Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ocak '14

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
2344
 

Pozitif düşünce nedir? Gerçek mi safsata mı ?

Pozitif  kelime anlamı ile olumlu, güzel demek. Poziztif kelimesinin yanına düşünce kelimesini eklediğimiz zaman “Pozitif düşünce” oluyor. Bu da “olumlu düşünce, güzel düşünce” anlamına gelen güzel bir deyim oluyor. Eskiler buna “hüsn-ü zan” diyerek insanlar hakkında güzel düşünmenin ve güzel düşüncelerin insana neler kazandıracağı konusunda epey menkibeler  anlatmışlardır.

Gerçek kelimesinin anlamı ise hakikattir. Yani toplumun çoğunluğunun ve  alimlerin  çoğunun  doğruluğuna inandığı nesnedir. Tabii ki çoğunluğa gerçek olan şey bazılarına göre gerçek olmayabilir. Her şey zıddı ile anılır çok zaman. Güzel-Çirkin, doğru-yanlış gibi. Birine güzel gelen şey başkasına çirkin gelebilir.

Safsata ile boş yararsız ve fayda vermeyen şey demek. Boş ve yararsız olan şey de kişiden kişiye değişir. Mesela kitap okumak  genelde bilimsel olarak  çok insana  fayda sağlandığı ispatlansa da  gene de çok insan kitap okumanın faydasına inanmaz da “boş zaman” değerlendirmek için kitap okuduğunu söyler. Ama Allah’ın ilk emrinin şiddetle emredilen “oku” olduğunu  hatırlamak bile istemezler. Yani fayda da zarar da kişiden kişiye değişen şey . Eskiler olumsuz düşüncelere  “su-i zan” diyerek bu zannın insana ne kadar zarar verdiğini menkibeler ile anlatmışlardır. Yani iyi ve kötünün, faydalı ile zararlının mücadelesi insanlık tarihi kadar eskidir.

Olumlu düşünme bizim Türk ve İslam  gelenek ve göreneklerimizde emredilmesine rağmen, insnalarımız  genelde olumsuz düşünme ve başarılı insanları kıskanma eğilimi ağır bastığından dolayı pozitif düşünceye yönelmemiş ve bu düşünceler genellikle batıda bizlerden sonra ortaya çıkmasına rağmen bizlerden fazla ilgi görmüş ve “olumlu düşüncenin gücü” anlamında  kitaplar yazılmış ve bizler de o kitapları tercüme ederek yayınlama yolunu seçmişiz. Bu tür kitaplar yeni yeni Türk yazarlar tarafından dile getirilmektedir. Yani Pozitif düşünce ile yeni yeni tanışıyoruz. Yıllarca olumsuz şeyleri ve düşünceleri dinleyen  Türk Gençliğinin de olumlu düşünceye alışması da kolay olmuyor. Bazı gençler olumlu düşünmeye  çalışsa da çevrelerinde olumlu düşünceden çok olumsuz düşünen insanlar olduğundan dolayı bu olumlu düşüncenin bir faydasını göremediklerini zannederek vazgeçebiliyorlar. Ama ısrarla olmulu düşüncelerinin peşinde koşan gençler  tabii ki uzun zaman olumlu düşününce buna alışıyorlar ve bunun da faydasını gerçek manada görüyorlar.

Buna hayatımdan bir örnekle vermek gerekirse, ben işitme engelli olmama rağmen kitap okumayı çok seven insanım. Bunun sonucu olarak da  yazan insanım. Bazen  insnalar hiç duymayan insanın bu kadar yazması ve okumasına hayret ediyorlar. Çünkü toplumda çoğu zaman “ işitme engelli insan güzel düşünemez. Duymadığından dolayı düşünceleri  yanlıştır. Ben onu yönlendireyim” inancı var. Ben bu olumsuzluklara bakmadan 30 yıla yakın zamandan bu yana yazar ve 40 yıldan bu yana da okurum devamlı. Bu da hayata güzel bakmamıza sebep oluyor.

Bazen Öğretmenler ve öğretim üyeleri beni okullarına davet ederler. Ben konuştukça olumsuz düşüncelerin olumluya dönüştüğünü görürüm. Çok insan bizimle devamlı konuşmak ve  kaynaşmak ister. Bazıları önyargılardan dolayı   “işitme engelli ile iletişim kurulamaz”  inancından dolayı uzak kalır. Ama gerçek manada olumlu düşünen gençler  her zaman bizimle irtibat kurarak  faydalandıklarını anlatırlar. Olumlu düşünen insanlar yani pozitif düşünenler engellilerden de faydalandıklarını gösterirler.

Buna rağmen yerel ve genel yönetimde görev alan çok insana da yönetimi altındaki okullarda konuşmalar yapmak, öğrencilere kitaplar dergiler armağan etmek pozitif düşüncemi  anlattığım zaman çoğu “tamam” der ama o an ki pozitif dşünceleri bir süre sonra hemen negatife yöneldiği için arayan soran da olmaz çok zaman.Çoğuna  safsata gibi gelebilir. Ancak  uzun zaman bizimle irtibatını kaybetmeyenler, “ sen bizi iyi motive ediyorsun” diyerek her zaman bizi arar ve öğrencileri ile de tanıştırırlar. İşte olumlu düşünmenin gücü bu. Olumlu düşünmek aynı zamanda harekete geçmenin gereğidir.

Pozitif düşüncenin gücünü bir  büyüğün sözü ile  anlatayım  “ Güzel gören güzel düşünür. Güzel düşünen de hayatından lezzet alır” Yani önce bakış açımızı değiştirerek olaylara daha olumlu bakacağız. Düşüncelerimiz olumlu hale gelecek. Kimseye başkasının bakış açısından bakmayacağız. Kendi bakış açımızdan bakacağız. Sonradan da düşüncelerimiz kendi düşüncelerimiz olacak. Hayata olumlu bakmaya başladığımız zaman çevremizde “sen yanlış düşünüyosun, sen beni dinlemiyorsun” diyerek bizi kendi düşüncelerine esir etmek isteyen  insanalar da ortaya çıkacak ve sayıları da artacak. Onlar bizi öyle görüyor diye hemen hayata olumsuz bakmayacağız ve olumlu düşüncelerimize devam edeceğiz. Ve sonrasında   çevremizde bizi anlayan az olacak ama az olacak ve gerçekten de bizlerden faydalanacaklar. Bizlerden az da olsa insnaların faydalandığını görmek de bizlere hayatımızden lezzet alan insan olduğumuzu fark ettirecek.

Olumlu düşünmeye Hadis-i Şerif ile örnek göstermek gerekirse “ İnsan, güzel arkadaş bulursa (bunu olumlu, pozitif düşünen insan olarak algılarsak)  onunla otursun. Güzel arkadaş bulamazsa yalnız kalsın.” Demiştir. Yani güzellikler hayatımızı çerçevelesin. Pozitif düşünmek ve pozitif düşünenler ile arkadaş olmak bu kadar önemli  işte. Biz fark etmeden arkadaşlarımızın düşüncelerini hayatımıza monte ederiz. Buna biz müsaade etmezsek kimse hayatımıza olumsuzluk katamaz. Yani olumlu düşünmek de olumsuz düşünmekte bizim elimizde. Olumsuz düşüncelerimizi olumlu hale getirmek  de bizim elimizde. Bu da pozitif enerji veren insnalar ile daha çok beraber olmak ve pozitif olmamıza sebep olacak ortamlarda beraber olmamız ile olacak iş.

“Hayata hep olumlu bakmak zarardır. Karşımızdaki insanlar olumsuz oldukça “ diye de düşünebiliriz. Mesela biz okumayı severiz. Kurnaz insan okumayı sevmez alay ederse, bizi esir almaya çalışıyor olumsuzluklarına alet etmeye bakıyor diye onun alaylarına  bakmaz ve bizi okumaya teşvik eden insanlar ile olmaya bakarsak o zaman  bizim kitap okumamızın faydasını görürüz. Olumsuz düşünen insanlar ile beraber olacağımıza olumlu bilgiler veren kitaplar ile dergiler ile arkadaş olmak daha güzel ve verimli olur insanın hayatında. Ben hep kitaplar ile arkadaş oldum. Pozitif düşünmeme sebep olacak kitaplar ile arkadaş olmaktan 30 yıl geçse de pişman olmadım.

Sadece pozitid düşünceyi değil, hayatı bile safsata olarak gören insna çoktur. Çünkü bu insnalar özellikle gençler hep olumsuz insnaların yanına gider ve çevresinde hep olumsuzluklara bakarlar. Karşılarına bir iki tane olumlu düşünen insan çıksa hemen karamsarlığa kapılarak onları  da  safsata olarak görebilirler.

Hep düşünürüm, gençler önyargılı olmaya ayırdıkları zamanı, enerjiyi biraz olumlu düşünmeye ayırsa insan o kadar ileri gidecek ki, kendisi bile gelişmesinin bu kadar hızlı olmasına hayret edecek. Ailelerden, okuldan ve hayattan hep olumsuz düşünceleri dinleyen insanın kolay kolay olumlu düşüncelere yönelemeyeceği ancak güçlü iradesi olanların bunu başarabileceğini bilen inan iradesi ile buna yönelir. Yani hayata olumsuz değil daha olumlu pencereden bakmaya gayret eder.

  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1055
Toplam yorum
: 338
Toplam mesaj
: 293
Ort. okunma sayısı
: 1503
Kayıt tarihi
: 28.12.07
 
 

1967 Tokat'ın  Pazar ilçesi doğumluyum. İşitme engelliyim. İstanbul Üniversitesi iktisat Fakültes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster