Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Mart '15

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
690
 

PKK'nın silah bırakmaması için 20 neden...

PKK'nın silah bırakmaması için 20 neden...
 

onedio.com


1. PKK’  devlet filan tanımadı; kendi kafasındaki çizgiler içinde bir devlet gibi hareket ettiler. Vergi toplayıp; yoldan geçen arabaları denetleyip; yerel resmi makamlar üzerinde oyun oynadılar… Bütün bunlardan vazgeçebilirler mi?
 
2. PKK’nın elinde milyonlarca liralık silah var. Yani bunları teslim mi edecekler? Buna kim inanır. PKK’nın zaten bir varlık nedeni de silah kaçakçılığıdır. Orta-Doğu orta doğu olduysa bu biraz da herkesin silahlanmak istemesinden ve dolayısıyla birilerinin bu bölgeye sürekli silah temin etmesindendir. Silah ticareti bazı tüccarların elindedir. Aslında PKK bunun oyuncağıdır. Onun için kolay kolay elindeki bu oyuncağı vermek istemez.
 
3. PKK’nın yarısı kanun kaçağı, suçlu.. Katiller ve diğer suçlular. Bunlar namuslu birer vatandaş olarak aramıza katılabilirler mi? İnsan öldürmeden, kafa kesmeden; çocukları vurmadan durabilirler mi? Peki, onlara kim bir gün tutuklanmayacaklarına dair garanti verebilir. Ve o öldürdüklerinin aileleri hep sessiz mi kalacaklardır.
 
4.O dağlarda gezen PKK otoriteleri, sergerdeler, teröristler… Terörist Başılar… Onlar ne yapacaklar. Emretmeye alışmış, hem kanun, hem komutan olmuş o kişiler, normal insanlar gibi köylerine mi dönecekler. Nasıl? Nasıl yaşayacaklar… Haraç almadan, kimseden yardım görmeden. Onlara devlet maaş mı bağlayacak?
 
5. Peki, bu ülkede o esrar, eroin kaçakçılığını kim yapıyordu.. ta Afganistan’dan getirip, İran, Irak yoluyla taa Hollanda’ya kadar gönderip; karşılığını Euro veya altın olarak getirip taraftarlarına dağıtan kimlerdir. Güney-Doğu’nun bir çok tarlaları hala bu otlardan temizlenemedi. PKK’nın bu tatlı ticareti bırakacağına inanıyor musunuz?
 
6.Türk devleti yeteri kadar ilgilenemedi. Bir genç kuşak artık PKK, Kürtçülük, ve yeni bir Devlet kurmak hayalleriyle yetiştirildiler. Onlar ne olacak? Bu hayallerinden o kadar çok vazgeçebilecekler mi? Silahlarını ve bayraklarını toprağa gömebilecekler mi?
 
7. Kürt gençliği yep yeni hayallerle biçimlendirildi. Özgürlük, demokrasi, Kürt Devleti, bağımsızlık… bunlar kafalarında esen yeni yeller. Bunlardan vazgeçip, Türkiye Cumhuriyetinin bir parçası olabilecekler mi? 
 
8,Kürt kızlarının hiç birisi kafalarını türbanla bağlamıyorlar. Bunu kabul etmiyorlar. Şimdi hepsi türbana girecekler mi? Yoksa kendi özgür düşüncelerini reddedip, şeyhlerin, ağaların esaretini yeniden mi kabullenecekler. 
 
9.PKK sayesinde elleri biraz para gören gençliğe iş, aş temin edilebilecek mi?
 
10.PKK illeri kalkınacak mı? Fabrikalar kurulacak mı? İş yerleri açılacak mı? Yatırımlar yapılacak mı?
 
Tamam 20 dedim ama , burada kestim.
 
Görüyorsunuz bu işler ne kadar zor. İşler PKK’nın bile elinde değil, onların da üzerinde, ağaları, beyleri var. Onlar yönlendiriyorlar bu işleri.. Tabii, büyük parsayı da onlar topluyorlar.
PKK’nın içerdeki Başkanı Abdullah Öcalan istediği kadar , “Hadi silah bırakıyoruz çocuklar” desin. Bu söz kimi ırgalar ki? dışarıda o kadar çok ağa, şeyh var ki doyurulucak… Bu çarkı bozup, yeniden düzmek hiç de kolay değil.
 
Abdullah Öcalan, artık çarkın sadece ufak bir parçası. Manevi lideri… Ama onun ötesinde şimdi ortada daha başka ağalar var. Abdullah Öcalan’ı dışarıya çıkartsalar bile yaşayacağından kuşkum var. 
 
Çünkü ortada dönen büyük çıkarlar, büyük paralar söz konusu… Bundan kim vazgeçebilir ki?
 
PKK yalnız bizim sorunumuz değil… O Irak’ın; Suriye’nin , ABD’nin, Rusya’nın ve hatta Barzani’nin bile sorunu. Bir Barzani, kendine rakip olabilecek bir Öcalan’ı ortalarda isteyebilir mi?
 
Görüyor musunuz, işler nerelere gidiyor. 
 
Ne yapılacak? Silahlar bırakılacak…Üç beş silah alayu vala ile teslim edilecek… Arkasından Genel Af gelecek. O zaman da Abdullah’ı içerde tutamazsın ki… Çıkacak…
 
Üç beş ay sonra aynı filmler başlayacak. Abdullah Öcalan İtalya’da veya Fransa’da “Bana ne, ben karışmıyorum artık,” derse kim kime ne yapabilecek? 
 
Kürtler’in barış istemesi için bir tek neden var:
 
Kürtler esasında şimdi iki cephede savaşmak durumundalar: ama IŞİD cephesi çok daha ciddi, çok daha öncelikli.. Öyleyse Türkler’le niye savaşsınlar ki; Zaten Türkler barış istiyorlar. Ehh şimdilik onlarla barış yapılır. IŞİD’e karşı birlikte savaşılır. Sonra dönüp, dolaşıp kozlar yeniden paylaşılır. İşte Kürt kurmaylarının düşündükleri. Normal değil mi?  
 
Bu Barış süreçlerini hep gördük. Kimin kimi kandırdığını hep biliyoruz. Onun için bu oyunu da öylece seyrediyoruz.
 
“Yaşasın barış… Yaşasın insanların kardeşliği… Yaşasın özgürlük ve demokrasi..” diye bağıralım mı… Yoksa çok erken mi… Veya sıkıntıdan : Oldu da bitti Maşallah..” diye alkışlayalım mı?
 
Dünya dönüyor. Keşke insanlar, şu dünyada akıllıca, insanca, kardeşçe yaşayabilse. Fakat buna inanan o kadar az insan var ki!!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

PKK'a silah bırakmaz;bıraksa Kuzey Irak'a çekilecek.İhtiyaç duyduğu zaman dönmek zor olduğunu sanmıyorum.En önemlisi,silahlarını bıraktığını kim denetleyecek.Tarih,anlaşmalarda ateş gücü olanın masadan kârlı kalkacağını göstermiştir.Türk Devleti,her alanda güçlüdür;ancak siyasi erk,bu gücü kullanma yeteneği yok Erdal Kardeşim.Konuyu çok iyi analiz etmişsin.Sağ ol.

Hüseyin Başdoğan 
 09.03.2015 20:38
Cevap :
Bu iş sürer gider. Ne zaman taraflar ancak düşman olduklarını unutuncaya kadar... Bu ne zaman olur? Herkes işini gücünü bulduğu zaman..! O da kolay değil.. İki çare var, bütün o bölgeye Türkçe öğretmek... İki, ekonomik yönden kalkındırmak ve işsizliği gidermek. Bunlar en kısa tarifler. Gerisi ayrıntıdır. Saygılar Hocam.  10.03.2015 15:41
 

Üzerine ben de bir iki çift laf ekleyeyim mi dedim ama 10 maddede olayı bitirmiş ve analizi çok yerinde yapmışsınız. Her ne kadar temel sorunlar arasında belirttiğiniz sekizinci maddenin ciddi bir sıkıntı olmadığını düşünsem de altına imza atılası kıymetli bir yazı olmuş. Saygılarımla...

jack amca 
 02.03.2015 13:36
Cevap :
Çok başka nedenler bulunup eklenebilir. Fakat şu söylediklerim bile düşünmeye değer. Eğer düşünmek ve gerçekten bir şey yapmak istiyorsanız.. İşin ayrıntılarını düşünmezseniz. İşler zaten onların bildiğince sürer gider. Siz sadece belki de bir tek seçimleri kurtarmış olursunuz.. Ondan sonrası zaten belli ki kıyamet. Çünkü, o toprakların yaşama nedeni ve tıyneti değişti. Kolay kolay geri gelmez. Onu kim yaptı diyorsanız. Cevabını siz arayın derim. Teşekkürler Jack Amca..!  02.03.2015 17:32
 

PKK'nın silah bırakmaması için onlarca neden sayabilirsiniz ancak sadece PKK'nın değil bütün terör örgütlerinin eninde sonunda silah bırakmalarını gerektiren bir sebep vardır. Siz teröristlerin ne tür şartlarda yaşadıklarını bilmezsiniz ama onlar yıllarca dağlarda, mağaralarda, olağanüstü kötü şartlarda yaşarlar. PKK ileri gelenleri de 20-30-40 yıl boyunca bu zor şartlar altında yaşamışlar ve artık yaşlanmışlardır. Kaldı ki biz PKK örgütünün bunca yıl içinde ne kadar kayıp verdiklerini de tam olarak bilmiyoruz. ETA, İRA ve Bader Meinhof gibi örnekler her terör örgütünün eninde sonunda silah bırakmak zorunda kaldıklarının tarihi kanıtlarıdır. Kimse belli bir yaşa geldikten sonra ölünceye dek kelle koltukta yaşamak istemez ve yorulur. PKK tamamen silahı bırakmaz, çünkü belli bir azınlık karara uymaz ve sol örgütlerde de olduğu gibi marjinal PKK-kalıntıları mutlaka varlıklarını sürdürmeye çalışacaklardır. Ama her şeyin bir sonu olduğu da ayrı bir gerçekliktir. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 01.03.2015 23:06
Cevap :
Bu da bir düşünme biçimi.. Olabilir.. Gerçekten yorulmuş olabilirler mi? Yoksa bazı işler ..Ölünceye kadar mı sürer..! Bilemiyorum. Ama keşke bitse... Keşke bitse... arzusu ve isteği herkesin içinde. Keşke, akıl galip gelse. Çünkü böyle aptalca boğuşmanın sonu yok. Bunu anlamaları gerekir. Tabii, herkesin... Saygılar, teşekkürler Mustafa Bey.  02.03.2015 17:37
 

Düşünmekten bile hazzetmediğimiz hoşlanmadığımız gerçekleri güzel bir şekilde dile getirmişsiniz. Ancak üzülerek vurgulamak isterim ki, Dünyada ve tarihin her döneminde sesini güçlü çıkaran kazanır. Haklı sessizler de çoğu zaman kaybeder. Bence biz uniter devlet taraftarı vatandaşlar, futbol takımlarına bile ülkemizin birlik ve esenliği, devletimizin varlığı ile ilgili konulardan daha fazla ilgi göstermişiz. Rehavete kapılmışız ve kendi içimizde alevi- sünni, şu partili bu partili, filanca memleketli,şu ırktan bu ırktan vs. diye parça parça bölünmüşüz. yaftalar yaftalar yaftalar. Önyargılar ötekileştirmeler. Başka ne bekliyorduk ki? Hiçbir ulusal kazanım, gölgede uyumayı sevenlere altın tepsiyle sunulmamıştır. Oysa ne devlet düşmandır ne de vatandaş öcü. orta yolu bulamamışız.Söz çok ama vakit dar. İyi akşamlar.

beyazışık 
 01.03.2015 22:41
Cevap :
Çok doğru, çok haklı sözler... Sen de sesini ve hakkını işittireceksin. Anlatacaksın... Biraz tembel miyiz neyiz? Bilemiyorum. Veya her şeyi başkalarından mı bekliyoruz. Bir Atatürk gelsin de bu işleri halletsin.. Olur be..! Saygılar.  02.03.2015 14:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 835
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster