Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Sonsuzluk (Osman Özeker)

http://blog.milliyet.com.tr/yasev

25 Mart '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
254
 

PKK silah bırakır mı?

Süreç açılımla başladı, Oslo, İmralı Kandil’le devam etti.

Hükümetle İmralı canisi el ele verip yol haritaları çizdi.

Henüz kimsenin bilmediği, ancak verilecek tavizler karşılığında AKP iktidarı ve Başbakan belli noktalarda anlaşarak “sözde barış sürecinin” başlayacağını açıkladılar.

Hükümetin izniyle yapılan BDP ‘li vekiller ile İmralı Canisi görüşmeleri, gönderilen mektuplar, mektuplara verilen cevaplar sonrası Apo 21 Mart nevruz gününde Diyarbakır’da yol haritasını açıklayarak adeta “zafer kazanmış komutan” portresi çizmekte gecikmedi.

Son yaşanan olaylar dikkatlice izlendiğinde ise ortaya çıkan gerçekler tek kelimeyle “ürperticidir”.

Diyarbakır’da yapılan kutlamalarda görüldü ki devlet orada yoktu, yasalar görmezlikten gelinmişti.

PKK Diyarbakır meydanında beş bin KCK’lı ile kontrolü sağlamış, silahlarıyla yüzleri maskeli sözde gerillalarıyla sahneye çıkmış, İçişleri Bakanlığı ise anayasal görevlerine rağmen bu olayı sadece “seyretmiştir”.

Meydanda Apo posterleri, PKK paçavra bayrakları boy göstermiş, bir tane Türk bayrağı ise görülmemiştir.

Meydanda okunan mektubunda Apo otuz yıldır söylediklerini ve bu millete dayattıklarını yine tekrarlamıştır.

İmralı canisi Türk Devletinden resmen “ortaklık” istemiş, Türk ve Kürtlerden oluşacak demokratik bir yapı çalışmalarının başlatıldığını açıklamıştır.

PKK’nın silah bıraktığına dair en ufak bir işaret bulunmamakta, Türkiye’de yuvalanmış PKK güçlerinin silahlarıyla birlikte yurt dışına çıkacağını açıklamıştır.

Militanların yurt dışına çıkışının ise nasıl olacağını ve bu konuda alınacak kararın ise TBMM de görüşülerek karara bağlanmasını istenmektedir.

Öcalan’ın bu talebinin arkasında ise “PKK’ya resmiyet kazandırma” hesapları yatmaktadır.

AKP Hükümetinin “aman susun, barış geliyor, barışa zarar verecek tavır ve davranışlardan kaçının”  talebinin arkasında “çekilme karşılığında hangi tavizlerin verildiğinin” sorgulanmasının önünü almak gelmektedir.

PKK bizzat devlet eliyle ve devletin imkânlarıyla basın ve medyayı kullanarak “akıl almaz” propagandalarını başarıyla gerçekleştirdi.

İmralı Canisinin Diyarbakır’da okunan mektubundan Başbakanında, Hükümetinde bilgisinin olduğu, hatta metinlerin bizzat hükümet tarafından “dizayn” edildiği bir gerçeğidir.

Söz konusu mektupta “İslamiyet’e vurgu yapılması, bin yıllık kardeşlikten bahsedilmesi, üniter yapıdan, tek bayraktan bahsedilmesi” ise AKP kaleminden çıkan ifadeler olup, özellikle mektuba yerleştirilmiş anlamını taşımaktadır.

AKP’li vekiller ve bürokratlar vasıtasıyla önce Apo’nun masumiyeti ve mağduriyeti işlenmiş, Bebek Katili cani’ye önce namaz kılan, oruç tutan dini bütün bir masum olduğu imajı yaratılmış şimdide İslam’la barışık bir mürit havasına sokulmuştur.

Kısacası, Apo’ya önce namaz kıldırıldı,yetmedi bugünde bu caniyi eski tarihlerin bir mitolojik tanrısı gibi takdim edilmeye çalışıldı.

Geçmişte terörle mücadele eden ne kadar paşa, komutan varsa çeşitli bahanelerle içeri tıkıldığı bir ortamda PKK militanları kahraman, zavallı, masum, silahlı kuvvetler mensupları ise terörist ilan edilmiştir.

Başbakan’ın bir türlü açıklamadığı, CHP ve MHP’nin özellikle sordukları soru olan “PKK ile anlaşma sonucu bu terör örgütüne hangi tavizler verildi” sorusuna ise bu güne kadar Hükümet kanadından net bir cevap verilemiştir.

AKP Hükümeti ve Başbakan teröristlerin “yurt dışına çekilmesine karşılık” büyük bir ihtimalle “gizli anlaşmalar çerçevesinde” Anayasada bir takım değişikler yaparak;

Anayasanın ilk üç maddesinde yeni düzenleme yapacak;

AB yerel yönetimler şartını yerine getirerek yerel yönetimleri PKK’nın istediği şekilde düzenleyecek;

Anadilde eğitim kapsamında Türkçenin yanına Kürtçeyi de eğitim dili olarak düzenleyecek,

Büyük Şehir yasasını daha da genişleterek Başkanlık sistemine ve en nihayetinde Eyalet sistemine “yumuşak” bir geçiş yapacaktır.

Başbakanın Türk kelimesini ağzına almaması, Türk’ün 36 etnik parçadan birisi olduğunu söylemesi, özelliklede “ milliyetçiliği ayaklar altına almasının” nedenleri artık yavaş yavaş gün ışığına çıkmakta, bu ülkenin kurucu iradesinin ve milletinin Türk Milleti olduğu gerçeğini ise bu millete unutturmaya çalışmaktadır.

Hiç kimse unutmasın ki; PKK ile yapılan “ihanet görüşmeleri” sonuç vermeyecektir. İmralı canisinin mektubunda da görülmüştür ki;

PKK sadece yurt dışına çekilip bekleme kararı almıştır. Şayet talepleri yerine getirilmezse bu mücadeleye yine devam edecektir.

İşte Başbakan’ın ve hükümetinde en büyük “karın ağrısı” bu noktada başlamaktadır.

İmralı canisi ve PKK’nın taleplerini “ne yaparız nasıl ederiz de bu millete kabul ettiririz “ telaşı şimdiden hükümeti sarmış durumdadır.

Dünyanın hiç bir yerinde görülmemiştir ki, silahlarını teslim etmeyen bir terör örgütüyle masaya oturulmamış, anlaşma zeminleri aranmamıştır.

AKP hükümetinin sorunu da burada başlamaktadır. Silahını bırakın teslim etmeyi, bırakmayan bir terör örgütüyle masaya oturmakta, taleplerini yerine getirmeye çalışmaktadır.

İşin üzücü ve utanç verici yönü ise, dün idama mahkûm edilen bir katilin bugün bir kahraman, kurtarıcı ve umut kapısı olması pozisyonuna sokulmasıdır.

Şimdi bütün gözler TBMM ve bu yüce meclisin çıkaracağı yeni Anayasaya çevrilmiştir.

Hep birlikte bu “Gazi meclisin” çıkaracağı Anayasanın ne şekilde çıkacağına ve PKK’nın taleplerinin bu Anayasada ne kadar yer alacağına çevrilmiştir.

Hep birlikte bekleyip göreceğiz.

sONSUZLUK ( Osman Özeker)   25.03.2013 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 286
Toplam yorum
: 233
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 3036
Kayıt tarihi
: 11.07.08
 
 

1949 Konya Ereğli doğumlu olup, halen İzmir'de oturmaktayım. A.Ü. Eğitim Fakûltesi mezunuyum  Ata..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster