Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Şubat '07

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
1282
 

Popstar Alaturka'nın Armağanı

Popstar Alaturka'nın Armağanı
 

Merhaba Armağan Çağlayan,

Sana Armağan diye hitap etmek istiyorum müsaade edersen, sanıyorum birkaç yaş büyüğüm senden. O da sana isminle hitap etme hakkı veriyor olsa gerek bana.

Sırf kendinden biraz daha fazla söz ettirebilmek için, yaşadığın rayting kavgasının nedeni, yeni sahneye koyduğun şovundan (!) olsa gerek.

Sana bakınca bir Ajdar, bir Alihan görüyorum, bazende karşımda Tuğba Ekinci duruyor sanıyorum.

Yani bir yerde Ajdar’laşıyorsun, bir yerde Alihan’laşıyorsun. Yeri geliyor Tuğba’laşıyorsun.

Hem dövüyorsun, hem dövülüyorsun. Yeri geliyor kendi jüri’ne bile kafa tutmaktan, laf atmaktan çekinmiyorsun.

Popstar devam ettikçe sen de bizi şaşırtmamaya devam edeceksin galiba.

Seni böyle bildiğim için kızmıyorum, sinirlenmiyorum. Yaptıklarını gayet doğal karşılıyorum. Nedeni de, yine rayting kaygın galiba..

Kimbilir belki istediğin kitleyi bir türlü yakalayamamış olman, Ajdarlaştırır, Alişanlaştırır, Tuğbalaştırır.

Cevabı sadece sende saklı.

Dün yine müziğimizi dinlemek adına karşınızdaydım. Karar vermiştim kendime, kızmayacak, sinirlenmeyecek, TV denen ucubeyi icat edene beddua etmeyecektim.

Seni şöhret yapanlara da kızmayacaktım.

Zehir kavanozuna bandırdığın dilinle, yine kimi yakacaksın diye kendi kendime sorup, cevabını da bulmaya çalışmayacaktım.

Kimin eteğinin kısa, kimin pantolonun ütüsüz, kimin basenlerinin ölçüsüz olduğu, yakışıksız eleştirilerini de hiç kafaya takmadım.

Ta ki; Suat adlı yarışmacının selam faslına kadar, Rize’ye ve Kosova’ya selam gönderilene kadar.

Sahneye çıkmadan önce birkaç sevenine gönderdiği selamın oy avcılığı olduğunu iddia eden sen, bilerek ve isteyerek oy avcılığı yapıyordun.

Onu da ticari kaygına bağladım, hoş gördüm.

Ancak yorumcunun Atatürk adını andığı anda, yüz ifaden değişti, adrenalin katsayın yükseldi.

“Sakın Atatürk’ün adını ağzınıza almayın!, Onu da bu oyuna alet etmeyin!”

Bu sözleri senden duymamayı çok isterdim Armağan..

Gözlerinde şimdiye kadar hiç görmediğim bir nefreti gördüm.

Yorumcu çocuk tüm saflığıyla söylüyor, “Bana Kosova’dan oy gönderemiyorlar, Atatürkçü olduğum için içtenliğimle ve gururla söylüyorum. Altında başka şeyler aramayın” diye.

İş Atatürk’e gelince tanımadığın, bilmediğin yüzler çıkar, vatan, millet, toprak çok insanlar saklar arkasında sevgili Armağan..

Suat da sadece bir tanesi onlardan.

Bilir misin, Trakya’da yaşayan Türkler Atatürk’ü çok severler, Ankara’nın, İstanbul’un göbeğinde yaşayan bir çok Türk’ten daha çok.

Çünkü onlar bugün Irak’ın yaşadığı zulmü yaşadılar, dün Bosna oldular, Kosova oldular, etnik kimliklerinden dolayı hiç kimse Türk’lerin hoşgörülü baktığı gibi bakmadı onlara.

Bu yüzden Atatürk’ü çok ama çok severler.

Bilmezsin ama!..

Senden başka herkes söyledi ama ben de söyleyeyim, “Özellikle bu sıralar” yokluğunu daha fazla anladığım Atatürkçülüğünü açıkça ifade eden birisine karşı aldığın hasmane tutumu yadırgadım, kınadım.

Senin adına üzüldüm.

Tartışma sırasında yaptığın parmak hareketini ise o konuşmalarına hiç mi hiç yakıştıramadım.

Bu ne lahana turşusu, bu ne perhiz hareketiydi o..

Daha doğrusu şöyle sorayım, bir partinin hareketi miydi o?

Sıkıştığın zamanlar ise, cepheye tek girmeyeyim diye Ebru Gündeş’i yanına almaya çalışmanı, onu da nota bilenler, bilmeyenler kavgasına sokmaya çalışmanı da sana yakıştırmadım.

Kavgada tek kalmayayım diye, jüriyi bölmeye çalışman, hedef saptırman doğru mu?

Sözün özü;

Şöhret yoluna çıkanları, bu yolda bekleyen tehlikeli tuzaklar, şöhret avcıları olacaktır.

Allah onların kötülerinden saklasın.

23 yaşında, bir yıllık avukattın değil mi?

Buralarda bir tabir vardır, “Diliyle dokuz köyü boşatır” diye.

Allah’ın sopası yok, yoksa 99 köyü boşatırdın maazallah.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 25
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 1318
Kayıt tarihi
: 22.07.06
 
 

Yerel bir gazetede yaklaşık 6 yıldır köşe yazarlığı yapıyorum. Gündelik yaşamın gölgesinde kalan kon..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster