Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ekim '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1227
 

Pkk Terörü Nasıl biter ? (1)

Pkk Terörü Nasıl biter ? (1)
 

Pkk militanları ile Amerikalaılar Kandil'de sohbette..


<ı>PKK ile mücadele de sorulması gereken sorular

Günlerdir yazılıyor, konuşuluyor, televizyonlarda programlar hazırlanıyor. Asker, sivil, öğretim görevlisi, gazeteci, yazar birçok kişinin görüşüne başvuruluyor. Aktütün saldırısından bu yana ülkede bir gerginliktir aldı başını gidiyor… Özellikle Taraf gazetesinin yayınlarından sonra, Genel Kurmay sert üsluplu bir açıklama yapmak zorunda kaldı. Açıklamaya mazhar olan ise, ilgili gazetenin “sekiz sütuna manşet “ olarak verdiği ilgili saldırının günler öncesinden asker tarafından bilindiği ve bunun belgelendiği ama hiçbir önlem alınamadığı haberidir. Ayrıca bu haber, TSK’nin aciz olduğu ve aldığı istihbaratı yapmadıkları da belirtiliyordu ve beraberinde insansız hava aracından çekilmiş fotoğraflar veriliyordu. Ama çok sürmeden bir gün sonra, ilgili haberin yanlışlığı, resmin üzerindeki koordinatlardan, resmi çekilen yerin Aktütün değil, Kandil’de bir lokal olduğu belirtiliyordu. İlgili haber fos çıkmıştı. Fakat kafalardaki sorular her gün artmakta ve cevapları verilemiyor. Daha doğrusu dile getiriliyor ama bu bireysel bazda kalıyor. Bu kurumsal bazda seslendirildiği zaman, Türk halkı rahatlayacaktır.

İlk gün, tüm haber kaynakları şoktayken, bir gün sonra herkes bu şoku atlatıp, ilgili gazeteyi tartışmaya başladı. Takip ettiğim birçok haber ve programda, ilgili gazetenin gerçekten taraf olduğu ve başta ABD olmak üzere birçok yerden istihbarat aldığı ifade ediliyordu. Bunun doğruluğuna ben de inanmaya başladım. Zira bu gazetenin genel yayın yönetmeni Mehmet Altan, “bir kadının iki göğsünü bu ülkeye yeğlerim” diyebilmiş. Kandile haber yapmaya giden bir başka gazeteci de “ kalbim Kandil’de kaldı” diyebilmiş ise ilgili gazetenin hangi yöne taraf olduğu daha ne kadar tartışılabilir ki? Ayrıca Taraf gazetesinin yaptığı “taraflı yayınların” bir eleştiriden uzak, bir protesto olduğu gözlemi var ki? Eminim ki, bir çok kimse buna katılıyordur.

Genel olarak Amerika bizim müttefikimiz. Pkk ile mücadelemizde de bize istihbarat yapıyor. Daha doğrusu yaptığını zannediyoruz. Ama aynı ABD veya onun istihbarat teşkilatları, Türkiye haricinde Pkk ve Barzani’ye de istihbarat servisi sağlıyor mu acaba? Peki ya İsrail ? Şayet Abd ve ilgili servisleri bizimle birlikte Pkk’ya ve Barzani’ye istihbarat sağlıyorsa, bu müttefiklikten çıkıp, düşmanca bir tutum izlemek manasına gelmez mi?

Kafalara takılan sorulardan biri de, bundan önceki Genel Kurmay Başkanı’nın Kuzey Irak’ı BBG evine benzetmesiydi. Ben her ne kadar bu veciz sözle bölgeyi her an ve her noktadan kameralarla gözetliyoruz anlamında kullandığını düşünüyorum ama yine de birileri “madem bölgeyi Bbg gibi gözetliyordunuz, öyleyse bugüne kadar 45 kişinin öldüğü 5 ayrı Aktütün saldırısını neden önleyemediniz” diyorlar ki, bence de haklı bir eleştiridir. Ve bunun adını zafiyet olarak koyuyorlar. Tsk ile basının karşı karşıya gelmesinin sebeplerinden biri de budur. Acaba TSK gerçekten bir zafiyet içinde midir, yoksa istihbarat eksikliği mi yaşamaktadır. Havadaki insansız hava taşıtları gerekli bilgiyi göndermiyor mu acaba? Eğer öyleyse TSK’nın esikliğini yada hatasını sorgularken bize istihbarat yardımında bulunan ülke veya servislerini de eleştirmek gerekmez mi?

Askere net koordinatlı anlık kuş bakışı görüntülü bilgi ve resim veren insansız hava taşıtlarının verdiği istihbaratlar, Türkiye ilgili birimleri ve TSK’nın haricinde, Amerika ve İsrail’in ilgili birimlerine hatta Pkk ve Barzani tarafına da gidiyor mu acaba? Ben açıkçası gidebileceğini düşünüyorum. Zira yanlış bilmiyorsam İsrail yapımı olan bu araçlarının, uydular üzerinden haberleştiği düşünülürse, böyle bir haber paylaştırması teknolojik olarak çok mümkündür, hatta imkânsız değildir. Eğer bu komplo teorisi geçekse, o zaman vahim bir tablo ortaya çıkmaz mı ve de bazı devletlerin müttefikliğini masaya yatırmamız doğru olmaz mı? Ve öyle bir durum söz konusu ise terörün neden hala bitirilmediği kolayca anlaşıla gelmektedir.

Bugün TSK bir yıpratılma ve de-moralize edilme sürecine sokulmaya sivil halk ile Kürt kökenli vatandaşlar karşı karşıya getirilmeye çalışılıyor. Aktütün saldırısının olduğu gün golf oynayan general hala tartışılıyorken, saldırının olduğu gün düğünlerde halaylar çeken Akp’li vekiller ve bakanlar tartışılmıyor. TSk neden yıpratılmaya çalışılıyor, çünkü Türkiye’nin güvenliğinde en etkin ve konuşması gereken kurum askerdir. Ve askerin sesi kesilmeye çalışılıyor. Bu süreç askerin Milli Güvenlik Kurulu’nun sivilleştirilme, bir anlamda kuruldan çıkartılması ile başladı.

Son bir nokta !.. Bugün ülkede pkk, ciddi bir uyuşturucu ticaretinin musluğunu tutmaktadır. Değeri milyarlarca usd olan bu ticaretin baronları, Türkiye’de yakalananların da çok üstünde ve çoğu bu ülkenin dışındadır ve örgüt çok ciddi bir finansman desteği sağlamaktadır. Örgütün bu ciddi parasal trafiği de birçok ülkenin iştahını kabartmaktadır. Zira bu parasal güç, örgüte siyasi ve silah desteği olarak geri dönmektedir.


(devam edecek)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2529
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster