Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ocak '14

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
328
 

Polonezköy ve Bozcaada'nın makus talihi; Manidar zamanlama!

Polonezköy ve Bozcaada'nın makus talihi; Manidar zamanlama!
 

Bozcaada ve Polonezköy beton yığınına dönmesin!


POLONEZKÖY

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 26 Aralık'ta askıya çıkarılan 1/1000 ölçekli plan kapsamında Polonezköy imara açılacak. Aynı akibet Bozcaada içinde geçerli, 25 Aralık'ta Bakanlıkça onaylanan 1/25 bin ölçekli nazım imar planı askıya çıkarıldı.

İstanbul'un çok az kalan orman ve koruluklarından, biri olan Polonezköy 1994 yılında Tabiat Parkı ilan edilmiştir. 1842 Yılında geçici bir köy olarak Polonyalı'lar tarafından kurulmuş, kurucusu Adam Czartoryski'dir. O zamanki adı da Adampol'dür. 200 kadar polonyalı yaşamaktaydı. Bugün nüfusu 1ooo civarındadır.

1999 Depreminden sonra Beykoz'un köyleri, orman arazileriyle beraber Polonezköy'de kaçak yapılaşmadan nasibini almıştır. Burada büyük arsa kapatanlarla, kaçak lüks siteler ve yapıların, bu planlar sayesinde yasallaştırılması cihetinede gidilecektir.

3.Köprünün bu alanlara yakınlığı rantiyenin iştahını kabartan unsurların başında gelmektedir. Manidar bir şekilde acele edilerek imar planlarının askıya çıkarılması, verilen sözlerin bir tezahürümüdür?

Plan uygulandığında Riva deresi ve havalisi gibi, Polonezköy'ün de betonlaşmasının, ekolojik dengenin bozulmasının ve doğa katliamının önüne geçilmesi olanak dışı kalacaktır. Bu gerçeğin asla unutulmaması gerekir. Bu köy bütün özelliklerini kaybedecek, arsa spekülatörlerinin ve rantiyenin oyun sahası olacaktır. AVM, ofisler, banka ve finans kuruluşları gibi kurumların kurulmasına olanak tanıyacak yeni bir kent görünümüne bürünecek. Bu doğa harikası yer ranta kurban gidecektir.

Polonezköy'le ilgili kısa bir nostalji;

1950-70 li yıllarda ve tabi daha önceleri, Polonezköy'ün doğallığı buğünle kıyaslanamayacak kadar bir başka güzeldi. İstanbul'un çeşitli yerlerinden gelen gayrimüslüm vatandaşlar, Paşabahçe'ye gelirler, Yorgi'nin bahçeli kahvesinde otururlar, soluklanırlar çaylarını içerler ve Polonezköy'e gitmek üzere iki atla çekilen çardaklı ve 8-10 kişi alan arabalarla yola çıkarlardı. Arnavut kaldırımlı yol köybaşı çeşmesinin yanından, Tepeköy'e kıvrılır, Fatma Hanım'ın çayırından sonra toprak yol başlar, Polonezköy'e kadar devam ederdi. Bugünkü Beykoz Konakları, Acarlar önünden devam ederdi. İki tarafta yemyeşil ormanlarla kaplıydı. Polonezköy'de pansiyon evlerde kalınır, köyün kır gzinosunda laterna eşliğinde danslar edilir, oyunlar oynanır, yarışmalar yapılırdı.. Köyün leziz yemekleri, meyvelari yenirdi. Meşhur kirazı dalından  toplanırdı. 

Tabi bunlar geride kalan anılar, lakin bunları yaşamayan, doğayı, ekolojiyi o yöreyi gönülden tanımayan yöneticiler için bir kıymeti harbiyesinin olduğunu düşünmek biraz safdillik olsa gerek.

BOZCAADA

2010 Yılının yaz sonu Eylül başı gibi, gün batımını izlemek için ada turuna çıktık, kaptanımız adalı olduğundan koylar ve arazi hakkında güncel ve tarihi bilgilerde veriyordu. Adanın güney doğu kısmında kalan ve Akvaryum koyunuda içine alan etrafı tel örgülerle çevrilmiş devasa büyüklükte araziler dikkatimizi çekti, buraya otel yapılacağını, fakat kimler tarafından kapatıldığı hakkında pek bilgilerinin olmadığını söyledi. Yolun sağında ise başka bir arazide, çok büyük bir sitenin planını gösteren tabelanın asılı olduğunu gördük. 

Doğal sit alanı olan bu yerler ve imara açık olmamasına rağmen birileri tarafından kapatılıyor, yıllar önce! 

25 Aralık'ta  Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 1/25 bin ölçekli nazım imar planını onaylayarak askıya çıkardı. Adanın %90'ını kapsayan tarımsal alanlar ''bağ evi ve tarımsal fabrika'' adı altında yapılaşmaya açılacak, güney kıyılarında ise konut ve turizm tesisi alanı adı altında inşaat yapılabilecek.

Ve 3. derecede doğal sit alanı olan Akvaryum koyu da konut alanı ilan edilerek yapılaşmadan nasibini alacaktır.

Zamanlaması manidar olan, Polonezköy ve Bozcaada'nın imara açılması demek, insanların ve doğal ekolojik yaşam kaynaklarının kurutulmasını istemektir.

Ne uğruna  birtakım insanların ceplerinin biraz daha şişmesi adına!

Değer mi? 

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 463
Toplam yorum
: 695
Toplam mesaj
: 119
Ort. okunma sayısı
: 1508
Kayıt tarihi
: 03.12.07
 
 

Çevreye saygı, insanlık görevi olarak algılanmalıdır. Bankacılık ve finans yöneticiliği  uğraşım ol..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster