Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Şubat '15

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
541
 

Prenses Sendromu, Nepotizm ve Cam Tavan Sendromu arasına sıkışan Yönetici Kadınlar Analizi

Prenses Sendromu, Nepotizm ve Cam Tavan Sendromu arasına sıkışan Yönetici Kadınlar Analizi
 

Türk aile yapısında genelde kızlar babalarına erkeklerde annelerine düşkün olduğu görülür. Kızlar babalarının rol modeline uygun bir erkekle evlenmek isterken erkekler de annelerine en yakın modele hayranlık duyar.

Kız çocukları yetiştirilirken erkek çocuklarından daha farklı bir tavır takınır aile. Kimi babalar kızlarına "Prensesim, Meleğim, aşkım, babasının bir tanesi" diye severken bu sevgiyi dengeleyemediğinde kızlar zamanla kendilerini yükseklerde görür ancak hayatın realitesine tosladıklarında bu sefer de derin bir öz güven bunalımı yaşarlar. Prenses sendromuna tutulan kız çocukları babalarının vefatıyla yıkılırlar ve öz güvenlerini kazanmaları çok daha fazla zaman alır.

Oysa babalar kızlarını öz güven vererek ve dengede bir sevgiyle büyütseler kızlar hayata daha öz güvenle adım atarlar. Bu olmadığı zaman kızlar büyük mücadelelerle hayatı deneme yanılma yoluyla ve ağır bedeller ödeyerek öğrenirler. Özellikle de iş hayatını.

Yönetici kadınlar erkeklerin yaptığı işlere daha fazla el atar oldular. Artık kadınların sosyal alanda daha fazla bariyeri yıktığını görmekteyiz. Zira kadınlar sosyal alanda daha fazla özgürlük alanına sahip olma çabasındalar. Bundan 30 yıl önce kadına toplumun yaklaşımı özellikle kırsal kesimde çok daha kötüydü.

Kadının sosyal ve siyasal konumunun bu kadar kötü olmasının nedenini incelediğimizde karşımıza iki önemli unsur çıkmakta. Birincisi DİNsel inanışların kadına bakışının negatif olması diğeri de bu inanışların temel zemininde oluşan adetler, gelenek ve göreneklerdir.

Atasözlerimize ve deyişlere şöyle bakacak olursak;

"Saçı uzun aklı kısa", "Eksik etek", "Elinin hamuruyla erkek işine karışma","Erkek Fatma" ve bunun gibi kadının öz güvenine darbeler indiren bir çok ifade gerçekten üzücüdür. 

Sadece atasözü değil aynı zamanda gerçek olmayan olması mümkün görünmeyen hadislerde kadının konumunu dinsel açıdan daha berbat bir alana itmektedir.

Mesela dinsel literatürde bulunan ve geniş halk kitleleri tarafından ayetle eş tutulan bazı sahte hadisler;

"Namazı bozan şeyler kara köpek, eşek, domuz ve kadındır." 
Sahihi Müslim, Salat 265; Tirmizi Salat 253/338 Ebu Davud, Salat, 110/720 

"Uğursuzluk üç şeyde vardır: Kadında, evde ve atta. "
Ebu Davud, Tıb, 24/3922; Müslim, Selam, 34/115 Buhari, Nikah, 17/4805 

"Kadınları zarar vermeyecek miktarda aç, aşırı gitmeyecek kadar da kıyafetsiz bırakınız. Çünkü kadınlar iyice doyar, güzelce giyinirlerse onlar için dışarı çıkıp gezmekten daha sevimli bir şey yoktur. Fakat onlar biraz aç, biraz da çıplak kalırlarsa onlar için evde oturmaktan hayırlı bir şey yoktur. "
İbnül Cevzi, Mevzuat, II/282283; Suyuti, Leali, II/154 İbn Arrak, Tenzihü’şŞeria, II/212213 

KADININ EN MAKBULÜ KOYUN CİNSİDİR 

Kadın sekiz sıfatlıdır: 

1- Giyim kuşam hevesinden maymun. 
2- Fakir düşmeye razı olmadığından köpek. 
3- Kocasına ve diğer insanlara kibrinden yılan. 
4- Gece gündüz koğuculuk yaptığından akrep. 
5- Evden eşya sattığından fare. 
6- Erkeklere hile kurduğundan tilki. 
7- Kocasına itaat ettiğinden dolayı koyundur. 
İmamı Gazali İhyayı Ulumuddin 

"Kocanın vücudu irin ile kaplı dahi olsa ve karısı onu yalayarak temizlese yine de kocasının hakkını ödemiş olmaz. "
İbni Hacer El Heytemi 2/121 Ahmed b. Hanbel, Müsned, V, 239

"Kadınlara danışmayın, onlara muhalefet edin. Kadınlara muhalefet edin, zira kadınlara muhalefet berekettir. "
Kadınlara Dîni Bilgiler 44,45 Suyuti, Leali II, 147; İbn Arrak, Tenzihü’ş Şeria II, 210 

"Kim ki karısına itaat ederse Allah (cc) onu yüzüstü Cehenneme atar. "
İbn Arrak II, 215 

"Başlarına bir kadını geçiren bir kavim asla iflah olmaz. "
İbni Hanbel Müsned 5/43,50; Tirmizi Fiten:75 Nesai Kudat:8; Buhari Fiten:18 

"Kadınlara yazıyı öğretmeyin. Dikişi ve Nur Suresini öğretin. "
İbnü’l Cevzi, Mevzuat II, 269 

"Bir adam karısını cinsel ihtiyacını gidermek için çağırdığı zaman, kadın hemen o çağrıya uymalıdır. Kadın, tandırda (fırında, ocakta) o anda iş görüyor olsa bile.." 
Tirmizi, Sünen, Kitabu'r-Rıda/10, hadis no.1160

Hadis No : 5614 
Ravi: Cabir 
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Şurası muhakkak ki kadın, şeytan suretinde gelir, şeytan suretinde gider. Biriniz bir kadında hoşuna giden bir husus görürse, hemen hanımına gelsin; zira bu, nefsinde uyananı giderir."   
Kaynak: Müslim, Nikah 9, (1403); Ebu Davud, Nikah 44, (2151); Tirmizi, Nikah 9, (1158) 

Yukarıdaki hadisleri okuyan normal zeka, adalet, ahlak sahibi bir kadının İslamı bu sanarak inanca olumlu bakması mümkün değildir.

Bu tür inanç şekli eskiden daha fazla yaygındı şimdi ise günümüz insanı bunların hadis olamayacağını anlamış durumdadır.

Gerçekten kadını it, uğursuz ve şeytan görerek aşağılayan bakış açısı artık değişmekte. Bu değişime direnen bazı din adamları, bunların hadis olamayacağını Kurandan deliller getirene "reformist" diye suçlamada bulunmaktadır.

Bu yaklaşım ve saçmalıklar sadece İslam literatürü içine sokulan fake (Feyk) hadisler de değil aynı zamanda Tevrat’ta da görülmektedir. 

Hz Adem'e yasak meyveyi yedirenin Hz Havva olduğunu yazan muharrif tevrat kadını suçlayan ilk zemini oluşturmuştur. Bu sayede kadın cennetten kovulmanın yılandan sonraki ikinci sebebi olmuştur.

İşte bu ve buna benzer nedenlerden dolayı kadına karşı büyük bir öz güven eksikliği oluşmuş ve bu durum yönetici kadınlara takınılan tavırlarda da görülmektedir.

Aslında şu an dünyada Yönetici ve girişimci kadınlar hızla desteklenmeye başlanmıştır, Türkiye'de bu değişimden payına düşeni almaktadır.

Kadın yöneticiler ve girişimciler erkekten daha başarılı konumda olduğu artık bilinen bir gerçektir.

Peki neden?

1- Kadınlar küçük yaştan itibaren ön yargılarla savaşa savaşa mücadele azmi erkeğe göre daha fazladır.

2- Ana olan ve analığı bünyesinde bulunduran kadın erkeğin egosuna asla sahip değildir ve olaylara daha objektif ve sorumlu yaklaşmaktadır.

3- Evde yemek bulaşık ütü, çocuklar ve onların yaşam organizasyonlarını en ince algoritmaya göre düşünen kadınlar iş yaşamında da aynı becerikliliği devam ettirmektedirler.

4- Kadın bulunduğu ortama bir estetik ve bir güzellik zarafet katmaktadır. Kişiliğinden yansıyan bu unsurlar dişilik ön plana çıkartılmadıkça avantajlı bir durumdur. Ancak Kapitalizm kadının dişiliğini de iş yerinde ve piyasada sömürmektedir.

5- Erkekler daha fazla fevri ve anlık karar alırken kadınlar karar mekanizmasını daha fazla sürece yaymakta ve alınan kararların nesnel - objektif olmasını sağlamaktadır.

6- İstatistikler kadın yöneticisi olan işletmelerin daha üretken ve iş barışının daha iyi olduğunu göstermektedir. Kadın yöneticisi olan şirketler erkek yöneticisi olan şirketlere göre daha uzun ömürlü olması devletlerin ekonomileri için önemli avantajdır. İşbu nedenleri dikkate alan dünya devletleri bu nedenle kadın girişimci sayısını arttırmanın ekonomilerinin güçlü olmasına katkı sağlayacağını çok iyi anlamış bulunmaktadır.

Bütün bunlara rağmen kadının en büyük düşmanı erkek değil malesef yine kadındır. Özellikle gelin kaynana, elti görümce, bazen iki kız kardeş bile rekabet içinde didişmekte ve birbirlerinin ayağına kurşun sıkmaktadır. Bunun aşılabilmesi için yapılması gereken şey okul, cami ve kışlada senkronize ve birbiriyle çelişmeksizin toplumsal eğitim verilmesidir.

Gerçekten toplumumuzda kışkırtılan bir erkekliğin ve bastırılan bir kadınlığın izlerini göstermekteyiz. Kadınlar cam tavan sendromu da denilen ve ailede sokakta ve iş yerlerinde kendilerine çizilen sınırlarda sinirlerine hakim olarak yaşama içindedir. 

Kırsal kesimde, ilk cinsel deneyimini eşekle, inekle, koyunla, köpekle yaşayan erkek, kadına karşı da eşek, köpek, hayvan muamelesini yapması normal değil mi? (Özellikle kadın cinayetleri ve şiddet olaylarının arkasında kadını insan gibi görmemenin arkasında bu söylediğim psikoloji yok mu sizce?

Kırsalda yıllarca "Bel soğukluğu frengi " hastalıklarına köpeklerle cinsel deneyim yaşayarak atlatılabileceği erkeğe telkin edilirken adının sokağa bile çıkartılmaması kırsal kesim saçmalıklarındandır. Şayet köylerde yaşayan insan yüzdesi şehre göre 30-70 değil de tersi olsaydı biz bu saçmalıkları daha fazla duyardık.

Şehirlerde yaşayan üst kesim gelir ve kültür seviyesi sahipleri olan ailelerde de kızlara karşı özellikle babalar tarafından bir nepotizm (kayırmacılık) yapılmakta ve babalar kızlarını erkek evlatlara karşı korumacı ve kayırmacı da davranabilmektedir. Yıllar önce "Oğlum olsun işim yürüsün" diyen babalar artık bu şekilde düşünmemeye başladılar.

Aile şirketlerinin kısa ömürlü olmasının en büyük nedeni kurucu birinci kuşak kendilerinden sonraki kuşaklar ile farklı vizyona sahip olmaları, kurumsallaşmanın bir türlü gerçekleşmemesi, kendilerinden sonra veliaht çocukları yeterli yöneticilik ve girişimcilik ile donatmamış olmalarıdır.

ÇÖZÜM ÖNERİSİ:

Kadına karşı bakışın değişimin sağlanması ve konumunun düzelmesi için aşağıdaki hususlar yapılmalıdır.

1- Dinsel literatürden özellikle fake (Sahte) hadislerden kadını aşağılayan onu it, köpek, şeytan ve uğursuz gösteren hadisler çıkartılmalıdır. Kuran ayetleri daha fazla öncüllenmelidir.

2- Cami ve diyanetin bu girişimine Kışlada katılmalıdır. Acemi er ocaklarında "Baldız balkonda yatar, kırmızı k.l.t içinde karpuz gb .. yatar" sözlerinin bulunduğu şarkıların moral motivasyon sağlayacaklar diye askere söyletilmesinin önüne geçilmelidir. Bu konuda askeri eğitici evlilikte kadına davranış ve yaklaşım konularında askerler eğitilmelidir. Askerden gelen erkek evlendiğinde karısına çömez asker muamelesini yaptığına çok şahit oldu bu ülke. 

3- Okullarda cinsiyet ayrımcılığına karşı daha bilinçli çalışmalar ve eğitimler verilmelidir.

4- Aile danışmanlığı şi daha ciddi eğitimler almış devlet memurları tarafından verilmelidir.

5- Toplumda duyarlılık uyandırmak için TV, radyo ve sosyal medyada bu konuda daha fazla mecburi tanıtım filmleri, kısa filmler ve sanatsal faaliyetler yapılmalıdır.

Not: Aktif link, Yazar isimi verilerek kaynak gösterilebilir....

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 722
Toplam yorum
: 418
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 3680
Kayıt tarihi
: 23.01.09
 
 

A.Ü İktisat Fakültesi mezunuyum, daha önce Kazakistan ve Hollanda'da eğitmenlik ve tercümanlık iş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster