazı çatışmalarda öldürülen arkadaşlarımıza baktığımızda çoğunun sünnetsiz olduğunu gördük. Tuttukları günlük ve not defterlerine de baktığımızda tamamı Ermenice yazılan yazılardı. Şemdin Sakık ve komutanlara söylediğimizde ise, 'Kimse eğer içimizde Ermeni olduğunu duyarsa sizleri öldürürüz' diye tehdit ettiler bizi. En çok üzerinde durdukları konu ise örgüte yeni katılan elemanların kesinlikle örgüt içerisinde faaliyet gösteren Ermenilerin olduğunu duymamalarıydı. Bu konuda uyarılırdık. Eğer, 'Duyarlarsa siz de ölürsünüz' diyorlardı. Çatışma anlarında bizimle gelen örgüt içerisinde bulunan birçok şahıs bize açıkça söylüyordu. 'Biz sizi kandırıyoruz burada kalan mallarımız ve topraklarımız var. Biz bunun davasını veriyoruz' ve kullanıyoruz. Bizim verdiğimiz bu dava tamamen Ermenistan içindir. Bizim diyorlardı. Biz tartışınca suçlu oluyorduk. Komutanlar bizi suçluyorlardı" .Ukuş, örgütü ekonomik olarak güçlenmek için haraç topladığını ve uyuşturucu ile geçimini sağladığını belirtti. Ukuş, PKK'nın bir terör örgütü olduğunu yapılan eylemlerden anladığını da sözlerine ekleyerek, "Eğer yanlış hatırlamıyorsam, Şemdin Sakık'a gelen telefon içeriden ve üst düzeyde bir yerden geldi. Bu telefonun ardından 33 asker şehit edildi. Bu bile bir oyundu. Oyun sonucunda biz kullanıldık. 33 asker şehit oldu. Birileri ise sefasını yaşadı. Gittiğimiz her köyde Türk, Kürt, çoluk çocuk demeden herkesi katlettik. Biz, 'Kürtleri bırak niye çocukları öldürüyoruz?' dediğimizde, 'Onlar köy korucusu olan insanların çocuklarıdır. Öldürülmeleri lazım. Eğer öldürmezsek onlar da yarın babaları, aileleri gibi bize karşı olacaklar. Bizimle çatışacaklar. Hepsinin ölmesi lazım' diyorlardı. İşte bunların hepsini yaptık. En sonunda anladık ki yanlış bir dava uğuna halkımızı da kendimizde ülkemizi de perişan ettik. Ama çok geç anladık. Bir Ermeni davası için savaştık, kullanıldık. Şimdi döndük evimize geldik" diye konuşur. PKK'ya bulaşanın kurtulması zor oluyor. Gençlere tavsiyem ise sakın ama sakın örgüte bulaşmasınlar. Bulaşanlar ya ölür ya da kurtulamaz. Benim gibi perişan olurlar. Size ev, iş, para gibi vaatlerle yanaşırlar. Ancak bunların hiçbiri olmaz. Sonuçta perişan olup kalırsızınız" diyerek gençleri uyarıyor.

Bir terör örgütü ve yıllardır o yörede ölümle burun buruna yaşayan insanlarımız ! Onlardan olmak zorunda bırakılan, olmazsa öleceğini bilen! Feodal düzen, dîni baskılar altında ezilen bir Halk! Siz bu Halk için ne yaptınız? Koca bir hiç ! Sadece can aldınız ! Kan döktünüz ! Canlarını yaktınız ! Ciplerle dönüş yaptınız ki ekonomik olarak güçlü zannedilesiniz. İşin kötüsü kendiniz de inanıyorsunuz buna. Her gece rüyalarınıza giriyor ardınızda bıraktıklarınız. Dağlarda özlemlerinize türkü söylüyorsunuz TÜRKÇE.

Bir senaryo yazılmış. Başroller belli! En çok gelir elde eden de starlar! Yardımcı oyuncular, ön plana çıkabilmek için figüranları eziyor! Stara yalakalık yapıyor! Çekimler bitiyor. Perde! Yıldız savaşlarında başrol oynayanlar mutlu, yardımcı oyuncular umutlu, figüranlar sadece aç gezmiyor! Yapımcı mutsuz , senariste kızıyor! “Hasılat zayıf!” Senarist şaşkın, fikir babası yapımcı, o sadece kurguladı. Hata nerde? Filmin konusunda…

Amerika özgürlük vaadiyle girdiği Irak’ta vahşet yarattı! Amerikan Halkı kendisinden olmadığı halde salt “insan “ olduğu için bu vahşeti ve Bush yönetimini protesto etti. Zamanı gelince de demokratik hakkını kullanıp hesabını sordu.

PKK akıttığı kanda boğulacak ve Kürt Halkı o zaman özgür olacak…

N.Zeynep Çelik 26.10.1009

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok yerinde tesbitler ve çok güzel bir yazı. Bu kadar geç okuyabildiğim için özür diliyorum.

Melek Koç 
 16.11.2009 16:58
Cevap :
Çok teşekkür ederim değerli arkadaşım. Özür dileyecek bir şey yok:)) Zamanla ve büyük şehirde yaşamanın bedeli olan , nereye olduğu da aslında belli olan(!) bir nafile koşuşturma içerisindeyiz hepimiz. Ohh dediğimiz zaman dilimlerinde ancak oturuyoruz bilgisayar başına. Seni biriktirip okumaktan ben büyük keyif alıyorum meselâ:)) Esenlikler diliyorum. Mutlu kal..  17.11.2009 13:30
 

Tebriklerrrrrr. Bu yazınızı müsadenizle öneriyorum. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 27.10.2009 23:56
Cevap :
Teşekkürler Osman Bey. Onur duydum... Saygılar ve selamlar İstanbul'dan...  28.10.2009 10:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 348
Toplam yorum
: 959
Toplam mesaj
: 108
Ort. okunma sayısı
: 1321
Kayıt tarihi
: 31.10.07
 
 

İstanbul 25 Temmuz : /… İşletme tahsil ettim. Özel ilgi alanım olduğu için 2 yıl Psikoloji okudum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster