Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ekim '11

 
Kategori
Kültürler
Okunma Sayısı
157
 

Psikoloji, bilgisayar ve Darüşşifa

Psikoloji, bilgisayar ve Darüşşifa
 

Tıp ve Osmanlı


Derler ki mantık aklın ölçüsüdür. Madem ki öyle, yani bilgiyi ölçen mantıktır, dünyadaki en mantıklı nesne bilgisayar olsa gerek. Yalnızca bilginin sayacı olduğu için değil, giderek daha fazla bilgiyi işleyip hâlâ şaşırmadığı için de, yani mantıken öyledir.

Bilgisayar donanımı da insan anatomisi gibi şüphesiz çok karmaşık bir alan. Lakin biliyoruz ki donanımı zınk diye kilitleyen de genelde yazılımlar ile ilgili sorunlar, kullanıcı hataları. Kendiliğinden arızaya bağlayan yok. İnsanlar da öyle değil mi?

İnsan psikolojisi de bilgisayar kadar şaşmaz olsaydı ne kadar kolay olurdu çözüm üretmek bir düşünsenize. Genetik bilimi mükemmel insanı bu karmaşık kodların arasından çekip çıkarmak için uğraşadursun, biz birazcık geçmişe gidelim. 15. ve 16. yy mesela, ne dersiniz?
Hani öyle bir dönem ki bugünün Avrupası cadılar ile boğuşuyor. Amerika’dan daha pek bir kimsenin haberi yok. Yol iz bilen, biraz medeniyet ışığını bulmak için binlerce kilometre yol doğuya gitmek zorunda. İlmin beşiği, Anadolu.

Az gelişmişlik çarkının tersine işlediği, cadı kovalayan avrupa günlerinde Osmanlı’da ilim ve alimler çok kıymetliydi. O dönemin hastaneleri olan darüşşifaların yaygınlaştırılması için yoğun bir yatırım programı uygulanıyordu. Öyle ki, camilerin külliyeleri bünyesinde hastanelerin de yapıldığı önemli bir dönem, 15. ve 16. yüzyıl. Tıp geleceğine ışık tutacak prensipler ile tamamen ücretsiz tedavilerin yapıldığı bu hastanelerde halka ücretsiz ilaç dağıtılır, her türlü şifa kaynağı hastalar için temin edilirdi.

Sadece Osmanlı döneminde de değil, Selçuklulardan, Melikşah döneminden kültürümüze girmiş bir kurum darüşşifalar. 12. yüzyıla kadar geriye giden bu şifa merkezleri çok kıymetli yatırımlardır. Osmanlı döneminde öncelikle saraya, padişah ve ailesine hizmet eden bu hastaneler İstanbul ve öncesinde başkentlik yapan illere layık görülmüş, o illere imar edilmiştir.

16. yüzyıldaki darüşşifalardan biri de Manisa’da yapılmış. Manisa’da bu yatırımın yapılmış olması bu şehre atfedilmiş büyük bir ayrıcalıktır. Dönemin en iyi hekimleri burada şehzadelerin ve sultanların tedavisini gerçekleştirmişlerdir.

Örneğin, Mesir macunu bu hastanede Merkez Efendi tarafından dünyaya kazandırılmıştır. Bu macun yüzyıllar sonrasına uzanan, halen kutlanmakta olan büyük bir festivale esin kaynağı olmuştur. Günümüzde farklı söylemler ile de anılan Mesir, dönemin en gelişmiş hastanelerinden birinde imal edilmiş, o günden bu güne şifası ile binlerce insanı sevindirmiştir. Nevruziye adlıyla bilinen macunu güçlendirilip bu şenlikte halkın sevgisi ve coşkusu ile birleşerek bambaşka bir festivale dönüşmüştür. “Mesir” bu hastaneden günümüz insanlarına armağan edilmiş beş asırlık bir şifa kaynağı gibidir.

Manisa’da çok merkezi bir konumda olan darüşşifa binasının bir sağlık müzesi olarak değerlendirileceği, Osmanlı sarayından ve alimlerinden kalan eserleri görebileceğimiz günleri görmek dileğiyle.

Sevgiyle kalınız.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 149
Toplam yorum
: 79
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 643
Kayıt tarihi
: 07.04.10
 
 

Sazsız söze ezgiler diziyoruz, birer birer. "Kim" olduğumuzun belli olmadığı bu dünyada K..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster