Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Kasım '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
275
 

Psikolojik Savaş Üzerinden Devletin Başarısızlığı

Psikolojik Savaş Üzerinden Devletin Başarısızlığı
 

  • Kimi köşe kadılarıyla medya cambazları, elinde silah dağa çıkıp devlete isyan bayrağı açmış Kürt kızlarının, örgüt tarafından cinsel tacize maruz bırakıldığını, tecavüze uğradıklarını haberleştirip, yorumluyorlar…
  • Hatırlarım da, bu ülke televizyonculuk dünyasında bir Ertürk vakası vardı.
  • Doğu ve Güneydoğu üzerine yaptığı programlarda, zihnimize kazıdığı en yalın şeyin, coğrafyanın sadece dağdan, taştan ve teröristten ibaret olduğuydu…
  • Ertürk vakasının can alıcı noktası, devletin psikolojik harekât ihalesini kazanmış olmasıydı. Lakin yıllarca devletin psikolojik harekâtının yılmaz uygulayıcısı oldu ama görüyorsunuz işte, sonuçları ortada…
  • Her bir programı mizah kıvamındaydı… Çok zaman gülerek izlemiştim Ertürk’ün hazırladığı “Anadolu’dan Görünümler”, “Perde Arkası” gibi programlarını. Çocukluğumuzun içine etti tabi…
  • Ertürk ne kadar çabaladıysa da, psikolojik harekâtın ne kadar yöntemi varsa uğraşıp durduysa da, bir PKK’yla baş edemedi. Ertürk ne kadar program yaptı, PKK bir o kadar daha büyüdü…  
  • Devletimizin büyükleri, Ertürk vasıtasıyla PKK’yla baş edemeyecekleri gerçeğini gördükleri anda, Ertürk’ün psikolojik harekât ihalesini fesh ettiler sanırım ki, uzun zamandan beri ortalıklarda görünmüyor.
  • Son günlerde benzer psikolojik harekât zırvalarını kimi köşe kadılarıyla, köşe cambazları tedavüle sokmaya başladı…
  • Efendim PKK’lı örgüt üyesi erkekler, örgüt içerisindeki kadın militanlara cinsel tacizde bulunuyor, tecavüz ediyor ve direnenleri öldürüp, sonra da, “Çatışmada öldü” diyorlarmış…
  • Bu haberlerin kaynağı nedir merak ediyorum tabi… (Burada gülebilirsiniz)
  • Çocuk aklı bile bu türden haberlere gülüp geçer…
  • Biliyoruz ki bu türden örgütlerin en belirgin özelliği, ahlâki hususlarda, son derece duyarlı davranmaya özen gösteriyor olmalarıdır. Bu durum her örgüt için geçerlidir. Zira bu türden ahlâki sorunların yaşandığı hiçbir örgüt ayakta kalamaz. Böyle bir sorunun yaşandığı hiçbir örgütle psikolojik savaş yapmaya dahi gerek yoktur. Zira o örgüt çok geçmeden çözülür, yok olur, yerinde yeller eser.
  • Ya PKK!
  • PKK’ya karşı ne kadar psikolojik yıldırma aygıtı varsa kullanıldı ve hiç birisinden sonuç alınamadı. Bu durumu daha yakın zaman da bir general itiraf etmek zorunda kalmıştı.
  • Mealen şöyle diyordu general, “Biz sol örgütlerin içerisine küçük bir provakatif söylem atıyorduk, sağ olsun sol örgütler anında zokayı yutuyordu. Bu yöntemleri PKK içerisinde ne kadar denediysek de başarılı olamadık. PKK kesinlikle birbirine düşmedi, çözülmedi, bölünmedi.”.
  • Generalin söylediklerinden de anlaşılacağı üzere, PKK basit bir örgüt değil. Bu türden psikolojik savaş politikalarına karşı son derece güçlü savunma mekanizmaları kurmuşlar. Öyle olmasa, zaten bu güne kadar PKK diye bir örgütten bahsetmiyor olurduk. Böyle bir örgüt var olamaz, yaşayamazdı.
  •  
  • Bencileyin bu saatten sonra, PKK üzerinde uygulanmakta olan bu türden psikolojik savaş yöntemlerinin başarılı olması mümkün değil. Bu ülkede ölümlerin durmasını istiyorsak, bunun yolu psikolojik savaş aygıtlarıyla saldırı yapmak değil, makul olanın üzerinden hareket ederek, soruna çözüm üretmektir.
  • “Makul olan nedir?” derseniz, gayet basit, “İnsan Hakları” ve “Demokrasi”.
  • Kürtlerin taleplerinde İnsan Haklarına ve Demokrasiye ters düşen bir talep var mıdır? Varsa bunlar nelerdir? Yoksa, devletin bu taleplere karşı ayak diremesi nedendir?
  •  
  •  
  •  
  •  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

PKK (3) Çevik 20 yıl Hapis cezasına çarptırıldı. The Independent gazetesi ‘ gazetesine göre, Çevik davası İngiltere’de her yıl yaşanan yüzlerce olaydan biriydi. Türk ve Kürt gansterler İngiltere’deki uyuşturucu ticaretinin %70’ini kontrol etmektedir. Daha önce yayınlanan başka bir rapora göre, İngiltere’deki eroin ticareti sonucu yaratılan paranın %40’ı PKK kasasına girmektedir. 1996’da PKK’nın Lono’a’da haraç keserek Türkiye’deki gerilla savaşı için kaynak Yarattığı bildirilmişti. Uyuşturucu ithal etmek için gerekli uluslar arası ilişkileri pek güçlü olmayan geleneksel Kürt ailelerle yaptıkları işlerde rekabete girmek istemeyen PKK eroin ticaretine yoğunlaşmıştır. Bununla birlikte bu Kürt ailelerin Türk eroin tüccarlarının müşterisi olduğu iddia edilmektedir. Bu ailelerin çoğu Londra’nın kuzeyinde Green Lane gibi yerlerde gece kulüpleri, içkili eğlence yerleri ve restoranlar satın almıştır..." Yazar bunları anlatmaktadır. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 26.11.2012 11:33
 

Değerli Yıldız Nihat, (1) okuduğumuz, “Çamaşır makinesi, Para Aklamanın ve Terörizmi Finanse Etmenin Kirli Yüzü” Nick Kochan’ın eserinden kısa bir özet; “Diğer Terörist Gruplar PKK: Partiya Karkeren Kurdistan. Partiya Karkeren Kurdistan (PKK) 1978’de bir öğrenci lideri olan Abdullah Öcalan tarafından kurulmuştur. Türkiye sınırlan içinde bir Kürt devleti kurmayı amaçlayan Marksist bir gruptur. Türk hükümetinin bu harekete karşı tavrı, PKK’yı 1980’de Türkiye’den ayrılarak Lübnan’daki Suriye kontrolündeki Bekaa Vadisi’ne taşınmaya zorladı. 1991 Körfez Savaşı’nın ardından PKK, Iraklı Kürtlerin de facto Bir devlet kurdukları Kuzey Irak’a taşındı. İlk zamanlarda finansman ve politik destek Libya ve Iraklı Kürtlerden geldi. Ancak PKK kısa sürede yasadışı para aklama yöntemleri geliştirdi. Bunlar arasında haraç, uyuşturucu ticareti, silah ve insan kaçakçılığı (yasadışı iltica) ve çocuk kaçırma sayılabilir. Bunlar özellikle Batı Avrupa’da yaygındır.

Canmehmet 
 26.11.2012 11:31
 

Baski ile 30 yil faaliyet surduremezde, dis desteklerle surdurur, ayni dis desteklerle uyusturucu ticaretide yapar, her bi halti isler. Ne istegi, Ne demokrasisi Imis. Hikaye bunlar hikaye..uyutuyorlar bizleri.

eylem karabulut 
 20.11.2012 23:29
Cevap :
Peki tamam... Çözüm öneriniz nedir?   23.11.2012 8:56
 

Kürtlerin demeyeyim de Kürtlerin temsilciliğine soyunan PKK nın ve onların uzantılarının taleplerinde İnsan Haklarına ve demokrasiye ters düşen bir şey olmayabilir. Ancak ne var sadece söylemlere değil icraata da bakmak gerekir. Sizin yazılarınıza bakıyorum da sanki PKK Kürt halkının sözcülüğünden başka bir şey yapmıyormuş gibi bir hava estiriyorsunuz oysa PKK uyuşturucu ticareti de yapıyor, kendi halkına baskı da yapıyor ve en büyük insanlık suçu kabul edilen terör eylemleri de yapıyor. Ben Türk Devletinin her yaptığını savunmuyorum ama madem insan haklarından ve demokrasiden dem vuruyorsunuz o zaman en azından biraz objektif olun da PKK nın uyuşturucu ticareti, halkı üzerindeki vesayetçi siyasetinin ve de terör eylemlerinin insan hakları ve demokrasi ile bağdaşıp bağdaşmadığını da sorgulayın. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 17.11.2012 11:57
Cevap :
Sayın Atilla, Sizden böyle bir yorum beklemiyordum. Tabi yorumunuza bir cevap vermek durumunda kalsam, sanki PKK’yı ve yaptıklarını savunuyormuşum gibi bir sonuca ulaşabilirsiniz… Zaten ulaşmışsınız da. Uyuşturucu ticareti bizzat devletler tarafından sevk ve idare edilen bir alandır. PKK’nın uyuşturucu ticareti yaptığından emin değilim. Bu konuda çok da sağlam kaynaklardan kamuoyuna bilgi akmış değil. Teröre gelince, PKK’nın siyasal şiddet üreten bir örgüt olduğunu tartışmanın ne anlamı var? Ama devletin de bu konuda sabıkalarını atlayamayız. Boşaltılan binlerce köy, binlerce faili meçhul cinayetler… Sorunu çözmekle mükellef olan devlet, var olan sorunu daha da derinleştirdi. Mesele budur. Diğer bir husus ise, “PKK kendi halkına baskı yapıyor” söyleminin iler tutar bir yanı olduğunu düşünmüyorum. Baskıyla hiçbir örgüt 30 yıl boyunca varlık sürdüremez Sayın Atilla. Selamlar Saygılar   19.11.2012 9:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1509
Toplam yorum
: 3024
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1136
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster