Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Temmuz '18

 
Kategori
Kişisel Gelişim
 

Planlar ve Eyleme Geçmek Üstüne

Planlar ve Eyleme Geçmek Üstüne
 

Yaşamım boyunca sayısız plan yapmışımdır sanırım. Önceleri planlarımın kusursuz olması gerektiğini, onları uygulamak için mükemmel zamanı, mükemmel koşulları beklememin şart olduğunu düşünürdüm. Ancak zaman geçtikçe öyle bir şeyin mümkün olmadığını ve aslında buna gerek de olmadığını fark ettim. 

Savaşlarda bile askeri planlar her ne kadar hayâti sonuçlar doğurabilecek, oldukça riskli ve önemli olsa da, savaşın gidişatına göre o planlarda dahi sürekli değişikliğe gidilebildiğini hatırlattım kendime. Yani hemen her planın baştan “kusurlu” olmasının mümkün olabileceğini anladım. Belki vardır ama ben şimdiye kadar önünü tüm netliğiyle görebildiğimiz, her şeyin tahmin edilebilir olduğu, az da olsa aksaklıkların çıkmadığı hiçbir plana şahit olmadım. Yaşamda bana çok şey katan bu farkındalıklar sayesinde ise “sürekli düşünme” durumundan “eylem” durumuna geçebilen, hareket ettikçe üreten, hedeflerine doğru yol alabilen biri olmayı başardım diyebilirim.  

Çoğumuz planla ilgili olarak en önemlisinin “başlangıç “olduğunu düşünürüz, sanki planı uygulamaya başladıktan sonra bir şeyleri değiştirmemiz mümkün değilmiş gibi. Plandan sapmaktan korkuyoruz; küçük bir aksaklıkta bile telaşa kapılanlarımız az değil. Ancak yaşamda kaç şey tam olarak planladığımız gibi gidiyor ki? Planlar süreç içinde kusursuz işleseydi, o zaman belki başlangıcı çok önemli olabilirdi. Elbette konunun kendi sağlığımız veya bir başkasının sağlığı (ya da can sağlığı) olduğu planlarda dikkatli olmak istememiz, başlangıcını dahi iyi kurgulamamız önemli. Fakat bu tarz riskler taşımayan planlar için biraz daha esnek düşünmekte fayda var.    

Planlar genelde (doğal olarak) kusurlu olduğu için, yaptığımız bir planın en iyi plan olmasındansa, asıl önemli olan onu uygularken yapacaklarımız, gerektiğinde bir şeyleri değiştirebilme ve beklenmeyen durumlara karşı uyum gösterme becerilerimizdir. İlişkileri ele alalım. Zaman içinde birey olarak değişiriz, ilişkide olduğumuz kişi de değişir; koşullar değişir ve elbette ilişkinin kendisi de. Bu süreçte değişikliklere ayak uydurmamız, çeşitli düzenlemeler yapmamız gerekir; ilişkiyi ve karşımızdakini beslememiz ve bizim de ondan beslenmemiz. Yoksa hiçbir ilişki en başta mükemmel değildir. 

Yaşamımızdaki bazı yeni başlangıçlar için de benzer bir durumdan söz edebiliriz: yeni bir iş, yeni bir şehir ya da ülke… Bu deneyimlerin olumlu olabilmesi, sürekli uyum sağlamaya çalışmayı, yeri geldiğinde değişimi getirmeyi ve bir şeyleri onarmayı gerektirir. Yaptığımız planlar yeniden planlanabilir, planlanabilmelidir. Bu bir süreçtir, tek bir sefere mahsus bir atış değil.  

Çocuk yetiştirmeden önce istediğiniz kadar iyi bir plan yapın, o planın aynısını uygulamanız mümkün mü dersiniz? Ne siz tam olarak tahmin ettiğiniz gibi davranacaksınız ne de çocuğunuz beklediğiniz gibi davranacak. Kitapta veya sizin planınızda yazanların bazılarının geçersiz olabildiğini ya da uygulama sırasında değişiklik yapmayı gerektirdiğini göreceksiniz. Uyum içinde yürümek için sürekli değişikliğe gitmeniz, belki yeniden plan yapmanız gerekecek; hem de çok sayıda.  

İyi bir plan elbette işimizi kolaylaştırabilir. Ancak pek çok durumda planın başlangıcına çok fazla önem verip zaman harcamaktansa, planı uygulamaya başladıktan sonra yeri geldiğinde değişiklik yapmanın planın kurgusundan daha önemli olabileceğini unutmamalı. Yolda tökezlemenin, düşmenin, plandan sapmanın, değişmek zorunda kalmanınsa birer başarısızlık değil, birer ihtiyaç olduğunu. Zorluklar, engeller ve tehditler sadece bir yere kadar tahmin edilebilirdir. Planları ayakta tutmak, sürekli uyum ve değişimle mümkün. 

Ben uzun zamandır “en iyi”, “en ideal”, “en güçlü” ve benzeri etiketlere takılmadan, fakat elime yine de “yeterince iyi” bir planı alarak, cebime ise zorluklarla başa çıkma, problem çözme, psikolojik sağlamlık ve değişime uyum sağlama becerilerimi koyarak başlamayı, sonrasında gerekli düzenlemeleri yapmayı seçiyorum. Tüm zamanımı ve gücümü en iyi başlangıcı yapmak için harcarsam orada takılıp kalabileceğimi ve hiçbir zaman başlayamayabileceğimi biliyorum. 

İyi yaşam sadece düşünmekle, hayal etmekle gelmiyor; iyi yaşamın en önemli belirleyicilerinden birisi eyleme, harekete geçmek. Benim izlediğim yol: planla, başla, hemen gerekli değişiklikleri yap, düzeltmekten korkma. 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 35
Kayıt tarihi
: 01.02.18
 
 

Selda Koydemir, Boğaziçi Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık programından lisans, OD..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster