Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ekim '21

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
12
 

Ra Mu

 Ra Mu

3.  Boyuttan 5. Boyuta geçilecek.

“Gezegenimizin yaşlı ve yorgun olduğunu biliyoruz. Onu yıpratmak için çok uğraştık. O yine de direndi. Direniyor. Asırlar önceden başlayan medeniyetlerin zalimane hışımlarından korunmayı becerirken çok zorlandığını da kabul etmek gerekir. Size kendini yok eden bir ülkeden, büyük bir karadan, çok büyük bir medeniyetten, hala o seviye gelinmemiş bir uygarlıktan söz etmek istiyorum.”

Çağman Babüroğlu heyecanlanmıştı.

“MU kıtası!”

“Evet. Muuygarlığı bir imparatorluktu.İmparatorların unvanı, güneşin oğlu da denilen Ra Muidi. Bunun yansıra eski Maya ve İnka uygarlıklarında da krallar aynı unvanı kullanmışlardı.”

Nohtana dikkatle Çağman’a baktı.

“Bu konuda en bilgili sizsiniz; hatta bu bilgilere ulaşmak için ailenizi bile unutmuşuz.” Çağman:

“Doğru.”

“O zaman bize biraz siz anlatın.”

“İnsanın ilk - Mu kıtasında ortaya çıktığı söylenir. Büyük bir kıta olduğunu biliyoruz. Burada dört ayrı ırkın yaşadığını biliyoruz. Farklı yazı yazıyorlardı ama aynı dili konuşuyorlardı.Onların en önemli özellikleri, manevi alanlarda çok ileride olmalarıydı. Telepati, durugörü, çift bedenlenme, astral seyahat gibi, olağanüstü yetenekleri vardı. Mu kıtasının Pasifik Okyanusunda olduğu, yani Amerika kıtası ile Asya kıtası arasında bulunduğu, merkezinin Ekvatorun biraz güneyine düştüğünü biliyoruz. Ayrıca, temel bölgelerinin hala su yüzünde olduğu da bilinmekte...” Nohtana:

“Bu kıtanın yok oluşu da 12.000 yıl önce çok şiddetli bir depremle olmuş.”

Timuçin Akyol:

“Derler ki; ateş hortumu gibi yanarak sulara gömülmüştür. Bu tam anlamı ile bir felakettir. Düşünün lütfen, büyük bir uygarlık ve 60 milyon insan suların altında kalmış.”Nohtana:

“Aslında bizlerin de burada bulunma nedeni Maya takviminde 21 Aralık olan kıyamet gününe neden geldiğimizdir. Bu yüzden bilgilerimizi paylaşmaktayız.”

Toygar Ateş:

“Sizler bizleri buraya çağırdığınıza göre 2222’de ne olacak?”

“2222’de güneş sistemindeki tüm gezegenler güneşle birlikte başka bir kuşağa geçecekler. Ozon deliği onarılacak.”

Fikret Karpat:

“Boyut değişecek, öyle mi?”

“Evet, 3.  boyuttan 5. Boyuta geçilecek.”

Çağman Babüroğlu:

“Bu durumda sizler insanların DNA’larının da değişeceğini söylemek istiyorsunuz öyle mi?”

Nohtana başını salladı.

“Evet, 2 sarmallı DNA’ları ikişerli olarak bir araya gelip 12 sarmallı DNA’ya sahip olacaklar.”

Nohtana, gülümsedi.

“Sizler kahveyi seviyorsunuz. Bir kahve molası verelim mi? İster misiniz?”

“İnanamıyorum, gerçekten mi? Çok seviniriz.”

Biraz sonra ellerinde tepsilerle kızlar içeri girmişlerdi. Her tarafı mis gibi kahve kokusu sarmıştı… İkram edilen kahveler oldukça lezzetliydi. Selim Yalçın:

“Kahveler güzel, gece yediğimiz yemekler, töreniniz, hata bizi ağırlamanız mükemmel idi. Fakat asıl konuya dönelim mi? Biz buraya neden geldik?”

Rüçhan Günnar:

“Evet, Selim hocamız çok haklı, en son 2222’den bahsediyorduk. Lütfen konuya devam edebilir miyiz?”

“Elbette devam edebiliriz, haklısınız, merak içindesiniz.  2 sarmallı DNA’dan bahsediyorduk.”

 Selim Yalçın:

“2 sarmallı DNA’ları ikişerli olarak bir araya gelip 12 sarmallı DNA’ya sahip olacaklar demiştiniz. Ben de size sonra ne olacak diye sormak isterim.”

“Çok şeyler olacak. İnsanların Chakra’ları açılacak, bununla birlikte duyuları ve algılamaları artacak. Mesela insanlar birbirinin düşüncelerini okuyabilecekler.”

Suna Baydaroğlu:

“Bu çok kötü olacak. Bu, insanların düşünce özgürlüklerine saldırı olmaz mı?”

“Tabi, ilk başlarda zaten çok kötü olacak, ama bu uzun sürmeyecek. Bir süre sonra yalan ve kötü düşünce ortadan kalkacak. 12 sarmallı DNA’ya geçtikten sonra o kadar çok şeyden arınacağız ki. Mesela hastalıklar olmayacak.” Çağman Babüroğlu:

“İmkânsız. Bu mümkün mü? Hasta olmamak.”

“Mümkün. Hasta olsanız bile anında birbirinizi iyileştirebileceksiniz.”

Çağman Babüroğlu:

“Ben bilim adamıyım. Benim aklım bu kadar karışıyorken Allah normal vatandaşların yardımcısı olsun.”

Suna Baydaroğlu:

“Peki, hastalıklar iyileştirildiğine göre o zaman ölüm?”

“İnsanlar ölümsüz olacak.”

“Bu mümkün mü peki?”

“Mümkün, sizler bu anlattıklarımı tam anlamıyla algılamalısınız. Sizler seçildiniz. Sizler anlayacaksınız ki, anlatmalısınız.”

 

Nazan Şara Şatana kitaplarından…

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 1725
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 4547
Kayıt tarihi
: 09.12.10
 
 

Turizmci; Genel müdür Yazar ; Romanlar, senaryolar müzikkaller... Sinema filmleri, TV filmleri.....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster