Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Nisan '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
462
 

Psikopattan Sorumlu Devlet Bakanlığı kurulsun, acil hem de...

Psikopattan Sorumlu Devlet Bakanlığı kurulsun, acil hem de...
 


Pikniğe gidelim mi? Yok bunu ben teklif etmiyorum. Vavien filminde Engin Günaydın'ın karakterindeki, karaktersiz karakter, karısını uçurumdan aşağı paket servis yapmak için, aynada kendi kendisine sahte bi sırıtmayla söylüyordu.

Son günlerde sürekli paket servis yapan adamların haberleri var...


Benimki algıda seçicilik mi bilmiyorum. Sürekli bu tarz haberler gözüme çarpıyor. Suçu işleyenlerin, cezasız kaldığını gördükçe, bi el boğazımdan aşağı, mideme girip, midemi burgu gibi döndürüyor. Üstüne üstlük kadınlar bu psikopatlara teslim ediliyor sonra.

Her şey ne kadar anlamsız. Bazıları için hayat kolay gibi gözüküyor, bazıları içinse bu hayat mı dedirtiyor.
Burnu kesilen kadını okumuşsunuzdur, ne oldu; üstüne jandarmadan tekme yedi.

Ardından yedi aylık hamile kadın kocası tarafından dövülerek öldürüldü.
Sapık bi sevgili -sevdiğinden!- kızı öldürdü geçen ay.
Bi öneri sunmak istiyorum:

Kadından sorumlu devlet bakanlığı yerine “Psikopattan Sorumlu Devlet Bakanlığı” kurulsun…
Kadından sorumlu devlet bakanının yerli dizlerden irite olmaktan başka bişi yaptığını göremiyorum.
RTÜK le eşzamanlı çalışıyor sanki.
Dizilere takmış vaziyette…
Betona gömülen, burnu kesilip, jandarmadan tekme yiyen, yedi aylık kadını döve döve öldüren serbest kalan kocalar… Nedeni bilinmeyen intiharlar…
Ne işe yarıyor bu bakanlık?
Hayat mı bu sizce?

Geçen yıl Münevver Karabulut cinayeti ile yattık kalktık. Bu kadar ilgi çekmesinin nedeni, cinayetin vahşice işlenmesi birinci sıradaysa diğer neden çocukluğumuzdan beri izlediğimiz yerli film şablonuna cuk oturmasaydı. Zengin oğlan fakir kız. Bi de üstüne akla almayacak türden bi cinayet olunca, gazeteler de olayı soslayıp manşetten sundular…
Bu kadınların haberi ise en fazla şömine kibrit kutusu büyüklüğünde.
Bi de üstüne o adamlara teslim edilmiyorlar mı, aklım almıyor. Sanki al bu kadını, eziyet ede ede, öldür diyorlar.

Geçenlerde CHP milletvekilinden biri sığınma evleri ile ilgili rapor hazırlamış sunmuş. İyilik yapacak ya! Rapora sığınma evinin adresini açıkça yazmış! İnanılır gibi değil. Resmen adres gösteriyor.

Her ülkede psikopat kadınlar adamlar vardır. Önemli olan sağlıklı beyinlerin toplumu bunlardan koruması, elden geldiğince onları tedavi etmesidir. Bizdeki gibi psikopata sağlıklı insan, kutsal aile tripleri çekmemesidir.
Öyle çok psikopat türü var ki sevincinden sağa sola kurşun yağdırıp, insan öldürenler…
Hiç bi şey değişmeyecek mi?
Bu yasalar mağduru daha da mağdur etmekten başka bi şeye yaramıyor…
Mütemadiyen sinir oluyorum…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yayın kimliğini öne çıkarmalarını sağlamak istiyor sanırım Devlet Bakanı. Bu da kadına yönelik şiddetin önlenmesindeki hedeflerden birisi. Ancak göze görünür gerçek bir şeyler yapıldığını göstermeden buradan başlamak rahatsız edici oluyor sanırım. Bu çok yönlü konuya farklı açılardan nasıl yaklaşılabileceği ile ilgili yazmak istiyorum ben de. Umarım başarabilirim. Konuya ilgi duyduğun ve buraya taşıdığın için duyarlılığına ve emeğine teşekkürler. Sevgilerimle...

sufi-su /Emel Yeşilkayalı 
 13.04.2010 22:12
Cevap :
Bence de yanlış yerden başladı ve bu kadar sorun varken, olayı sadece pornografik açıdan değerlendirmesi çok yanlış. Asıl önemlisi bu suçların büyük ceza kapsamında olması. Ki caydırıcı olabilsin. Daha önceki yorumlarda da bahsettiğim gibi, devletin politikası aileyi koruma. Bu şartlarda nasıl aileden bahsedilebir ki? Yok aile falan. Ortada vahşet var ve cezasız kalıyor. Bakandan bu konular hakk.da bi söz işitmedim. Belki de etmiştir de, ben kaçırdım bilmiyorum. Medya ise her zamanki gibi reyting peşinde. Bu tarz haberler 3.sayfa haberi olarak değerlendirilip, sorunun üzerine pek de gidilmiyor. Yazını merakla bekliyorum. Yorumların ve desteğin için çok teşekkürler. Sevgilerimle...  14.04.2010 13:03
 

Bu yazını dönüp dolaşıp tekrar okudum. İçim acıdı, acıyor... Çok şeyler yazmak istedim. Belki bir gün yazarım da... Sözkonusu bakanlığın kadına yönelik şiddetle ilgili geliştirdiği eylem planından haberdarım. Bu eylem planının içinde tek bir bakanlığa değil, pek çok bakanlığa ve kuruma iş düşüyor. Bu sorunla baş edebilmek için böyle de olması gerekiyor. İşbirliği içinde çalışılmalı yani. Bu işbirliğinin içinde medya da var. Medyaya düşen en büyük görev de kadına yönelik şiddet konusundaki çözüm önerilerinin yaşama geçirilmesinde toplumsal duyarlılık yaratmak oluyor. Ama ne yazık ki bakan yanlış yerden veyanlış şekilde başladı. Çözüm önerilerini duyurup, kamuoyu oluşturmada ve kadın haklarının öğretilmesinde medyadan yararlanmak yerine yayın planlamasında ve genel akış içinde, yayın içeriklerinde, cinsiyet ayrımı, pornografi, kadını küçültücü, incitici ve önyargılı yayınların yapılmaması için yayın organlarının kendi "ETİK" değerlerini yerleştirmelerini ve

sufi-su /Emel Yeşilkayalı 
 13.04.2010 22:08
 

yav böyle adamları kırıp dökecen vurup öldürecen aslında.. kadınının, kızının kıymetini bilmeyen, onlara zarar veren, adamları yok edecen valla Nil.. daa ne diyim ben. Caydırıcı cezalar verilmiyor ki adamlara.. kadın korunup kollanmıyor sahip çıkılmıyor ki.. yazık yahu! boşanmak istemeyince öldür, bilmem ne yapınca döv, bilmem ne yapınca burnunu kes... psikopat ruhlu bunlar ya... kompleksli, cahil insanlar...ne sanıyor bu adamlar kendilerini bilemedim.. çok sinirlendim bak şimdi.... bu yorum bitmez bu öfke de.. eline sağlık arkadaşım.. piknik davetini kabul ediyorum bu arada... ben börek de yaparım, sarma da:)) sevgiler.

sema öztürk 
 13.04.2010 8:23
Cevap :
Bence bütün mesele caydırıcı cezaların olmamasından kaynaklanıyor. Ne aile korumasıymış bu anlamadım ki! Ortada aile falan yok. Adam karısını tekmeleyerek öldürüyor, burnunu kesiyor. Bunlar böyle cezasız kaldıkça diğer psikopatlar da daha rahatlıyorlar, Bişi olmuyor. Ben de çok sinir oluyorum. Pikniğe güneşli güzel bi günde gidelim. Offf senin sarmalara dayanamam ben, böreğe de. Ben de mercimekli köfte yaparım. Bi de zeytinyağlı poğaça. Patatez salatası. Acıktımmm:) Sevgilerimle:)  13.04.2010 14:03
 

Başlığı daha özetleyici ve çarpıcı atabilir, yazıya yine "pikniğe gidelim mi?" diye başlayabilirdiniz demek istemiştim. Küstahlık yapmak değil amacım, yazınız çok güzel olduğundan dolayı, daha fazla kişi tarafından okunması gerekir diye düşündüğümden. Eğitimden kastım ise; sadece okumak değil, eğitim veren kurumlarda ve dolayısıyla toplum içinde her alanda "insan olma eğitimi" de verilmesi (belki bir seferberlik) ve zaman içerisinde evrim geçirmekti. Son 30-40 yılda terse doğru yaşadığımız evrimi tekrar doğrusuna çevirmek yani.. Saygılarımla..

Bekir Gümüş 
 12.04.2010 22:27
Cevap :
Küstahlık olarak algılamadım zaten, yazımı beğenmenizden mutlu oldum. Eğitim konusunda size katılıyorum. Çevremizde o kadar diplomalı eğitimsizler var ki. Çok fazla. Şiddet gören kadın sadece Doğu, Güneydoyu'ya has değil. Meslek sahibi okumuş yazmış kadın da şiddet görebiliyor. Fakat saklamak durumunda. Zira "neden çekiyorsun eğitimlisin v.s." diye yargılanacak. Gururuna yediremiyor. Başlığı düşünüyorum, önerinizi dikkate alıp değiştiricem. Çok teşekkür ederim, Selamlarıma...  13.04.2010 13:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 246
Toplam yorum
: 1381
Toplam mesaj
: 276
Ort. okunma sayısı
: 1006
Kayıt tarihi
: 15.02.08
 
 

..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster