Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Aysegül Akbay Yarpuzlu

http://blog.milliyet.com.tr/yarpuzlu

12 Aralık '14

 
Kategori
Söyleşi
Okunma Sayısı
243
 

Prof.Dr.Ayşegül Akbay ile Yeniden Başkanlık Sistemi’ne dair

Prof.Dr.Ayşegül Akbay ile Yeniden Başkanlık Sistemi’ne dair
 

Çatıdaki Kedi


Soru: Ayşegül Hanım, sizinle 2013 yılı sonlarında, medya bültenlerinizle bizimle paylaştığınız, ‘Devlet Başkanlığına adayım’ çıkışınız ve ‘Liberal Başkan Adayı’ sıfatınızla karşılaştık. O dönemi kısaca özetler misiniz?

Prof. Akbay: Belki hatırlayanlar olacak, kayıtlı siyasi yaşamım; Liberal Demokrat Parti’de başlamıştı ve parti programını iyice anladıktan sonra, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na adaylığımı açıklamıştım. İlerleyen günlerde, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin gündeme gelmesine yakın; LDP’nin parti programının en önde gelen unsurlarından biri olan, ‘Başkanlık Sistemi’nin desteklenmesi maddesinden yola çıkarak, Özal’lı yıllardan bu yana, sağ ve sol siyasetin tartışma teması haline gelmiş olan Başkanlık sistemi ve adaylık süreci olgusunu, bir kez de ben düşünebilmek ihtiyacını hissettim. Bu dönemde, sanırım; önermenin tartışmalı olması ve liberallerin siyasi karar mekanizmalarında yasal temsilinin bulunmaması sebebiyle, benden başka, arkadaşlarım arasında konuya sahip çıkan olmadı ve, ben yapmış olduğum hazırlıkla, ‘Liberter Deklarasyon’ başlıklı bir bildirmeyi medya mensuplarıyla ve kuruluşlarıyla bir süreç boyunca paylaştım. Birkaç web sitesi ve köşe yazısına konu oldu ve internette göründü.

Soru: Neydi ‘Liberter Deklarasyon’un içeriği? Bir tür Başkanlık Programı mıydı?

Prof. Akbay: ‘Liberter Deklarasyon’; özgürlükçülük, bireycilik ve devlete dair bir prensipler beyanıydı temel anlamda. Bireysel özgürlük, ifade ve iletişim, kişisel gizlilik, kişisel ilişkiler, kürtaj, suç ve adalet, savunma, ekonomik özgürlük, mülkiyet ve sözleşme, çevre, enerji ve kaynaklar, hükümet finans ve harcamaları, para ve finansal piyasalar, tekeller ve kurumlar, işgücü piyasaları, eğitim, sağlık, emeklilik ve gelir güvenliği, milli savunma, iç güvenlik ve bireysel haklar, uluslar arası ilişkiler, serbest ticaret ve göç, insan hakları, ayrımcılık, temsili hükümet ve kendi kaderini tayin gibi alt başlıklarda temel vizyon önermeleri içeren bir belgeydi. Bir kısım medyadan aldığı tepkiler pozitifti. Ancak, geniş anlamda, siyaset felsefesi eleştirmenlerini de ‘Liberteryenizm’ kavramını daha iyi araştırmaya ve üzerinde düşünmeye sevk ederken; köktendincilikten, Afganistan’a, emperyalizmden, anarşizme, anarko-madurist Şili’den, obskürantizm ve korsan girişimlere, Nevroz’dan, Haiti siyasetine kadar pek çok düşünce dalgası yarattı düşün dünyasında.

Soru: Nerde noktaladınız bu girişiminizi? Sonuna kadar devam etme şansınız olabilir miydi?

Prof. Akbay: Meclisteki milletvekillerinin tümüne bir e-posta ile deklarasyon metninin yayınlanmış olduğu ‘Haberin Mutfağı’ sayfasını gönderdim. İki tepki gelişti. Birincisi, bence oldukça indirgemeci bir yaklaşım olarak niteleyebileceğim, beni; sadece bir kadın aday olarak sınıflayıp, Meral Akşener, Emine Ülker Tarhan ve Deniz Ülke Arıboğan gibi kendi oluşturduğu bir siyasi ideolojisi olmayan siyaset felsefesindeki derinliği sığ kadın figürlerle bir kıyas ve yapay yarış içine itmek isteyenler ve diğeriyse, Devlet Bahçeli’nin, Kemal Kılıçtaroğlu tarafından ‘Ekmek’ şarlatanlığına çarpıtılan ‘Çatı Aday’ girişimleriydi. Aslında, Bahçeli’nin aklında paslaştığı ‘Çatı Aday’ bendim ve bunun sembolojisiyse; ‘Dünya Federalist Hareketi’ne ilk katıldığım günlerde kendileriyle paylaştığım, Ankara Çankaya’daki çatı katı dairemizde çekilmiş eski bir fotoğrafımdan aldığı esinlenmeydi sanırım. Sonuç olarak, seçim sürecinde pusulaya çıkabilmek için, meclis içinden en az 20 destek imzası şartı vardı ve ben ‘liberal aday’ kimliklenmemle bazı meclis üyelerinin bireysel iyi niyetine rağmen CHP, MHP, BDP ya da AKP’nin gurup desteğini alamazdım. Milletvekillerinin büyük çoğunluğu zaten bireysel irade sahibi değil ve bilindiği gibi Genel Başkanların yönlendirmesi ve gurup kararlarının esiri. Bu yüzden sürecin sonuna kadar gitme şansım yoktu ve PR kampanyamı iki ay sürdürüp noktaladım.

Soru: Bugün itibarıyla ‘Başkanlık’ sistemine bakışınız ne noktada? Erdoğan ve Davutoğlu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Prof. Akbay: Birkaç gün önce ‘Cumhurbaşkanlığı’ teşkilat yapısının, kararname ile yeniden yapılandırma girişimine konu olması, bir kez daha, ‘Başkanlık’ sistemine kademeli geçiş, ‘Yarı Başkanlık Sistemi’ ‘İki başlı Parlamenter Sistem ve Seçilmiş Cumhurbaşkanı’ gibi kavramların geleceği ve muhalefetin elinde kalan tek güç olan Anayasa yargısı silahını yeniden gündeme taşıdı. Ben de, konuyu 80’lerden bu yana, parlamenter sistemin çıkmazları ve Yürütme ile Yasama arasındaki güçler ayrımı felsefesi çerçevesinde izlemeyi sürdürüyorum tabii. Ben sadece ‘Başkanlık’ kavramıyla değil, Federalist Spinelli’ci devlet örgütlenmesi ve Avrupa siyasi entegrasyonu kavramlarının da konu olacağı top yekun bir Anayasa değişikliğini umut ediyorum. Ancak, sanırım Erdoğan’ın önceliği, Başkanlık Sistemi kavramında daha derin bir klarifikasyon, önümüzdeki dönem için. Bunun için, kademeli bir geçişe ve ‘Başkanlık Hükümeti’ kavramına toplumu alıştırmayı deneyeceğini sanıyorum. Bir ihtimalle, yapılacak değişiklikler sonrasında, bir sonraki dönemde de gücünü korumayı düşünecektir. Davutoğlu’na gelince, ne yazık ki, pek karizmatik ve popüler bir siyasi aktör değil. Bundan sonraki seçimde, yarışta, Davutoğlu; ‘Ben de varım’ dese bile, birçok rakibi de olacağına şüphe duymam, AKP içinden ve dışından.

Bugünkü yasal statü korunursa, ‘Liberal Başkan Adayı’ kimliğimle, meclis içindeki gurupların emir-komuta-vesayet sistemi içinde, bir sonraki seçimde de, 20 destek imzasını mevcut siyasi yapılanmadan toplayabileceğim hala şüpheli. Yine de gelişmeleri izlemeyi bırakmıyorum ve vizyonum sürecek. En azından, bir kısım şakacı medyanın güldürmece konusu olduğu üzere; sadece bir dişi kedi olmadığımı, artık biraz daha çok insan biliyor ve tek başıma bireysel girişimlerimde, nitelikli sosyal takipçi kitlem yavaş da olsa artıyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bizim ülkede kadınlar erkeklerden daha fazla politize olmuş daha fanatik taraftarlardır...Özellikle CHP merkezli Kemalist kadınlar böyledir...Bu yüzden bir kadın olarak Sayın Akbay'ın hemcinslerinden destek bulması zor...Selamlar

ali açıköz 
 15.12.2014 14:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 42
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 367
Kayıt tarihi
: 21.03.12
 
 

Halk Sağlığı Profesörü, Kamu Yönetimi ve Avrupa Birliği Uzmanı   ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster