Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ekim '19

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
15
 

Plasebo Etkisi

Bugün sizlere psikolojik bir etkiden bahsedeceğim. Plasebo etkisi. Bir insan hiç bir rahatsızlığı olmadan kendini hastalandırabilir mi? Peki ya aslında hiç bir etkisi olmayan ilaç görünümlü vitaminlerle kendini iyileştirebilir mi? Evet!! Bunların hepsi plasebo etkisi ile mümkündür.

Önce bu konu hakkında bir tıp doktorun bir anısından bahsetmek istiyorum. ''Tıp fakültesinde öğrenci olduğum yıllardı. Acil nöbetine yakınları tarafından tekerlekli sandalye ile getirilen 30 yaşlarında kadın hasta, müphem şikayetlerden yakınıyordu. Nefes alamama, ellerde uyuşma, genel halsizlik, isteksizlik, yorgunluk, vücutta ağrılar, başta uyuşma. Ailesi son bir kaç gündür bu durumda olduğunu ve yürüyemediğini anlattı. Yaptığımız tüm muayene ve tetkiklere rağmen bir tanı koyamadık. Şikayetleri hiç bir hastalıkla uyumlu değildi. Biz muayene ederken gittikçe daha da kötüleşiyor, hızlı hızlı nefes alıyor, ağlayacak gibi oluyordu. Bunun üzerine dahiliye asistanı psikiyatri konsültasyonu istedi ve gelen psikiyatristin hastanın şikayetinin ''Somatizasyon'' (Psikolojik stres durumunun kendini bedensel şikayetler olarak göstermesi) olduğuna kanaat getirdi. İlaç dolabından bir adet C vitamini ampulü aldı, enjektöre doldurdu. Elindeki enjektörle hasta yanına giden asistan, hasta ve yakınların duyacağı şekilde yüksek sesle, ''Sorununuzun nedenini anladık, şimdi yurt dışından yeni getirilmiş çok etkili olan bir ilaç vereceğim size. Yaklaşık 30 dakika içinde etkisini gösterecektir. Tüm şikayetlerinizin geçmesi lazım diyerek hastanın kalçasından C vitamini enjeksiyonunu yaptı ve yarım saat sonra tekrar sizi muayene edeceğim diyerek hastanın yanından ayrıldı.

Aradan yarım saat geçtiğinde, adeta o hasta gitmiş, yerine bütün ağrı ve sızıları geçmiş gülümseyen bir kadın gelmişti. Hasta ve ailesi çok teşekkür ederek hep birlikte yürüyüp gülümseyerek acilden çıkarlarken hastanın geldiği tekerlekli sandalyeye ağzımız açık halde bakmıştık.'' Yukarıdaki hikaye gerçekten yaşanmış ve plasebonun etkisini en iyi anlatan hikaye olarak kabul edilir. İnternetten plasebo hakkında araştırma yaparsanız bu hikayeyle muhakkak karşılaşırsınız. Ben de yazıma bu hikaye ile başlamak istedim. Hikaye aslında çok şey anlatıyor. Bu hikayeden yola çıkarak plasebo hakkında şöyle bir tanım yapabiliriz diye düşünüyorum.

Plasebo etkileri, hastalığı tedavi edecek herhangi bir etkinliği olmayan, farmokolojik olarak etkisiz maddelerin veya nedensiz girişimlerin, hastaların şikayetlerini azaltarak kendilerini daha iyi hissetmelerine neden olan etkilerdir.

Halk arasından tıbbi içeriği bulunmadığı için şeker hapı olarak adlandırılmaktadır. Kişi bu hapın ilaç olduğuna inanmıştır, fakat bu ürünün ana maddesi şekerdir. Bu ilaçlar etkisizdir. İçeriğinde kimyasal madde bulunmamakta ve hiç bir şekilde kimyasal ve fiziksel olarak hastaya iyi gelecek bir etki oluşturmamaktadır. Hastaların kendilerine hapın iyi geleceğine şartlandırmaları, bu yönde bir inanç geliştirmeleri, doktorların pozitif yönde yani iyileşme yönünde telkinde bulunmaları ve beynin de bu şartlandırma ile onlara pozitif yönde yardım etmesi sonucunda hap hastaların iyileşmesini sağlar yada başka bir deyişle kendilerini iyi hissetmelerine ya da şikayetlerinin azalmalarına olanak tanır.

Aslında Plasebo'nun fiziksel anlamda tedaviye yönelik bir gücü olmadığı vazgeçilmez bir gerçektir. Sahip olduğu tedavi gücünü tamamen hastanın, verilen ilacın işe yarayacak ilaç olduğunu düşünmesinden alır. Çünkü buna çok ihtiyacı vardır ve buna inanmak ister ve inanır. Plasebo beynin bilimsel olarak açıklayamadığı bir yöne insanların istemeleri halinde kendi kendini iyileştirme gücüne yöneliktir. Plasebo yüzde yüz bir tedavi şekli değildir. Kanserli hücreler, kemik kırılması, iç kanamalar, ağır yaralanmalar, hasarlı organlar gibi tıbbi müdahale gerekli olan hastalıklarda etkili olmadığı bir gerçektir. Bunlara fiziksel, kimyasal ve cerrahi müdahale şarttır. Bu gibi durumlarda plasebo etkisi hastaya yardımcı olan, moral depolayan bir etken olarak düşünülebilir. Sonuçta ağır hastalıklarla mücadele de moral, güven, sevgi, iyileşme umudu şarttır.

Plasebo nöröbiyolojisinin, dünyadaki önde gelen araştırmacılarından biri olan Fabrizio Benedetti plasebo etkisi üzerine bir deney yapmıştır. Bu deney günler boyunca sürmüştür. Deneyde fiziksel acıya maruz kalan birine, önce bu acıyı dindirecek oranda morfin enjekte ediliyor. Son günündeyse morfin yerine tuzlu su solüsyonu veriliyor. Sizce hasta aradaki farkı anlayabilir mi? Farmakolojik olarak hiçbir etkiye sahip olmayan tuzlu su acıyı dindiremeyeceği için bu soru ilk başta saçma gelebilir. Ama kimi zaman dindirebiliyor.

Plasebo etkisi adı verilen bu durum, bir şekilde kişinin kendisine telkinde bulunup aldığı şeyin ilaç olduğuna ve acısını dindirebileceğine inanmasıyla gerçekleşiyor. Aslında Plasebonun fiziksel anlamda tedaviye yönelik bir gücü yok ama ilacın işe yarayacak olması yönündeki "düşünce ve inanç" , bilimsel olarak kesin olarak açıklanamıyor olsa da işe yaramasını sağlıyor.

Plasebo etkisinin en faydalı olduğu alanların başında psikolojik hastalıklar özellikle depresyon gelir. Bu konuda yapılmış bir çalışmayı da sizinle paylaşmak isterim. Adelphi Üniversitesi Psikolojik Çalışmalar Enstitüsü tarafından depresyon tanısı konmuş 165 hasta üzerinde 16 hafta boyunca süren araştırmada, plasebonun da en az anti depresyon ilaçlar kadar etkili olduğu belirlendi. İlaç tedavisi yüzde 31 oranında sonuç verirken psikoterabi yüzde 28 plasebo ise yüzde 24 oranında sonuç verdi. Aradaki farkın çok az olmasına dikkat çeken uzmanlar sonucun tesadüf olmadığını açıkladı. Kanserli hücreler veya kemik kırılması gibi tıbbı müdahale olmaksızın iyileşmeyen hastalara dikkat çeken DR. Ted Kaptchuk bu durumlarda elbette plasebonun tıbbi ilaçlardan daha etkili olduğunun söylenemeyeceğini kabul ediyor. İnsan vücudunun başlı başına kendi kendini tedavi edebilen bir mekanizma olduğunu vurgulayan Kaptchuk ilaç alma eyleminin ise beynin ağrı kesici sistemini devreye sokması sayesinde rahatlatıcı bir işlev gördüğünü belirtiyor.

Plasebo etkilerini tetikleyen faktörlerin başında beklenti geliyor. Hastalar kendilerine verilen ilaç veya uygulanan tedaviler nedeniyle iyileşme beklentisine kapılıyorlar. Tedaviyi uygulayan doktorun, tedavinin işe yaradığı telkini, hastaya verilen ilacın çok etkili olduğunu düşünmesi semptomlarının psikolojik, hatta kısmen fizyolojik olarak gerilemesine neden olabiliyor. Beyaz önlük giymiş, otoriter ve ilgili bir hekimin şimdi size çok güçlü bir ilaç vereceğim bir kaç güne bir şeyiniz kalmaz telkini ile plasebo olan hastalar tedavi seansının ardından kendilerini daha iyi hissettiklerini belirtiyorlar.

Ayrıca hastalar üzerinde gözlemlenen plasebo etkisi pek farklı değişkene bağlıdır. Örneğin doktorun fazla ilgilendiği hastalarda, bu etki çok daha hızlı ve net bir şekilde görülüyor. Bunun yanı sıra kırmızı ilaçlar beyazlardan, kapsüller haplardan ve enjekte edilenler ise kapsüllerden çok daha etkili oluyordu.

İnancın Etkisi

Açık olan bir şey var ki zihin, vücudun biyokimyasal süreçlerini etkileyip değişime uğratacak güce sahip. Beyin, kendi içerisinde bağımsız işleri yoluna koyma beceri ve yetisine sahip olsa da, kişinin inancı ve yoğunlaştığı düşünceler, beyni hem olumlu hem olumsuz yönde etkileyebiliyor; bir etken olması ön koşuluyla: Bu konuyu daha iyi açıklamak için şu yaşanmış hikayeyi sizinle paylaşmak isterim.

Bay M, birdenbire ortaya çıkan körlükle 2 aydır mücadele ediyordu. Yapılan tüm araştırma ve tetkikler fizyolojik olarak hiçbir sorununun olmadığını gösteriyordu. Psikiyatri kliniğimize başvurduğunda, hastane hastane gezmesi ve sonuç alamaması ve körlüğünde en ufak bir değişim olmaması Bay M.'yi intiharın eşiğine getirmişti. Daha önceki inceleme sonuçlarının tamamen temiz olması, bize plasebo etkisinin neden olabileceği 'ters ve olumsuz' etkiyi düşündürdü. Dikkatli ve titiz görüşmeler, hastanın körlüğünden 6 ay önce ciltte oluşan güneş lekeleri için bir ilaç kullandığı bilgisine ulaşıldı. Hasta, ilacı kullanmış ve şikayetleri azalmıştı. Lakin kullandıktan daha sonra prospektüsün içinde yer alan yan etkiler kısmında 'Gözde geçici körlüğe sebep olabilir' cümlesini okuduktan 10 gün sonra birdenbire gözleri kör olmuştu. Yapılan görüşmelerde, uzun saatler boyunca bu konuyu düşünmüş ve yoğun stres altına girmişti. İlaç firmasının güvenilir olması, "Körlük yapar diyorlarsa mutlaka kör olacağım" şeklinde bir inanç geliştirmesi, buna koşulsuz inanmasını sağlamıştı. Hastanın bu sıkıntısını anladıktan sonra aynı yöntemle plasebo ilacını hastaya verdik: "Körlüğünüzün kaynağını bulduk. Bu ilaç yeni geliştirildi, en fazla iki gün içinde gözleriniz açılacak." şeklinde bir açıklama yapıldı. Hasta kliniğe yatırıldı, 32 saat sonra hasta tekrar görmeye başladı. Bu süreç tamamlandığında, hastaya körlüğünün nedenleri, oluşumu ve iyileşme süreci titiz bir çalışmayla açıklandı. Bay M, bir daha körlük sıkıntısı yaşamadı.

Ve şunu unutmayın. Hastalar birer makine veya robot değildirdir. Duyguları düşünceleri ve hisleri olan canlılardır. Doktorlar onları sadece etken madde içeren kimyasal ilaçlarla iyileştirmeleri her zaman başarılı olmaz. Doktorların uyguladıkları tedaviden en iyi sonucu alabilmeleri için hastaların kendilerini mutlu, azimli, güçlü, güvenli hissetmeleri önemli unsurlardır. Ve bu unsurları sağlamanın bazen en önemli aşaması Plasebo etkisidir.

Şimdi sevgili okurlar yukarıda anlatılanlara göre buradan şöyle bir soru sorabilir miyiz. Beyin mi insanı etkiliyor, insan mı beyni etkiliyor, ya da her ikisi mi, ya da duruma ve şartlara göre değişiyor mu? Evet bunlar üzerine sorgulama yapılması gereken bir sorulardır. Ve bu sorular uzun bir zaman nörologları ve sinir bilimcileri meşgul edeceğine benziyor. Günlük hayatta mutlaka başınıza gelmiştir, gününüzün kötü geçeceğine inanırsanız o gün başınıza bir çığ düşmediği kalır. Tüm olumsuzluklar sizi bulur, gününüz mahvolur. Bir arkadaşınıza, 'Kötü görünüyorsun hasta mısın?' diye sorduğunuzda gün içinde hastalanabilir. Hasta olana ise 'Bugün gayet iyi görünüyorsun' dediğinizde gün içinde daha iyi bir seyir izler. Dahası, bir insana sürekli 'kötü, beceriksiz, işe yaramaz' telkininde bulunursanız, öyle olmasa dahi buna inanmaya başlar ve tam dediğiniz gibi insan olur. Kendinize, hangi yönde telkinlerde bulunursanız, beyin o sonuca ulaşmak için fizyolojinizi ve kimyasallarınızı o yönde etkiler.

Plasebonun olumlu etkilerinin aksine, bazen etkisiz madde alımını takiben olumsuz etkilerde gözlenebiliyor. Nosebo etkileri denen bu fenomen, uygulanan etkinliği olmayan tedavi yönteminin ardından gerçek ilaçtan beklenen yan etkilerin gözlemlenmesi durumuna verilen isimdir. Eğer herhangi bir ilacı alırken hiç bir yan etki deneyimlemediğiniz halde, günün birinde prospektüsünü okuyup orada görülen yan etkilerde kaşıntı ve mide bulantısını yaptığını gördükten sonra tüm gününüz kaşınarak ve kusmamaya çalışarak geçtiyse sizde nosebo etkisiyle tanışmış olmalısınız.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 23
Kayıt tarihi
: 09.09.19
 
 

1980 İstanbul doğumluyum. Lise mezunuyum. Güvenlik görevlisi olarak çalışiıyorum. Spor yapmak, ki..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster