Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mart '20

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
34
 

Psikolojik Sağlamlık

Yaşamsal Zorluklar Karşısında, Psikolojik Sağlamlığı Koruyabilmek

Dünyayı saran küresel değişim ülkelerin ekonomilerinden, sosyal hayatına kadar pek çok alanı etkisi altına almış durumdadır. Özellikle devrim niteliğinde olan teknolojik gelişmeler bireyin yaşam alışkanlıklarına,  sosyal ve duygusal ilişkilerine kadar yansımaktadır. 

Küresel iklim değişiklikleri, doğal afetler, terör saldırıları, bölgesel savaşlar, mülteci göçleri, kadın cinayetleri, çocuk istismarları ve son olarak tüm dünyayı tehdit eden koronavirüs salgını küreselliğin boyutlarını daha da gözler önüne sermektedir.

Tüm dünyayı etkisi altına alan ve rutin akışı etkileyen koronavirüs salgını gibi zorlayıcı olaylar insanın biyolojik, sosyolojik ve psikolojik alanını olumsuz olarak etkilemektedir. Özellikle travma etkisi yaratan ruhsal etkiler bireyin temel ihtiyacı olan “güven” duygusunu zedeleyerek gelecek kaygısı oluşturmaktadır.

Kaygı duygusuna genel olarak baktığımızda tıpkı diğer duygularda olduğu gibi kişiye katkı sağlayan bir fonksiyonu vardır. Gerçek olaylar karşısında korku duymak kişiyi tehlikelere karşı koruyan doğal bir yapıdır. Zorlayıcı durum ortadan kalktığında “ya tekrar olursa” ya da  “tekrar aynı şey olmasın” gibi bir endişe ile devam eden korku ise kaygıya dönüşebilmektedir. Günlük yaşamsal streslerde kişinin kolayca kaygı yüklü düşüncelere kapılması ruh ve beden sağlığı açısından dikkate alınması gereken önemli bir durumdur. Özellikle kaygının bulaşıcı olduğu düşünüldüğünde kişinin yakın çevresi ve çocukları bu durumdan çok etkilenmektedir. Çocukların küçük yaşlardan itibaren kaygılı ebeveyn tutumları altında büyümeleri yetişkin yaşamlarına yansıyacak bir yapı oluşturabilmektedir.

Bu nedenle art arda yaşanan olumsuz yaşam olaylarını dikkate aldığımızda her geçen gün duygusal dayanıklılığımızı ve ruh sağlığımızı korumak daha da önemli hale gelmektedir.

Bildiğiniz gibi insanlar olaylar karşısında her zaman aynı tepkiyi vermez. Bazı kişiler çok ağır travmaları kısa sürede atlatıp rutin yaşamlarına dönerken, bazı kişilerse günlük stresleri travmatik şekilde yoğun yaşayıp fiziksel ve ruhsal (migren, panik atak vb.) sıkıntılarla karşı karşıya kalabilmektedirler. Kişilerin benzer durumlara karşı neden farklı duygusal tepki verdikleri her zaman merak konusu olmuştur. Konuyla ilgili yapılan araştırmalar sonucunda  karşımıza  psikolojik sağlamlık (resilience) kavramı çıkmaktadır.  Duygusal dayanaklık olarak da ifade edilen psikolojik sağlamlık en temel anlamıyla zor koşullara rağmen, kişinin bu olumsuz koşulların üstesinden başarıyla gelebilme ve uyum sağlayabilme yeteneğidir. Bir yetenek olarak tanımlansa da psikolojik sağlamlık aslında öğrenebilen baş etme becerilerinden biridir.  Bu beceri ile birey içinde yaşadığı zorluğu psikolojik rahatsızlık boyutuna taşımadan atlatır ve hızla iyileşme yollarını arar ve yeni duruma kolayca alışır.

Görüldüğü gibi değişen yaşam şartlarına esnek şekilde adapte olmak günümüz dünyasının en önemli becerilerindendir. O halde bu becerileri kazanarak fizyolojik ve psikososyal sağlığımızı korumak için neler yapabileceğimizi öğrenmek daha sağlıklı ilişkiler kurmamıza destek olacaktır.

Psikolojik Sağlamlığı Artırmanın Yolları Nelerdir?

  • Kendinize ve çevrenize karşı iyimser bir duygu ile olumlu ve güçlü yönlerinizi fark edin.  Özelliklerinizi fark etmek değişimin ilk adımıdır. Ayrıca olumsuz düşünceler sarmal şekilde etrafınızı sardığında farkındalık egzersizleriyle (mindfulness) bu düşünceleri durdurabilirsiniz.
  • Yaşamın mutlak doğrulardan oluşmadığını bilin. Olumlu olumsuz yanlarıyla hayat bir bütündür. Bu nedenle stres ve endişe yaratan olayların olmasına engel olamayacağınızı kabul edin. Ancak esnek bakış açısı ile olaylara karşı verdiğiniz tepkileri değiştirebilirsiniz.
  • Öz-bakıma yönelik becerilerinin kalitesi de psikolojik dayanıklılığı olumlu yönde güçlendirir. Düzenli yaşam, 8 saat uyku, dengeli beslenme, düzenli egzersiz gibi.  
  • En zor durumlarda size neyin iyi geldiğini tespit etmeye çalışın. Örneğin en son ne zaman kötü bir şey yaşadınız ve bununla nasıl başa çıktınız? Cevabını bulmaya çalışın.  Geçmişte yaşadığınız olayla ilgili  “…keşke olmasaydı” , gibi düşüncelerin odak noktanızı dağıtmasına izin vermeyin. Sizi zorlu zamanda ayağa kaldıranın ne olduğuna odaklanın.
  • Size iyi gelecek günlük rutinlerinizi belirleyin. Bir arkadaş, kitap, film ve ya gezi gibi. Bu rutinler sizin odak noktanızı değiştirerek özellikle iyimser bir bakış açısı kazanmanızı sağlayabilir.
  • Aileniz ve yakın çevrenizle sosyal ilişkilerinizi güçlendirin. Sosyal ilişkiler psikolojik sağlamlığı artırmak için her zaman en iyi destekçidir. Duygularınızı kaygılarınızı yalın ve samimi şekilde ifade etmekten kaçınmayın. Özellikle salgın nedeniyle yaşanan sosyal mesafenin uygulandığı bu günlerde  mekânsal olarak yakın olmasanız da ilişkilerinizi sesli yazılı yada görüntülü iletişimle sürdürmeye devam edebilirsiniz.
  • Psikolojik sağlamlığın en temel öğelerinden biride umuttur. Kaygıyla baş başa kaldığınızda bu durumun yakında biteceğini düşünün ve umut edin. Bu umut aynı zamanda sizi değişim için harekete geçirecek itici bir güçtür.
  • Tüm bunlara rağmen hala olumsuzluklar öne çıkıyor, kaygılı duygularınızla baş etmekte zorlanıyorsanız vakit kaybetmeden profesyonel destek alın.

 

Kaynakça

Akar, A. (2018). Çocuk ve Ergenler İçin Psikolojik Sağlamlık Geliştirme Programı. Pegem Akademi. İstanbul.

Gizir, C. A. (2016). Psikolojik sağlamlık, risk faktörleri ve koruyucu faktörler üzerine bir derleme çalışması. Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi, 3(28).

Robichaud, M.& Dugas M.J. (2018)Yaygın Kaygı Bozukluğu Çalışma Kitabı. Psikonet Yayınları:İstanbul

Öz, P, Yılmaz, U. (2009). Ruh Sağlığının Korunmasında Önemli Bir Kavram: Psikolojik Sağlamlık. Hacettepe Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Dergisi, 16 (3), 82-89.

Perişan, N. (2018). Kaygı, Psikolojik Dayanıklılık Ve Başa Çıkma Yolları Arasındaki İlişki: Üst Bilişin Aracı Rolü. (Yüksek Lisans Tezi). Maltepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. İstanbul.

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 18
Kayıt tarihi
: 19.03.20
 
 

Eğitim Uzmanı / Psikolojik Danışman  Çocuk ve Ergen Psikolojik Gelişimi  ve Aile İçi ilişkileri..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster