Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Haziran '16

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
701
 

Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk’ ü halk uğurladı…

Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk’ ü halk uğurladı…
 

Öztürk Hoca’nın cenazesine gidiyoruz… Otobüs durağında cami için adres tarifi alırken yanımıza sıradan, orta halli bir kadın yaklaştı;  “Ben de o camiye gideceğim, benimle gelin, sizi götürürüm” dedi ve ilave etti; “Yaşar Nuri Öztürk’ ün cenazesine gideceğim. Çok seviyorum, cenazesine katılmak istedim.”

Otobüs geldi, bindik; şoföre ineceğimiz durağı sorarken iki erkek yanımıza yaklaştı ve “Biz de o camiye gidiyoruz; aynı durakta ineceğiz, Yaşar Nuri Öztürk hocanın cenazesine gidiyoruz” dediler. Yine sıradan ve yine orta halli iki vatandaş…

Hep birlikte caminin önünde indik. Saat 11 civarıydı ve cenazenin kalkmasına üç saatten fazla bir zaman olmasına rağmen cami avlusu ve civarı neredeyse dolmak üzereydi. Biraz dolaştık, vatandaşları gözlemledik; pek çoğu sıradan ve orta halli…Cami girişinde üzerinde hocanın fotoğrafı olan beyaz bir şapka dağıtılıyordu. Hava çok sıcaktı ve güneş neredeyse tepemizi delecek kadar yakıcıydı. Bu şapka olayını kim düşündüyse çok iyi düşünmüştü.

Hocanın tabutunun yanına gittik, ailesine baş sağlığı diledik. Gelen çelenklere baktık. Hükümet erkânından, TBMM hariç bir tek çelenk bile yoktu. Etrafı incelerken yakınımızdan geçirilen büyükçe bir çelenk dikkatimizi çekti. Kimden geldiğine baktık; çelengin önünde, “Türk Ortodoks Patrikhanesi” yazıyordu…

Cuma Namazı saati yaklaşıyordu. Birden arkadaşlarıma dedim ki; “Cuma ve cenaze namazının kadınlara farz olduğunu ilk kez hocanın ağzından duyduk. Hadi gelin burada bir ilki gerçekleştirelim ve biz de Cuma namazını kılalım.” Herkes kabul etti. Hep istediğimiz ama belki de alışkanlık olmadığı için ihmal ettiğimiz Cuma namazını kıldık. Hoca, Türk Bayrağı’na sarılmış tabutu ile musalla taşında beklerken…

Giderayak yine üzerimizde bir hakkını bırakmıştı…

Dışarı çıktığımızda adım atacak hatta nefes dahi alacak yer kalmamıştı. Cenaze namazı için zar zor en arkalarda yer bulabildik. Caminin hoparlör sisteminde bir sıkıntı vardı ses arkalara gelmiyordu. Halk bu durumu ıslık çalarak ve el çırparak protesto etti. Sonuçta kadın-erkek birlikte cenaze namazı kılındı; haklar en yüksek perdeden çıkan seslerle helal edildi. O hınca hınç kalabalığın arasından tabut eller üstünde yükseldi. Adeta bir insan seli, hocayı uğurlamak için tabutun ardından akmaya başladı. Biz de ardından ilerlemeye çalışıyorduk. Cami dışına çıktığımız zaman gördüğümüz manzara inanılmazdı… Vatandaşlar camiyi çevreleyen duvarların üstüne kadar çıkmış, hocayı uğurluyorlardı. Caddeye çıktık, trafik durmuştu. Cenaze arabasının gelmesini bekledik. Araba güç bela caddeye inebildi; Ardından sessiz, sedasız biraz da gizlice el sallayıp, veda ettik; sanki bizi görüyormuş gibi…

Araç bulabilen vatandaşlar Kozluca mezarlığına kadar gittiler, biz ne yazık ki gidemedik.  Üsküdar Belediyesi’nin vatandaşlara araç tahsis etmek gibi bir hizmeti olabilirdi ama onlar malûm, bindirilmiş kıtaları taşımakla vazifeli oldukları için böyle bir hizmeti beklemek anlamsızdı.

Şimdi bütün bunları neden yazdım?

Yandaş ve kindar basında çirkin bir iddiada bulunuldu; “Yaşar Nuri Öztürk’ ün cenaze namazı kılınacak mı?”

Hz. Peygamberimizin Beytül Mal’dan yani devlet malından yiyenlerin, aşıranların Gulul Suçu işlediği için cenaze namazını kılmadığı bilinmektedir. Gulul, kamu malı talanı yapanların işlediği suça verilen ad. Gulul suçunun, işleyenleri cehenneme götüreceğini gösteren Kur’ân ve sünnete dayanaklı bilgiler vardır. (Buhari)

Hani o, “ölemedi” “ölmek için dua ediyor” gibi; bırakın bir Müslüman’a, insanım diyen hiç kimseye yakışmayacak çirkinlikte sözler sarf edenlere de hatırlatmak isterim;

Prof Dr. Yaşar Nuri Öztürk, Kur’ân’-ı Kerîm’in indirilmeye başlandığı Ramazan ayında öldü ve Cuma günü gömüldü. Yani Yüce Allah, Ramazan ayı’nda ölmesini uygun görmüş olabilir mi? Bu da Kur’ân’ a yaptığı hizmetlerin onaylandığına işaret eder;  elbette işin doğrusunu sadece Yüce Allah bilir…

Yani ağzından kin ve nefret köpükleri saçan kara yobazlara dememiz o ki;

Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk’ ün cenaze namazı kılındı ve o’nu bindirilmiş kıtalar değil, yurdun dört bir yanından kendi imkânlarıyla ve birilerinin baskısıyla değil, sadece kendi istekleriyle cenazeye gelen binlerce vatandaş uğurladı. Kadınıyla, erkeğiyle; Alevi’si, Sünni’si, Laz’ı, Kür’dü Çerkez’i, Müslimi, gayrimüslimiyle; samimi yüreklerini ortaya koyan Türk vatandaşları…

İşte bu gerçekleri yazmayı, bir dönem hayatıma dokunmuş olan bu insanın, üzerime yüklediği bir görev olarak gördüğüm için yazdım! Bir vefa borcu olarak küçük bir hizmetim dokunsun istedim.

Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk’ e Allah’tan rahmet, ailesine, sevenlerine, Türkiye’ye ve tüm İslam Âlemi’ne baş sağlığı diliyorum. Mekânı Cennet olsun!

Tülay Hergünlü

İstanbul, 25 Haziran 2016 

Çiğdem Timur, Chveneburi bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli Tülay hanım, çağdaş düşünceyi, dinin aydınlatan ışığında yansıtan, bu muhterem Profesörü takdir ve dualarla anıyorum. Ölüm kaçınılmaz bir sondur. Bir çok insanın ölümü üzerinden zaman geçtiğinde unutulmak kaçınılmaz oluyor. Ancak, aydın din adamı denildiğinde , hatırlanacak tek isim vardır. Yaşar Nuri Öztürk. Ruhu şad olsun.

Refik Başdere 
 27.06.2016 1:59
Cevap :
Sayın Refik Başdere; Değerli düşünceleriniz için teşekkür ederim. İyi bayramlar diliyorum. Saygılar...  06.07.2016 15:31
 

YAZINIZI BİRKEZ DAHA OKUDUM, HELAL OLSUN SİZE!! ÇOK YÜREKLİSİNİZ, ÇOK GÜZEL ŞEYLER YAZMIŞSINIZ, DAHA YAZACAK ÇOK ŞEYLER VAR ASLINDA AMA DEĞMEZ, ANLAYAN ANLAR...MEKANI CENNET OLSUN...SEVGİLER

Chveneburi 
 26.06.2016 1:26
Cevap :
Teşekkür ederim. Sevgiler...  26.06.2016 17:42
 

Sevgili Arkadaşım, elinize-emeğinize-yüreğinize sağlık. Sizi kıskandım birazcık, cenazesine gidemediğim için. Şanslısınız! Cenazenin şansı olmaz ama! Her şartta değer. Benim dikkatimi basında haber kanallarında fazlaca haberi olmaması, Ülkesine hizmet etmiş birisine yapılacak şeymiydi? Bir teröristin bile ÖLÜMÜ haber değeri varken! Ben kendisini dikkatle izleyen, söylediklerinden birşeyler öğrenmeye çalışan. Kitaplarını alan ve okumaktan zevk alan bir insanım. Kim ne derse desin, dedikleri kızdığında çok yanlış şeyler değildir, yalnızca yeri değildir...Ama demiştir, o da öyle bir kişi idi, kişiyi sevince gördüğünü seveceksin, görmek istediğini ararsan O o olmaz. İyiki yazdınız! SEVGİLERİMLE

Chveneburi 
 26.06.2016 1:24
Cevap :
Değerli Sündüs Hanım, Prof. Öztürk düzene baş kaldıran cesur bir ilahiyatçı ve bilim adamıydı; bu nedenle de bazı çevreler tarafından görmezden gelindi, üstü örtülmeye çalışıldı. Geride bıraktığı binlerce makale ve 60 civarında eseri olan bir insanı ne kadar örtmeye çalışsalar da, başarılı olamazlar. Medya da haber yapmasalar da o, hem halkın gönlünde hem de eserlerinde yaşayacaktır; kıyamete kadar. Sevgiyle kalın....  06.07.2016 15:35
 

Tülay Hanım,olanaklarım elverseydi,ben de Yaşar Nuri Öztürk 'ün cenazesine katılmak isterdim.O,aydın,çağdaş bir din adamıydı.Din konusunda,ülkenin hatta dünyanın yetkin kişilerinden biriydi.Hurafelere karşıydı; referansı Kuran'dı. Boş sözlerle toplumu uyutanlardan,dini çıkarı için kullananlardan,politikaya araç edenlerden değildi.Yaşantısı boyunca bu din bezirganlarıyla savaşan gerçek din adamı Prof.Dr. Yaşar Nuri Öztürk' ün mekanı Cennet olsun.Selamlar.

Hüseyin Başdoğan 
 25.06.2016 21:38
Cevap :
Öztürk Hoca'nın cenazesine, katılanlardan çok sayıda katılamayanların olduğuna eminim. Onlarda sizin gibi sevgilerini göndermişlerdir.   26.06.2016 17:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 486
Toplam yorum
: 630
Toplam mesaj
: 80
Ort. okunma sayısı
: 1107
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

Ankara doğumluyum. İstanbul'da uzun yıllar özel sektörde çalıştım. Halen, kayıtlı-ruhsatlı malî m..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster