Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ocak '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
261
 

PKK’nın partisi var, TSK’nın niye yok?

Dostlar, yılın ilk günü uzun süredir kafamı kurcalayan bir konudan bahsedeceğim ama çok derine inmeden. Önümüzdeki günlerde lüzum görürsem, daha konuşuruz..


Ülkede ilginç şeyler oluyor. Yabancı etkisi arttıkça, bunların sayısı artıyor, dozları aşırı doz seviyesine çıkmaya başlıyor. Bir çok gazetede bu zihniyeti temsil eden yazarlar, yazarcıklar var, (sözlükte bu “cık” ekini sonuna ekleyeceğim çok daha güzel isim ve sıfatlar var ama konumuz dışı olduğu için geçiyorum). Bu yazarcıklar sayesinde her gün ülkemizin ne kadar kötü, diğer ülkelerin ne kadar iyi, güzel, çağdaş olduklarını öğreniyoruz. Bu çerçevede ülkemizin temel kurumları da bu yazarcıkların eleştirilerinden nasiplerini alıyorlar.


Geçenlerde…. geçenlerde diyorum ama her zaman, hemen her yerde…. Malum partinin veciz sözlerinden birini daha duydum. PKK aslında bir siyasi örgütmüş. Ya da terörist başı olarak nitelendirdiğimiz APO’ya af çıkarılması gerektiğini duyuyoruz kendilerinden.


Hatta bu beyler/hanımlar, TSK’nın K.Irak’ta başlattığı harekatı en kısa sürede durdurması gerektiğini bile söylediler. Daha önceki yazılarımdan birinde Diyarbakır Belediyesi’nin acaba dağlarda ölen teröristleri (onlara göre milis) toplamak için uçak ya da helikopter gönderip göndermeyeceğini merak ettiğimden bahsetmiştim.. Bu konuda biri duyumum olmadı henüz, ama K.Irak’taki hastanelerde yaralı pek çok terörist tedavi oluyormuş öğrendiğime göre. Eminim birileri bu teröristçiklere çok üzülüyordur, göğüslerine taş basıyorlardır herhalde..


Ayrıca geçenlerde MHP’nin güzide yöneticilerinden biri Genelkurmay Başkanı’nın istifa etmesi gerektiğini söyleyebildi. İsim vermek istemiyorum ama bunu söyleyen şahsın zamanında basına yansıyan “sahne” performanslarını hatırlıyorum, az bile söylemiş, kendisinden daha üstün performanslar bekleyebiliriz, o kapasitesi vardı diye kalmış aklımda.. Bekliyoruz..


Yine çok daha önce, şimdiki Genelkurmay Başkanı henüz bu göreve atanmamışken, hakkında dava açılması için bir savcı detaylı bir hazırlık yapmıştı da nasılsa o dava açılamadı.


Beyler, bu ordu bizim ordumuz. Başındaki subayı, astsubayı, erbaşı, eri, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları içinden seçiliyor. Bu ordunun içtüzüğünde yazılı sorumluluklarına baktığınızda, neler yapması gerektiği, günümüz koşullarında hangi sorunlarla mücadele ettikleri ortada.


Ama günümüz Türkiyesi’nde, terörist örgüt olan, içinde katilleri, silah, uyuşturucu kaçakçılarını barındıran, binlerce insanımızı katlettiği belgelenen bir örgüte karşı yapılan mücadeleye birileri karşı çıkıyor, yapılan harekatın durdurulmasını isteyebiliyor, bu örgütün liderine af isteyebiliyor, askeri eleştirebiliyor, yeri geldikçe üstü kapalı ya da açık tehditler savurabiliyor. Burası Türkiye dostlar, ama bugün bu ülkede Türk’üm demek suç oldu, arabasına Türk Bayrağı yapıştıranların camları kırılıyor, belki arabaları yakılıyor. Avrupalı “dostlarımız” yeri geldikçe uzaktan bir şeyler üfürüyorlar ama bu üfürüklere baktığımızda hepsi bizi eleştiriyor, PKK’yı eleştiren yok denecek kadar az, o da dostlar alışverişte görsün mealinde. Yani PKK’nın Meclis içinde ya da dışında, ülke içinde ve dışında hamileri, destekçileri var.


Ama aynı Mecliste birileri Genelkurmay Başkanı’nın istifasını isteyebiliyor, hem de mücadele en önemli aşamasında iken. Son dönemde maalesef askeri, TSK’yı yüksek sesle savunan birilerini duyamıyorum.


Bana göre ülkenin menfaatleri doğrultusunda yorum ve eleştiri yapan bir takım emekli subaylar, birileri tarafından eleştiriliyorlar. Sadece şaşırıyorum, diyebiliyorum. Ben yıllardır, emekli imamından hariciyecisine, öğretmeninden avukatına, birilerinin hükümetleri ve uygulamalarını eleştirdikleri sürekli duyarım. Ama nedense bu eleştiriyi emekli paşalar yapınca birileri rahatsız oluyor. Ki çoğu bana göre yerinde ve haklı tespitlerdir.


Dostlar! Diyorum ki bu Meclis’te PKK’yı savunan parti varsa TSK’yı da savunan parti olmalıdır. Şayet olmayacaksa, buradan diyorum ki SANAL PARTİ, TSK’YI ŞİDDETLE, TÜM GÜCÜYLE, VAR GÜCÜYLE SAVUNUR. BU HEP BÖYLE OLACAKTIR.. Ve demeye devam ediyorum ki TSK demek Türk Milleti demektir. TSKyı savunmak, onun yanında olmak demek Türk Milleti’nin yanında olmak demektir. Bizde bu hep böyle olacaktır, yeri gelmişken değinmeden geçmeyeyim..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 29
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 800
Kayıt tarihi
: 22.08.07
 
 

40 yaşındayım. Bankacılık sektöründe çalışıyorum. Bankacılık, finans, ekonomi ile mesleğim gereği il..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster