Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ağustos '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
399
 

Plan

Plan
 

2. Dünya savaşı’nda yenilen tarafta olan, şehirleri bombardımandan yerle bir edilmiş, taş üstünde taş kalmamış, ekonomileri bozulmuş Almanya ve Japonya aradan geçen 60 yıldan sonra nasıl oluyor da dünyanın en zengin ülkelerinden biri olmayı başarabiliyorlar? Onlarda var olan ama bizde olmayan nedir? Şu anda Avrupa’nın en kalabalık genç nüfusuna sahibiz. Yerüstü ve yeraltı kaynaklarımızda yok yok neredeyse... Öyleyse biz nerede, hangi yanlışı yapıyoruz?

Onlarca neden sayabiliriz ancak her sorunu çözebilecek bir aksiyon planınız yoksa sorunlar dağ gibi yığılmaya devam eder. En büyük eksikliğimiz bir plana, bir şablona, bir vizyon ve misyon eksikliğimizdir bana göre.

Alman’ların en büyük özellikleri belli bir disiplin ve planlamacılıktaki ustalıklarıdır. Örneğin bir şirketin karlılık hedefi 500 milyon Euro olsun. Eğer yıl sonu bu hedef tuttu ise planlama iyi yürümüştür. 550 milyon oldu ise bu da iyidir ama 600 milyon olmuşsa bu iyi değildir. Çünkü aradaki 100 milyon euroluk farkında planlanmış olması gereklidir. Bu fark nedeni ile planlamada bir aksaklık var demektir.

Alman milli futbol takımına bakın bu disiplini görürsünüz. Yıldızları yoktur ama her büyük turnuvada mutlaka ilk dörde kalırlar. Oyunlarında belli bir taktik disiplin ve makina düzenini hissedersiniz.

Japon’lar 2.dünya savaşından sonra herşeyleriyle seferber olarak ülkelerini ayağa kaldırmıştır. Daha çok varolan teknolojileri geliştirerek ekonomilerini ayağa kaldırmıştır. Bir nesil kendi lükslerinden feragat ederek yeni neslin önünü açmışlardır. Deprem kuşağında olmalarına rağmen anaokullarında bile deprem aksiyon planını bilmeyen çocuk yoktur. En yıkıcı depremlerde bile ölüm sayısı bir elin parmağını geçmez(*).

Bizdeki durum nasıl peki? Binaları yap, girişe oto galeri yada mobilya mağazası yapmak için kirişleri kes, ilk sallantıda bina çöksün, yüzlerce insan ölsün.

Ülkemizin üç tarafı sularla kaplı ve yüzlerce akarsu olmasına rağmen bangır bangır bağırarak gelen susuzluğa “yağmur duası”ile çözüm ara. Su kesintisinden sonra hatta verilen suyun basıncından patlayan borulardan içme suyu sokaklara aksın. İnsanları kişisel tasarrufa yönlendirirken kamu ve özel sektör hangi bilimsel çalışmalarla önlem almıştır? Diş fırçalarken suyu kapatırsam bilmem kaç ton su tasarrufu yaparmışım, sevsinler. Sen ne yaptın ey sanayicim?Atığını derelere, göllere bırakırken neredesin? Sen ne yaptın ey devlet kurumları, belediyeler... Yeni bir dünya kuracak paraları kaldırımlara, kavşaklara, parklara, lalelere gömerken sen ne önlemleri aldın, hangi palnlamayı yaptın?

Denizlerimizi, şehirlerimizi kirlilikten koruyacak hangi planı yaptık ve uyguladık?Gönüllüler hariç bu ülkede çevre duyarlılığını öne çıkaran bir faaliyet var mı Allah aşkına? Ülkemizde bazı bölgelerede çöl iklimi başlamışken bununla hangi önlemlerle mücadele edileceğine dair bir plandan bahseden var mı? Orman yangınları bu ülkenin kaderi mi?

Trafik kazalarında hergün yüzlerce insanımız ölüyor ama yollarda denetim ve tedbir eksikliği gırla gidiyor. Ehliyet sahibi olup trafik polisine çorba parası(!) vermeyen insan oranını varın siz tahmin edin. Rüşveti bir gelenek haline getirmek bize özgü bir özellik olsa gerek. Resmi dairelerde, hastanelerde dahi rüşvetle, torpille, tanıdık olmaksızın iş yürütmek neredeyse imkansız hale geldi. 1000 yıllık bir çınarın kurtlanmış dallarıdır bunlar.

Uzaktan kumanda ile patlayan mayınlara karşı frekans bozucu teknolojiyi ABD nin elinden alamayarak hergün alev topunu insanların yüreğine bırakmak olacak şey değil. Ortadoğu ve AB ilşkilerinde ulusal çıkarlarımızı ve ekonominin iplerini dışarıdan yönlendirilmesine açık anlaşmaları imzalamak da neyin göstergesidir?

DPT(Devlet Planlama Teşkilatı) denen bir yapı varken ülkemizin dört bir yanında çürüyen inşaatlar, yollar, fabrikalar, tersaneler hengi plansızlıktan bu hale gelmektedir? DPT’nin Ulusal Kırsal Kalkınma Stratejisini uygulayıpta kalkınan bir kırsal bölge var mıdır?Duydunuz mu?

Bakire bir kızın altın dolu bir sepetle ülkenin bir ucundan diğerine güvenle gittiği Cengiz han geleneğinden gelen bir toplumun tüm bunlardan mevcut plansızlık, denetimsizlik ve disiplinsizlikle nasıl başa çıktığını görecek miyiz?

(*)Bugün 17 Ağustos.Marmara depreminde yaşamını yitiren kardeşlerimizin anısı önünde saygı ile eğiliyorum, dualarım onlarla... Mekanları cennet olsun.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu iki konuda başarılı olduğumuz zaman, bizim için herşey gün geçtikçe iyiye gidecektir. Doğru planlama ve olası aksiliklere karşı bir B planı hazırlamak gereklidir. Yapılan işin ( her ne olursa olsun) önemli olduğunun farkında olmalıyız. Genelde o günü kurtarıp gelecekte karşımıza çıkabilecek aksilikleri düşünmeyen bir toplum olarak, üstüne bir de tembelliğimizi ekleyince ortaya böyle vahim bir tablo çıkıyor haliyle... Bir gün bir şeylerin değişeceğine inanmak istiyorum, ama o kadar zor ki... Bu duyarlı yazınızdan ötürü sizi yürekten kutlarım Ahmet Bey. Sevgilerimle...

Yeşim Özdemir 
 21.08.2007 10:27
Cevap :
Yeşim hanım,bizde olmayan ,olduğu zaman da hayret edilen özellikler bunlar.Yorumunuz bir kitabın özeti gibi,Değerli katkınız için teşekkürler.Sevgiler,selamlar.  21.08.2007 13:46
 

Okulumuz Mardin iline bağlı Nusaybin ilçesinde bulunmaktadır. İlçemizin nüfusu yüz bini geçmiştir. İilçemizin tek lisesi var. Bu lisede dört bin öğrenci öğrenim görmektedir. Sınıflarımız 60 ile 70 öğrenci mevcutludur. Okulumuzda eğitim zor şartlarda yapılmakta, yeni bir lisenin açılması için girişimde bulunduk ama bir sonuç alamadık. Okulumuzda ideal bir eğitim veremiyoruz. Bu sene ÖSS'deki başarımız bu eksikliklerden ötürü düştü. Bunun yanında üç farklı okulun binasını kullanıyoruz. Öğretmenler ve öğrenciler bu konuda çok sıkıntı yaşıyor.Bu konuda duyarlı tüm vatandaşlarımızı ve yetkilileri göreve çağırıyoruz.

firaz dag 
 21.08.2007 1:01
Cevap :
Biz birkaç MB gönüllüsü olarak Adıyaman/Akıncılar ilköğretim okulundaki öğrenciler için birşeyler yapmaya çalışıyoruz.Gönüllülük esasına dayalı olarak kampanya yürütmek oldukça zor ama bir o kadar da zevkli bir iş.Yol gösterirseniz elimizden geleni yapmaya çalışrız.Selamlar,sevgiler.  21.08.2007 13:44
 

en akıl dışı olan da geçmişten beri süregelen müthiş bir birikim ve deneyime sahip olduğumuz halde gitgide bunun farkında bilincinde olmayan, bu birikimi gözardı eden bir zihniyete bürünüyor olmamız. oysa öyle bir mücevhere sahibizki bu topraklar üzerinde ama gitgide her anlamda parça parça soyuluyoruz.

beenmaya 
 19.08.2007 21:58
Cevap :
Aynen geldiğimiz noktaya ışık tutmuşsun beenmaya'cım.Artıl aklı başında,ayağı yere sağlam basan bir kurum gördüğümüzde hayret ediyoruz.Selamlar ve sevgilerimle.  20.08.2007 18:17
 

Diğer dış ülkelere baktığımız zaman adamlar 30-40 senelik planlarını yapıyor.bizde ise elimizdekini bugün yiyelim yarın Allah büyüktür düşüncesi.su tasarrufu için çıkın Ankara'dan tatile gidin önerisi.Bir havaalanı inşa ediliyor bitiyor.karşıda tepe var buraya uçak inemez diyerek otlamaları için ineklerin hizmetine veriliyor.bazı vatandaşlarımız daha düz yolda bile yürüyemezken bu sistemi düzeltmek zor görünüyor. Saygılarımla...

zafer kaya 
 18.08.2007 17:09
Cevap :
Sözleriniz yazıyı tamamlamış Zafer bey.Değerli yorumunuz için teşekkürler,selamlar.  19.08.2007 12:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 242
Toplam yorum
: 879
Toplam mesaj
: 196
Ort. okunma sayısı
: 1718
Kayıt tarihi
: 24.06.06
 
 

1970 doğumluyum.Karadenizin bir sahil şehrinden, hayatın güler yüzlü tarafına tutunmak için İstan..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster