Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Şubat '08

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
844
 

Plazamın önü boyalı direk

Plazamın önü boyalı direk
 

Şirketlerin iyi kazananları bir de sınıf atlayıp, kule tipi binalara taşındı son dönemde. Kule, plaza, iş merkezi adı altında geçen bu binalar uzaktan bakıldığında uzay üssü alfa gibi görünüyor. Hele bir de gece aydınlatmaları ile afiliden yanlarından geçilmiyor. Dolayısıyla dışı cam kaplı bu binalarda çalışanlar, mekanın da gösterişi nedeni ile iyi kazanan, hiçbir derdi olmayan, süper akıllı, yakışıklı, güzel, iyi giyinen, acayip ve hatta uzaylı gibi algılanıyor.

Oysa içerideki kimsenin az katlı, yatay binalarda çalışanlardan bir farkı olmuyor. Her iş yerinde bilinen huzursuzluklar, çekişmeler orada da aynen devam ediyor.

Bu uzay üslerinde aslında komik derecesinde yadırganacak bazı durumlar oluyor. Kurallar ve kurumsallık sözcüklerinin anlamı aramızda kargaşa çıkmasın, hep birlikte kardeş kardeş geçinelim niyetinden çıkıp, bazen size zorluk olarak geri dönebiliyor.

Güvenlik turnikeleri, kart tanıtma sistemleri gibi zorunlu kuralların dışında mesela bu tip binalarda havalandırma sistemi delinmez yasa gibi uygulanıyor. Tam oturduğunuz masanın üstünde koca bir havalandırma çıkışı olabiliyor. O havalandırma gün boyu beyninize üfleyebiliyor. Bu durumda sizden verim almak bir kenara, boyun tutulması, baş ağrısı, müzmin gribal enfeksiyon nedeni ile hastaneden işe gelmeniz bile mümkün olamıyor. Hatta her gün soğuktan mütevellit bir beyin travması söz konusu oluyor.

Teknisyenlere çaresiz “ama olmaz ki, bakın her gün hastayım” diyorsunuz, cevap kurulmuş makine gibi son derece net oluyor. “Binanın geneli standart 21 dereceye ayarlanmıştır. Yaz, kış ısı bu seviyede tutulmaktadır. Sizin üstünüzdeki havalandırmayı iptal edip, standardı bozamayız.” Haydaaaa... Yahu standart falan yok! Alet tepemde ortamı 21 derece yapabilmek için resmen -10 derece ile üflüyor, çıkan hava direkt benim kafamda işlevselleştiği için arkadaşımın ortamı hala Lara Plajı.

Ozonu dikine delmenin yanı sıra magma tabakasına ulaşmak amaçlı zemine doğru ilerleyen bu binalarda bir de kiraları ucuzundan hallice zemin kat ofisleri bulunuyor. Bu kez de güneş görmeyen bir yerde, astronot gibi suni hava ile yaşamak zorunda kalınması nedeni ile kiminin basınçtan başı ağrıyor, kimi nefes alamıyor, kiminin ciğerlerinde ortamdaki anti hijyenik sebeplerden dolayı bakteri oluşuyor, kimininse cildi bozuluyor.

Bu binalarda daha çok yükseklerde suni bir kutup belirginleşirken, derinlerde açık mezar ortamı gözlemleniyor. Sonunda ortam tıbbi olarak her konuda incelemeye uygun vaka ile doluyor.

Elbette bu tip olumsuz tarafları olmasına rağmen, hepsi bir arada sunulan kolaylıklar paketi nedeni ile kişi, plaza insanı olmayı çok çabuk benimsiyor. Yağmura çamura temas etmeden arabanla binanın altındaki garaja girmek, 3 dakikada fırt diye 28 katı asansörle çıkmak, her konuda muhatap bulma şansı, doktor, restoran, elinin altında kurutemizleme, turizm acentası, banka, postane, kargo gibi kolaylıklar insana feleğini şaşırtıyor, hayatını kolaylaştırıyor ama aynı zamanda alışkanlık yapıyor. İş değiştirmek bu imkanların yok olması anlamına geldiği için insanın başka bir binadan gözü korkuyor.

Oysa genelde plazaya girene kadar ortamdan yüce bir mabetmiş gibi bahsedilirken, içine girince illa bir eksik bulup o konuşuluyor. Tabiatımız nedeni ile beklentilerimiz hiç bitmiyor. Şu tamsa, bu eksik oluyor. İşverenin plazası geçici prestijler sağlarken, mekanlar yaşamak için koşturduğunu unutan çalışanın ancak dilini yoruyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sizi hiç anlayamıyorum ki ben sosyetik kediler:) Bizim deponun arkasında bir tarla var. Yeşermeye başladı. Yarısı çürümüş çınar ağacına soluklanmak için kuşlar konuyor, arada kahve içip dumanını, uzaktan görünen denize doğru üflerken başıma sıçıyorlar ama olsun..O kadar yukarıdan baharın geldiği görülüyor mu acaba ?

Ali Gülcü 
 02.03.2008 15:20
Cevap :
Bazen sis pisten başka hiçbir şey görünmüyor. Bir de her bölgedeki trafik çok iyi gözlemlenebiliyor. :)) Sizin iş yeriniz ve yaşadığınız yer bir kere anlattığınız hikayelerden belli çok güzel, o yüzden moral bozmayın lütfen.  02.03.2008 15:26
 

Sonuçta "Ölürüm de ayrılamam ben senden" diyorsunuz, öyle mi:))

Ümit Culduz  
 02.03.2008 0:09
Cevap :
Yazının içerine ek gizli mesajımı başlıktan yakaladınız ya inanamıyorum size. :)) Ne yapalım alıştık bir kere. Sevgi ve saygılarımla.  02.03.2008 12:41
 

gibi geliyor , mecburen gittiğimde bu tür binalara, yada büyük alışveriş merkezlerine başım gözüm dönüyor:)), çok şükür ki Balmumcu' da boğaza nazır, geniş pencere ve balkonları olan cadde üstü bir dairede çalışıyorum:)))), sevgiler

Dilek Fuçucı 
 29.02.2008 22:52
Cevap :
Selam Dilek Hanım. Ne yalan söyleyeyim ofisinizi kıskandım ama olsun, aynı zamanda adınıza da çok sevindim. Sevgilerimle. :)  29.02.2008 23:34
 

Şu CNBC de yayınlanan diziler var ya... Hazır senaristler grevdeyken, onların yerine müthiş senaryolar yazabilirsin:-) Hem de en umutsuz iş kadınlarından:-) Selamlar Mersinden...

yeşilsoğan 
 29.02.2008 19:40
Cevap :
İnşallah Allah söyletmiş olsun. Bir gün oralara da gelelim. Çok teşekkürler. :) Sevgi ve selamlarımla.  29.02.2008 23:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 118
Toplam yorum
: 727
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1595
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

Bir fikirden bir başka fikre, gerçeği bulana kadar bir halden başka bir hale geçip duruyorum. İncede..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster