Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Aralık '08

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
3291
 

Putin’in gücü, Büyük Britanya’nın doğuşunu engellemeye yetecek mi!

Putin’in gücü, Büyük Britanya’nın doğuşunu engellemeye yetecek mi!
 

Afrika kıtasında birdenbire patlak veren ve tüm ilginin bu bölgeye yoğunlaşmasına neden olan korsan eylemlerinin yankıları henüz sona ermeden dünya bu kez, Hindistan’daki eski adıyla “Bombay” olarak bilinen şehirde büyük bir katliam girişimine tanık oldu.

Bir önceki yazımda da belirttiğim gibi terör eylemleri, bugünlerde tarihsel geçmişindeki ideolojik ve siyasal formatıyla çıkıyor karşımıza. Hollywood stüdyolarında kurgulanmış filmler izleniyor sanki demiştim o yazımda. Fakat bu tespitimde yanıldığımı düşünüyorum artık. İnsan merkezli hiçbir siyasal proje, insanın değişkenliği nedeniyle bu denli kontrol edilemez. Artık çok kutuplu dünya dengelerinin birbiriyle olan çekişmelerine yeniden tanık olacak insanlık.

Toprakları üzerinde güneşin batmadığı Büyük Britanya İmparatorluğu derin uykusundan yavaş, yavaş uyanmaya mı başladı nedir! Şu finansal krizlerle boğuşan dünya piyasaları kendilerine bir çıkış yolu ararlarken akıllara her nedense birden bire eski kolonyaller geldi. Sahi, şu eski sömürge ulusların bir şekilde hizaya getirilerek cebren dahi olsa ikna edilmeleri mümkün müydü acaba? Eski dönemlerin ekonomileri farklı ihtiyaçlara yönelik olduğu için yeterince faydalanılamamış atıl kaynaklar, modern zamanların teknolojik bilinç ve donanımından büsbütün mahrum olan şu barbarların elinden alınamaz mıydı? Hazır, dünya aktörlüğüne oynayan şu dev, şimdilik kendi sorunlarıyla meşgulken küçük bir manevra yapmanın ne sakıncası olabilirdi!

Evet, Hindistan birden bire sorunlu bir bölge haline dönüştü şimdilerde. Nasıl dönüşmesin; Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medyedev’in, Hint Başbakanı Manmohan Singh ile nükleer enerji ve uzay araştırmalarında ortak hareket etme kararı alıp karşılıklı anlaşmalar imzalamaları. Ardından, 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk kez bir Rus savaş gemisinin Panama Kanalını geçerek Romdan Limanı’na demirleyecek olması, bu durumun; Venezuella ile yapılan ortak bir deniz tatbikatıyla birlikte bölgede Rus etkisinin güçlendirileceğinin açıklanması zaten ortaya çıkmış olan kaosun habercisi oldu. Fakat terör hareketlerinin kışkırtılması bu bölgede beklenen sonuçların alınmasına yeterli olmayacaktır. Arkadan ne gibi açılımların yapılacağını doğrusu merak etmemek elde değil.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Arap ülkelerine yardım etmemesi vardır. İsrail’deki ilim adamlarının sayısı; bu (9) devletlerden daha fazladır. Ve konu; Rusya son 30 yıldır hep gerilemekte ve etkinliğini kaybetmemek için tüm kaynaklarını askeri gelişmelere ayırmaktadır. Bu nedenle iletişim ve sanayide bir üretimi yoktur. Hatta doğal kaynakları çıkarabilmek için batıya muhtaçtır. İngiltere 1850’den bu yana sadece sömürü ve dış pazarlarla büyüyebilmiştir. Bugün bu ikisi de neredeyse kesilmiştir. Büyük Britanya’yı ayakta tutan petrol şirketleridir. Ancak Çin ve Hindistan büyüdükçe bu petrol pastasından pay alacaklardır. Bu da İngiltere’den gidecektir. Özet; İngiltere ve Rusya’yı bir kazana atsak şimdilik ikisinden de bir şey çıkmayacağıdır. Hindistan bugün nükleer silahlara ve yetişmiş ilim adamlarına sahiptir. Eski sömürge değildir. Ve bugün dünyada güç çok merkezlidir. Bu nedenle göstermelik adımların arkası, eğer, taraflar aralarında gizlice anlaşmamış ise gelmeyecektir. Hayırlı Bayramlar, sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 10.12.2008 20:03
Cevap :
21.asrın, Asya'nın şekillendireceği bir asır olacağına dair çok ciddi kabul edilebilecek ön görüler bulunmakta.Yorumlarınızda tamamen haklısınız.Aslında bütün mesele, Köklü bir geçmişi olan Türk uygarlık ve medeniyetinin bu denklem de nasıl temsil edileceği konusu.Bayramlarınızı tebrik ederken,değerlendirme ve yorumlarınız için teşekkürlerimi yinelerim.Saygılarımla  11.12.2008 9:51
 

Gelecekte devletler birbirlerini, karadan ve denizden değil uzay gemileri ve/veya nükleer silahlarla havadan yok edeceklerdir. Güç kavramının anlamı, nükleer silahlarla (bilgiyle) değişmiştir. Bu nedenle, devletler eskiden bir saldırıyı, savaş sebebi sayarken günümüzde örneğin ABD, Kore veya İran’ın nükleer tesis kurma çalışmalarını savaş sebebi saymaktadır. Çünkü nükleer silahlara sahip olanlar bilmektedir ki; kim nükleer teknolojiye sahipse artık hem saldırılmaz hale gelmiştir hem de pastadan pay alma konumuna… Bilginin üstünlüğünü örneklersek; İsrail ile Araplar arasında yapılan “6 gün savaşı” bilinmektedir. Bu savaşta Mısır-Suriye-Ürdün (80 milyon) doğrudan… Irak-Suud-Sudan-Tunus-Fas-Cezayir (130 milyon) dolaylı olarak (toplam 210 milyon insan) sadece 5 (Beş) milyonluk İsrail karşısında yenildiler ve nerede ise ilk üç devletin (olmayan) orduları adeta yok oldu.Burada ki gerçek; İngiltere ve ABD tüm askeri sır-bilgi ve malzemeyi İsrail’e vermelerinin yanında Sovyetlerinde...

Canmehmet 
 10.12.2008 19:13
 

Saygıdeğer aakdeniz, bilirsiniz, Gücü önceki gün; büyük ordular, dün uçaklar, günümüzde, yüksek askeri teknoloji ve bunu sürdürebilmek için geniş ekonomik kaynaklar temsil (etmekteydi) etmektedir. Tarihteki büyük (devlet) imparatorlukların; ilk dönemler, büyük ordularla; ikinci dönemde, ordu +yetenekli komutanlarla; üçüncü dönemde, ordu+lider+komutan+bilim adamlarıyla; dördüncü dönem, ordu+nitelikli lider kadrosu+yüksek teknoloji+geniş ekonomik kaynaklara sahip olanlarca kurulduğu bilinmektedir. Güç, dün iki merkezli olarak doğuda ve batıda temsil edilmekteydi. Bugün; AB, ABD, Uzakdoğu ve Asya olmak üzere dört merkezde temsil edilmektedir. Buna yakın gelecekte İslam âlemini de ilave etmemiz gerekecektir. Bunlarla birlikte bugün ortada, dünden farklı bir durum vardır. Nükleer silahlar… Gerçeğinde bugün nükleer teknolojiye kim sahipse; artık o devlette, gücün getirisini diğerleriyle paylaşacaktır. Diğer ifadesi ile bilgi, zengin doğal kaynakların ve büyük orduların yerini almaktadır....

Canmehmet 
 10.12.2008 19:09
 

Taktiği çerçevesinde, Balkanlar, Orta-Doğu, Kafkaslar, Hindistan, Pakistan derken, egemen güçlerin enerji (petrol-doğal gaz) ve su güvenliğine yönelik ( Yataklar ve ulaşım yolları ) stratejik arayışları çıkıyor karşımıza, alttan alta! Kimin için güvenlikse artık? Diğerleri için 'güvensizlik' yarattığı kesin! 2009'yılı da bu çerçevede daha bir çok acı sürprize ve can kayıplarına gebe...Saygı ve selamlarımla...

Ersin Kabaoglu 
 07.12.2008 14:33
Cevap :
Hayat, sanırım herkes için gittikçe zor koşullara gebe olmaya başladı.Kollektif bir aklı selime daha çok ihtiyaç duyulmaya başlandı.Değerli yorum ve ilginize teşekkür eder,çalışmalarınızda başarılar dilerim.  07.12.2008 14:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 177
Toplam yorum
: 79
Toplam mesaj
: 39
Ort. okunma sayısı
: 1239
Kayıt tarihi
: 09.03.07
 
 

1965 Almanya doğumluyum. Atatürk üniversitesi İlahiyat fakültesi mezunu olup, öğretmen olarak çalışm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster