Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ekim '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
398
 

Provokasyon provokasyonu

Provokasyon sözünün Türkçe'de tek bir anlamı var. Kelime yabancı kökenli olduğu için orijinal dildeki çeşitlemeleri ve çağrışımları yok. Bizdeki anlamı, politik olarak sol gösterip sağ vurma şeklindeki kışkırtmayı anlatıyor.

Birileri gizli bir şekilde birilerinin kuyruğuna basarak onu kızdırmak, ürkütmek ve harekete geçirmek istiyor. Böylelikle oluşan hareketten başka sonuçlar yaratmak isteniyor. Aklıma gelen üç örnek, bir zamanlar aczmendiler vardı, güya bunlar o zaman askerin darbe yapması için ortalığa salınmıştı. Amaç laik duyarlılığı olan toplulukları provoke etmekti. Bir başkası, güya Kıbrıs savaşı öncesinde, Türk askerleri cami bombalamışlar. Böylelikle halkı kışkırtarak mücadelenin gücünü artırmak istiyorlarmış. Yine son zamanlarda gerek Kürt meselesinde gerekse de Türban meselesinde benzer kışkırtma iddiaları gündeme geldi. En son ilköğretimde okula türbanla girmek isteyen kızların durumu yansıdı.

Hemen birileri bunun provokasyon olduğunu, sahte ve kontrollü bir eylem olduğunu, tersten başka sonuçlara ulaşmak isteyenlerin bir operasyonu olduğunu savundu.

Bu provokasyon iddiaları o kadar fazla ki. Bir şey olmaya görsün hemen birileri bu provokasyondur diye teşhisi koyuyor.

Artık öyle hale geldi ki, bir olayın provokasyon olduğunu iddia etmek bir politik metodoloji oldu.

Yandaş değilseniz olaylara nesnel bakıp, kendine özgü değerini ortaya koyarsınız. Eğer bu konuda profesyonelseniz, yani gazeteciyseniz, ölümüne, halkın haber alma özgürlüğü adına o şeyin gerçekte ne olduğunu ortaya koyarsınız.

Gazetecilik ölümüne bir meslektir, ama eğer yandaş gazeteci iseniz, ölümüne, öldüresiye'ye dönüşme tehlikesine sahiptir.

Bir olay elbette provokasyon eseri olabilir. Toplum mühendisliğinin bu yolla yapıldığını öğrendik. Ancak provokasyon denilen bir olay tamamen gerçek de olabilir. Bunun aslın esasını öğrenmeden, provokasyon diye onu sahte bir gerçeklik olarak dışarıda bırakmak o kadar kolay mıdır?

Bir olaya ilişkin olarak bu iki olanağı da gözetmeden sonuca ulaşan bakış, tersten bir provokasyondur.

Mesela diyelim, ilköğretimde okullara türbanla girme girişimi, tekil olarak, ya da hiçbir gizli amaç içermeden grup olarak gerçekleştirilmiş olsun. Bu kendi başına bir gerçeklik olduğunda, üniversilerde türbanın serbest olmasının yarattığı sahici bir sonuç olarak karşımıza çıkar. Durum böyleyken, bunun, gizli niyetlerle yapılan bir organizasyonun sonucu olduğunu iddia edenler, gerçeği sahteleştirmeye çalışmaları tersten provokasyon değil midir? Böylelikle, türbana karşı siyasal görüş bildiren herkes bu tersten provokasyonun parçası haline getirilir, diğer halk bunlara karşı kışkırtılır. Son 4 yılda bunun mükemmel örneklerini gördük zaten.

Bir şeyin gerçekliğine gözlerini kapatarak onun provokasyon olduğunu söylemek ile, her sahte gerçekliği gerçeklik diye görmek aynı sahtekarlığın ya da o değilse salaklığın eseridir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 466
Toplam yorum
: 945
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 999
Kayıt tarihi
: 21.10.07
 
 

Ankara'da yaşıyorum. Çeşitli güncel konularda, zaman zaman "Neden olaya böyle bakılmıyor?" diye düş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster