Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ekim '16

 
Kategori
Genel Sağlık
Okunma Sayısı
611
 

Prof Dr Gökçil : “Epilepsili kadınlar da sağlıklı bebekler doğurabilir”

Prof Dr Gökçil : “Epilepsili kadınlar da sağlıklı bebekler doğurabilir”
 

Kübra Minnet / Ankara

Nöroloji ve Klinik Nörofizyoloji Uzmanı Prof. Dr. Gökçil, epilepsili anne adaylarının doktor kontrolünde gebeliklerini geçirmeleri ve bu süreçte nöbet tipine göre doğru ve en düşük dozda uygun ilacı kullanmaları halinde epilepsili kadınların yüzde 90’ının sağlıklı bebek sahibi olabileceğini söyledi...

Geçtiğimiz aylarda Sağlık Bakanlığı tarafından epilepsi tedavisinde kullanılan Depakin adlı ilacın hamile kadınların bebekleri üzerinde bazı yan etkileri olabileceği açıklanmıştı. Pek çok epilepsi hastasını ilgilendiren bu açıklamaya ilişkin Nöroloji ve Klinik Nörofizyoloji uzmanı Prof. Dr. Zeki Gökçil’le konuştuk.

Prof. Dr. Gökçil, halk arasında "sara" olarak da bilinen ve beyin hücrelerinin kontrol edilemeyen, ani, aşırı ve anormal deşarjlarına bağlı olarak ortaya çıkan epileptik nöbetleri engellemek için en sık kullanılan ilaçlardan biri olan Depakin’in, hamile kadınlarda bebeğe olumsuz etkilerde bulunabildiğini belirtti. Ancak epilepsili kadınların da çocuk sahibi olabileceğini aktaran Gökçil, epilepsi hastası olan kadınların mutlaka planlı bir gebelik geçirmesi gerektiğinin altını çizdi. Epilepsi tedavisinde kullanılan ilaçların bebekte, yarık damak, yarık dudak, bel açıklığı ya da IQ seviyelerinde düşüklük meydana getirebileceğini söyleyen Gökçil, anne olmak isteyen epilepsili kadınların ilaç dozunun doktor tarafından ayarlanmasının önemini vurguladı.

EPİLEPTİK NÖBETLER KENDİNİ NASIL GÖSTERİR?

Epilepsi nöbetlerinin kendini pek çok farklı türde gösterebileceğini dile getiren Gökçil, nöbetlerin, büyük (genel, jeneralize tonik-klonik, grand mal, kasılma-çırpınma ile karakterize) ya da küçük (kısmi, parsiyel, sadece yüz, kol yada bacakta kasılma [basit parsiyel] veya anlamsız konuşma ve davranışlar, el hareketleri, yutkunma, yalanma, boş bakma, cevapsızlık ile karakterize [kompleks parsiyel]) nöbetler şeklinde ortaya çıkabileceğini ifade etti.

Gökçil, kompleks parsiyel nöbetler ve basit parsiyel nöbetlerin farkını, basit parsiyel nöbetlerde bilincin tümüyle açık olması şeklinde açıkladı. Prof. Dr. Gökçil şöyle devam etti:

“Sık rastlanan belirtiler; ani korku, daha önce olmuş bir olayı olmamış gibi veya olmamış bir olayı olmuş gibi hissetme (deja-vu, jamais-vu), daha önce tanımadıklarını tanırmış gibi, tanıdıklarını tanımazmış gibi hissetme, hoş olmayan kokular ve tatlar, mideden yukarı doğru yükselen tarifi güç, hoş olmayan bir his (aura), başın çevrilmesi, kolun yukarı kalkması, kol ve bacaklarda sıçrayıcı, kasılıp gevşeme şeklinde hareketler olabilir. Ayrıca kısa süreli (5-20 saniye), gözlerini dikip sabit bakma, bu anda cevapsızlık, boşluk hissi şeklinde, kasılmasız dalma nöbetleri (absans) ile; özellikle sabahları uykudan uyandıktan sonraki dönemlerde ortaya çıkan ve kollarda sıçrama-atmalar, bazen ışığa duyarlı şekilde göz kırpıştırma, irkilmeler tarzında myoklonik nöbetler de olabilir.”

“EPİLEPSİLİ BİRÇOK ÜNLÜ VE BAŞARILI İNSAN VARDIR”

Prof. Dr. Gökçil, epilepsi hastalığı hakkında bilinmesi ve dikkat edilmesi gereken konuları şu şekilde sıraladı:

1) Epilepsi kısa süreli nöbetler şeklinde tekrarlayan, beyinden kaynaklanan bir hastalıktır. Nöbetler ilaçla durdurulabilir.

2) Epileptik bir hastayı aşırı kollamaya, sosyal yaşamdan geri bırakmaya, takip etmeye ve gereğinden fazla ilgi göstermeye gerek yoktur.

3) Epilepsi hastalığı olan kişi aşırı uykusuz kalmamalı, günde en az 7-8 saat uyumalıdır.

4) Çay, kahve ve kola gibi uyarıcı içecekler ılımlı tüketilmelidir.

5) Uzun süreli ve yakından televizyon (en az 3m olmalıdır) seyredilmemeli ve fazla bilgisayar kullanılmamalıdır. Bu dönemlerde oda ışığı açık olmalıdır.

6) Epileptik hasta, aşırı efor sarf etmemeli ve bunu gerektiren sportif faaliyetlerden kaçınılmalıdır.

7) Alkollü içecekler, nöbet oluşumuna yol açabileceği ve epilepsi ilaçların etkilerini değiştirebileceği için kesinlikle kullanılmamalıdır.

8) Aç kalınmamalıdır.

9)Yüksek yerlerin (balkon, çatı, vs) kenarında bulunulmamalı ve nöbet geçirdiğinde riske girebileceği yerlerden uzakta durulmalıdır.

11) Nöbetler kontrol altına alınıncaya kadar motorlu taşıt kullanılmamalıdır.

12) Epilepsili hasta elinden geldiğince üzülmemeli, olur olmaz şeyleri dert etmemelidir.

13) Epilepsili kişi evlenebilir ve çocuk sahibi olabilir. Epileptik kişi evlenecek ise eşi hastalığını bilmelidir. Bayanlar hamile kalmadan önce mutlaka doktoru ile görüşmelidir.

14) Alınan ilaçların hastalığı tamamen geçirmeyebileceği bilinmelidir. Ama ilaçlar nöbet gelmemesini ya da sayısının azalmasını sağlayacaktır.

15) İlaçlar, düzenli ve mutlaka önerildiği şekilde kullanılmalıdır.

16) Nöbet geçirilme sayısı ile gün ve saatleri kaydedilmelidir.

17) Düzenli aralıklarla doktor kontrolüne gidilmelidir.

18) Epilepsi kısmen de olsa hayatınızı etkileyebilir, ama normal, aktif bir hayat sürmenizi engellemez. Bazı meslekler dışında yapamayacağınız hiçbir şey yoktur.

19) Anne-Babalar, çocuğunun kendini hasta olarak görmesine ya da epilepsiyi bir özürmüş gibi kullanmasına izin vermemelidir.

20) Epilepsi çalışmaya ve iş hayatında başarılı olmaya engel olacak bir hastalık değildir. Dünyada birçok ünlü ve başarılı insan da epilepsi hastasıdır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 15
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3859
Kayıt tarihi
: 21.08.12
 
 

Mesleğim :Prof. Dr. Nöroloji ve Kl. Nörofizyoloji Uzmanı İlgi alanlarım :Futbol, Basketbol, Sağlı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster