Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ağustos '18

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
286
 

Profesyonel Eğitim Yöneticiliği Nasıl Olmalı?

Profesyonel Eğitim Yöneticiliği Nasıl Olmalı?
 

Eğitimde yönetim sorunu, eğitim sistemimizin temel sorunlarının başında gelen bir sorundur. Eğitim yönetimi dendiğinde aklımıza sadece okul yöneticileri de gelmesin. Millî Eğitim Bakanlığındaki tüm yöneticiler,  eğitim yönetiminde çarkın dişlilerinden biridir aslında. Biz yine de değişimin tabandan başlamasının faydalı olacağı kanaatindeyiz.

“Bir okul, müdürü kadar okuldur.” sözü son günlerde dillendirilen ve Sn. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından da Yüz Günlük İcraat Programı’nda duyurulan “Profesyonel Eğitim Yöneticiliği” kavramını açıklayan bir söz esasında. Bugün okul yöneticiliği olan müdür, müdür başyardımcılığı ve müdür yardımcılığı görevleri, “Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumlarına Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği”nde öğretmenler tarafından ikinci görev olarak yürütülen bir görev olarak tanımlanmaktadır. Bu tanım bile göreve verilen önemi göstermesi açısından önemlidir. Adı yöneticilik olan bir görevi ikinci görev olarak tanımlamak zaten bir sorun iken bunu bir de eğitimde uygulamaya sokmak ayrı bir garabet değil midir?

Şu anki yönetmelikte eğitim yöneticileri, öğretmenler arasından yönetmelikte belirtilen kriterler doğrultusunda yazılı ve sözlü (mülakat) sınavlara tabi tutularak 4 yıllığına seçilmektedir. Okul yöneticiliğinin ilk basamağı müdür yardımcılığı için gerekli olan özel şartların liyakat ve tecrübeyle uzaktan yakından alakası var mıdır? Bunu, ilgili yönetmeliği okuduğunuzda rahatlıkla anlayabilirsiniz.

Kamusal alanımızda, yöneticilik genel olarak bir uzmanlık alanı ve meslek olarak düşünülmemektedir. Eğitim yöneticiliği, dünyanın birçok ülkesinde saygın ve uzmanlık gerektiren bir meslek iken maalesef eğitim sistemimizde, herhangi bir yöneticilik eğitiminden geçmemiş, asıl mesleği öğretmenlik olanların ‘ikinci görev’ olarak yürüttükleri, iş yükünden dolayı kimi zaman da angarya hâline dönüşmüş bir işten ibarettir. Bu durum, başarılı bir öğretmenin kaybedilmesine neden olabileceği gibi başarısız bir yöneticinin ortaya çıkmasına da neden olabilir. Bugün birçok okul müdürü okulun eğitim-öğretim probleminin dışındaki her şeyle ilgilenmekte, eğitimi önceleyememektedir. Bunun nedeni okulların kaynak ihitiyacının çoğunun okul müdürünün şahsi gayretleri çözülmeye çalışılmasıdır. Örneğin bir okul müdürü okulun su faturasını takip ederken öte taraftan da hem öğretmenleri denetleyecek hem de eğitim liderliği yapacak. “İki karpuz bir koltukta taşınmaz.” Sözün kısası bir okul müdürü hem işletmeci hem de eğitimci olamaz.

Her ne kadar eğitimcilerin birçoğu karşı çıksa da günümüz dünyasında okul örgütleri de birer işletme kabul edildiğinden yönetim yapısı da o anlayışla düzenlenmelidir. Peki okul yönetim sistemi nasıl olmalı?

1) Eğitim kurumu yöneticiliği profesyonel bir meslek hâline getirilerek ‘ikinci görev’ olmaktan çıkarılmalı.

2) Atamalar “görevlendirme” yoluyla değil “kadro” kapsamında yapılmalıdır.

3) Okullardaki yönetim yapısı, “okul işletmesi yöneticiliği” ve “okul eğitim yöneticiliği” şeklinde yeniden yapılandırılmalıdır. “Okul işletmesi yöneticiliği” için “işletme, maliye, kamu yönetimi, iktisat” gibi alan mezunlarından faydalanılabilir. Bunlar “işletme müdürü” sıfatıyla görev yapabilir. Bunların görevi okulun personel özlük, mali işler, inşaat vb. olmalıdır. İşletme müdürlerinden obektif değerlendirmeler neticesinde görevini layıkıyla yerine getirenlerin görev süreleri uzatılmalı. Performansı düşük olanların görevleri sonlandırılmalıdır.

4) “Okul eğitim yöneticiliği” için öğretmenler arasından liyakate bağlı bir atama sistemi oluşturulmalıdır. Bu göreve getirilecekler “başöğretmen” ya da “eğitim-öğretim müdürü” sıfatıyla görev yapabilir. Bunların yönetim yetkisi görevi tamamen eğitim-öğretimle ilgili konuları içermelidir. Başöğretmene bağlı yetkilendirilmiş zümre başkanlıkları tesis edilmelidir.

5) Okullarda ayrıca “öğrenci işleri ve halkla ilişkiler” bürosu oluşturulmalıdır. Bu büro her iki müdüre de ilgili oldukları alanlarda bağlı olmalıdır.    

6) “Okul eğitim yöneticiliği, okul işletme yöneticiliği, zümre başkanlıkları” statü, mali haklar ve diğer yönlerden ilgi çekici hâle getirilmelidir.

7) Okul yönetiminde; görev, yetki ve sorumluluk dengesi iyi sağlanmalı. Yasal mevzuatta karmaşaya meydan verebilecek hiçbir boşluk bulunmamalıdır.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 10
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 411
Kayıt tarihi
: 29.10.17
 
 

Öğretmen, Eğitim Yöneticisi, Yazar, Siyaset Bilimci ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster