Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Kasım '07

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
359
 

Pozitif futbolun zaferi

Pozitif futbolun zaferi
 

Norveç karşısına mutlak galibiyet parolası ile çıkan ve klasik 4-4-2 ile sahaya yayılan milliler, karşılarında oyun planlarını 4-3-2-1 üzerine yapılandırmış bir takım buldu. 4’lü savunmanın önünde, Haestad, Tettey ve Bjorn Riise den oluşturulmuş 3’lü blok ve hemen onların önünde Pedersen-İversen ikilisinden oluşan forvet arkası, en önde de J.Carew…. Burada göze batan en önemli nokta; Norveç teknik direktörü Age Hareide’nin 4-5-1’inin, orta alanda basabilecek, fizik ve savunma gücü üst düzeyde bir kadrodan değil de, savunma yeteneği üst seviyede olmayan 3 ofansif orta alan ve 2 forvet oyuncusuyla oluşturmuş olmasıydı. Bu da iyi motive olmuş, koşan, pres yapan, savaşan ve kazanmak için gereken her şeyi ortaya koyan millilerimizin ekmeğine yağ sürdü.

Başlama düdüğü çaldığı andan itibaren Milli Takımımız niyetini açıkça belli etti. Semih ve Nihat’tan oluşturulan ikili forvet hattı, Arda, Aurelio, Emre, Hamit’ten oluşturulan orta alan bloğu, derhal prese başladı, baskıyı önde oluşturdu ve rakip yarı alana yerleşmeye çalıştı. Ne var ki; İbrahim Kaş ve Hamit’in görev aldığı bölgede, özellikle J.A. Riise’nin ve O’na sol içten destek veren Haestad’in üstün oyunuyla rakip, sağ kanadımızı baskı altına aldı. Bu baskı sonucunda kazanılan taç atışları tüm akışı planladıkları gibi götürdü ve 12.dakikada golü buldular. Aslında iyi bir takım hem de kendi sahasında bu noktadan sonra oyunun dönmesine izin verir mi tartışılır. Ancak bir gerçek var ki oyunun 16. dakikasında mucizevi bir gelişme deyim yerindeyse Fatih Terim’i ve Milli Takım’ımızı ipten aldı. İbrahim Kaş’ın sakatlanmasıyla oyuna giren Gökhan, oyunun kaderiyle öylesine oynadı ki, oyuncu kalitesi yeterli seviyede olmayan Norveç’in buna karşı koyması mümkün olmadı.

Gökhan’ın oyuna girmesiyle Hamit-Gökhan ikilisi, J.A. Riise’yi savunmaya mahkum etti. Sol iç bölgesinden ona sürekli destek olan Haestad ise tüm ağılığını bu bölgeye vermek zorunda kalması Norveç orta alanını eksiltti. Orta sahayı savunmakla görevli Tettey(Rosenborg’da forvet arkası oynar) ve Bjorn Riise’nin(Lillestrom’de sağ kanatta görev alır) ofansif özelliklerde oluşu, orta alanda millilerimizi durdurabilecek baskıyı, fizik gücünü ve defansif yeteneği sergileyememeleri, Norveç’in tam anlamıyla kendi savunmasına gömülmesine neden oldu. Carew'e şişirilen uzun toplar stoperlerimiz tarafından eritildi. İversen ve Pedersen’in hücuma katkıları özellikle Aurelio'yla ve kanat beklerimizin de göbeğe destek vermesiyle etkisiz hale getirildi. Arda sol kanatta çok etkiliydi. Orta alanda Emre alışık olmadığımız bir tempoyla oynadı, üst düzeyde mücadele etti. Forvet hattımız bir an bile presi bırakmadı. Sahanın her yerinde baskı uguladık. Zaten teknik anlamda üç futbolcunun ayağına bakan Norveç, millilerimizin üstün top kullanma yeteneği, hırsı, inatçı oyun yapısı karşısında kalesinde gördüğü iki golle dağıldı. Gollerden sonra takımımız oyunu kendi sahasında kabullendi ve skoru korumasını bildi. Sonuç olarak ta hepimizin yüzünü güldüren bir zafer kazanıldı.

Norveç güçlü bir futbol ülkesi değil. Takımın yıldızları J.A. Riise, Pedersen ve Carew’in toplam değeri, yedekler de dahil, diğer tüm oyuncularının toplam değerinin çok üzerinde. Bu durum da takımın kadro yapısı hakkında ortalama bir fikir vermeye yetiyor. Asıl üzerinde durulması gereken, bu ekibin Türkiye ile başa baş bir gurup mücadelesi verebilmiş olması.

Cumartesi akşamki karşılaşmayı teknik anlamda kısaca yukarıdaki şekilde özetlemek mümkün. Ancak çok daha önemlisi bunun uluslararası boyutu… Defansif anlayışın, fizik ve mücadele gücünün hatta anti futbolun son 10 yıldaki anlaşılmaz yükselişi, görselliğin tekniğin, estetiğin yok olmaya yüz tutması, futbolun seyir anlamında geleceğini fazlasıyla tehdit ediyor. Güney Amerika’da, Brezilya, Arjantin, Şili, Kolombiya, Peru, Avrupa’da ise Portekiz, Hollanda, Fransa, İspanya ve son on yıldaki performansıyla Türkiye görsel futbolun kalesi durumundaki futbol ülkeleri. Dün akşam ki netice, görsel ve estetik futbolun negatif futbola karşı kazandığı müthiş bir zaferdir. Dilerim Milli Takım’ımız çarşamba gecesi oynayacağı karşılaşmadan da arzu ettiği neticeyi alır ve pozitif futbolun bayrağını 2008 Avrupa Şampiyonasında dalgalandıracak takımların arasına katılır.

Alp Özar

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 32
Toplam yorum
: 45
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 814
Kayıt tarihi
: 29.09.06
 
 

Soccer Scout & Researcher & Databank Developer Çeşitli kulüplerin altyapı ve profesyonel şube..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster