Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Temmuz '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
329
 

Popüler olandan kaçmak ya da kaçamamak!..

Popüler olandan kaçmak ya da kaçamamak!..
 

Popüler: Halkın zevkine uygun, halk tarafından tutulan. Kelime anlamı bu sözlüklerde.

Latin kökenli bir kelime ve batı dillerinde halk yerinede kullanıldığı oluyor. Mesela İspanyol Halk Partisi'nin adı "Partido Popular" dır. Bizde herkesçe bilinen manası daha muteberdir.

Peki, herkesçe bilinenlerin hikayeleri evlerimize televizyon ekranlarından akarken herkesçe bilinmeyen ve asla da bilinmek istemeyenler ne olacak?

Herkesçe bilinmek istememek bir kanun kaçağının en tutkulu arzusu değildir sadece. Normal bir insanın sağlıklı ruh halini de yansıtır aynı zamanda.

Normal derken şu aralar pek rastlanır olamayanlardan aslına bakılırsa da bu nedenle bizatihi anormal olanlardan bahsediyorum.

Ayrımına varmak için belli örnekler vermek gerekecek sanırım. Normal insan nedir derseniz buna verilecek cevap adedi oldukça fazladır. Ama pek göze görünmediği için öğreticiliği bir hayli azalmıştır. Bu nedenle bendeniz sizlere normal olmayan nasıl bir şeydir onunla ilgili bir kaç örnek vereyim dilerseniz.

Öncelikle normal olmayanın ortak yanı televizyonla deruni bir ilişki kurmuş olmasıdır. Ekseriye anormaller renkli camda endam etmek için türlü hileler ve desiselere dahi başvurmayı göze alabilmektedirler.

Çeşit çeşit yarışmalara katılıp örümcekleri ağızlarına almak, şarkı, türkü söylerken dans etmek, magazin programlarında boy boy firikikler vermek. Basılmak bazen bastırılmak ezilmek için çabalamak, Salya sümük ağlamak, ağlatmak, gülücükler yada küfürler saçmak, içip içip dağıtmak ya da dağıtıyor gibi yapmak ve bilumum maskaralıklar.

Ve bu maskaralıklara rağmen hayatını sürdürmeye çalışan normaller. Yani beş yaşındaki kızı masanın üzerine çıkıp da beline yemeni bağlayan "şugar karılar" gibi dans ettiğinde gözleri yuvalarından fırlayan anne - babalar, Akademik hevesler taşırken belli ellerin tornasından çıkmışçasına ortalıkta paltoları ile dolasan insan yığınlarının arasında kaybolan üniversite genliği, Kullan at ilişkiler yaşayan kızlar ve oğlanlar, sınıfın, yetmedi kantinin, yetmedi okulun, yetmedi kampusun en popüleri olmak için çabalayanlara muhtelif yerleri ile gülenler vesaireler.

Yaşamları her gün bir cenderede ezilirken oldukları gibi kalmaya çabalayanlar.
Anormaller hızla normalleşirken aynı hızla anormalleşenler.

Amansız bir yarış içindeler popülerlik ile. Sapkın ve ters bir ilişki bu. Bir taraf flaşlara koşarken kolları yana açık. Ters istikamette kaçıyorlar ışıktan. Aydınlığa koşmayı hayalleyen bellekler karanlığın kollarına bırakıyor sevgi ile kendilerini.
Kimsenin kendilerini göremediği bir yerde sade bir kahve ve tavla istiyorlar. Sabah kahvaltılarını pazar günleri çimenlerin üzerinde yapmak.

Hızla sonradan görmelerin istilasına uğrayan son kaleleri Taksim'i, Beyoğlu'nu, Boğazı'da terk ederek kaçıyorlar ıssız kütüphanelere, sayfiye yerlerine.
Daha az konuşuyor, daha az paylaşıyorlar fikirlerini.

Bu yozlaşma sürdükçe yeni bir gül kardeşliği doğuyor. Kutsal kaseyi değil ama erdemi taşımak için gelecek nesillere.

Ortalıkta erdemden bir eser kalmadığı günlerde bile damla damla sulamak için gizliden yerküreyi.


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 508
Kayıt tarihi
: 17.05.07
 
 

2002 Sosyoloji mezunu; Bitirme tezi: Cumhuriyetin Toplum Kurgusu ve Türkiye Yahudileri.2004 GYTE Şeh..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster