Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Mart '12

 
Kategori
Aile
Okunma Sayısı
492
 

Rabia Hatun

Rabia Hatun
 

alıntıdır


Güçlü görmeye alıştıklarımızın yaşlandığını görmek… İnsan nasıl da aciz kalıyor karşısındakinin canı yandığında. Nasıl da yapacak bir şey bulamadan öylece seyirci oluyor zaman tünelinin karşısında.

Nezle olduğuna bile rastlamadığım aile büyükleri, ciddi rahatsızlıklarla mücadele edince, hayat karşısındaki duruşumun nasıl olması gerektiğini kestiremiyorum.

İki kardeş hazırlanıp küçük kardeşlerini görmeye gelmiş. Bir gece kalıp gidecekler. Nasıl özlemişler birbirlerini. Annem kardeşlerinin arasında en küçüğü. Ailemde hep büyük olarak görmeye alıştığım annemle babam, yakınlarından biri geldiğinde küçük kardeş olduklarını hatırladıklarında bende onlarla beraber garipsiyorum.

Annem sabah kahvaltısı hazırlıyor. Bir yandan da peşlerinde dolanıyor teyzemlerin. O her abla deyişinde benim bir ayrı hoşuma gidiyor bu durum. Annem ilk kez gözüme bu kadar küçük geliyor.

Teyzemler küçüklüğümden bu yana gördüğüme sevindiğim simalardı hep.

Rabia Teyzem, nam-ı diğer Rabia Hatun! Diğer teyzeme göre daha diktatör, dik yürüyüşüyle her zaman örnek aldığım, konuşması ve üslubuyla hayran kalınacak bir hanımefendi. Onu gördüğüme çok seviniyorum. Sarıldık birbirimize uzun uzun. Şimdilerde ne kadar zorlanıyor yürürken. Ne kadar şikayetçi bedeninden.

Üzülmek yetmiyor, merhem olmuyor yaralara. Rahatsızlıklarından bıkarcasına bir şikayet halinde. Yürüme sorununu ağır yaşadığından çoğunlukla dışarı çıkmıyor. Küçüklüğümde en iyi anlaştığım teyzemdi. Onda yatıya kalmaya bayılırdım.

Öyle ki, eniştemle bize oturmaya geldiklerinde beni almadan gidemezlerdi. Geçmişten bugüne teyzem. Ne yaşarsa yaşasın duruşundan, saygınlığından bir şey kaybetmeyen teyzem. Sanki şimdi, yaşlandığını öyle haddinden fazla kabullenmiş ki, omuzlarına yük olup oturuvermiş rahatsızlıkları.

Geleceğe dair planlara gülüyor. Gayet emin “ben göremem, siz görürsünüz” diyor laf arasında. Tahammül edemiyorum yaşlılığa. Bu nasıl dönülmez bir yol oluyor böyle? Gençliği yok bir daha. Yada eskisi kadar sağlıklı olman mümkün değil. Ağrılar, yürüme sorunları, nefes alma sıkıntıları. Her şey ilaçla dindiriliyor da, ya şu yalnızlık?

Ona ne ilaç yazıyor doktorlar acaba?

O kadar yalnız kalıyor ki yaşlılar, sanki bir yaştan sonrası buna mahkum ediliyorlar. Herkesin düzeni, hayatının işleyişi öylesine yoğun ki, yüzlerini bile görmeye hasret kalıyoruz. Belki de en ihtiyaç duyulan şey, gençlikte değil yaşlılıktaki kalabalık.

Ancak ne yazık ki, tam tersine seyir ediyor bizlerde düzen.

Özleyenlerin telefon numarasını tuşlamayalı aylar oluyor  bazen.

Hangimiz bu sonları hak ediyoruz ki?

Hangi anne, hangi baba, hangi teyze, hangi abla?

Zaman böyle tuhaf bir bilmece işte. Soruyor; hiç aklına gelmedik bir cevapla şaşırtıyor.

Yaşıyorsun, ve yine hiç aklına gelmeyen yaşlılığa doğru gidiyorsun.

Ve eminim! Evlat ya da tanıdık her kimse, bu son herkes için böyle, kaçamıyorsun!

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Öyle maalesef Merve hanım, ben de annemi düşündüm yazınızı okurken, gözlerinizin önünde yılların etkilerini, getirilerini, götürdüklerini üzerlerinde görmek üzüyor insanı.. yaşlar ilerledikçe kendi ilerleyen yaşlarını da düşünüyor insan tabi..sonra buna da şükür diyorsun...sağlık sıhhat diliyorsun ve uzun yıllar başımızda kalmaları için dua ediyoruz..sevdiklerinizle uzun ve sağlıklı yıllar dilerim...

ümitümit 
 13.03.2012 9:59
Cevap :
"Ne idim ne oldum" dermiş insan. Zamanı tükettikçe geriye dönememek ne acı. Bugünün kıymetini bilmediğim o kadar çok zaman oluyor ki, işte bazen böyle kendimle hesaplaşıyorum. Hele ki yaşını almış insanları gördükçe, daha bir açılıyor gözlerim. Onlar herşeyin başı yalnız bırakılmamalı. Dediğiniz gibi uzun yıllar başımızda olsunlar da en büyük duamız bu onlar için. Çok teşekkür ediyorum desteğinize,paylaşımınıza. Sevgiler Ümit Hanım  13.03.2012 13:20
 

Yazını okuyunca teyzemi anımsadım Merveciğim, Cumhuriyet'in ilan edildiği yıl doğmuş ve Cumhuriyet ilkelerine bağlı tam bir Cumhuriyet öğretmeni idi. Allah teyzene, Rabia Hatun'a uzun ömürler versin. Öptüm seni canım. Sevgilerimle...

Ay Şen 
 13.03.2012 0:57
Cevap :
Onlar disiplinli, dört dörtlük yönleriyle her zaman örnek oluyor bizlere. Allah aile fertlerimize uzun ömürler versin Ayşen Ablacığım. Bende öpüyor,sevgilerimi gönderiyorum sana.  13.03.2012 8:26
 

Bu son herkes için böyle, doğru.. İnsan yaşlanacağını hiç düşünmüyor, dediğin gibi hayatın düzeni, işleyişi öyle bir çark ki adeta bizi içinde öğütüyor, günü ysşamaktan başka bir şey düşünemez oluyoruz. Yaşlılık gelip çattığında da yalnızlık bizim arkadaşımız oluyor galiba. Teyzeciğin bunu çoktan kabullenmiş görünüyor. "Ben göremem, siz görürsünüz" deyişi bundan. Bazı yaşlılar da var ki Merve'ciğim, gelmiş 90 yaşına, hâlâ hiç ölmeyecekmiş gibi hayalleri, hedefleri var. İlginç değil mi? Ben onlardan olmak istiyorum, Allah izin verir de yaşarsam. Öptüm canım.

NURTEN DEMİREL 
 12.03.2012 16:52
Cevap :
Nurten Hanım Allah uzun ömürler versin inşallah. Eminim siz çok farklı olacaksınız. İhmalkarlıklar yüzleşince içini acıtıyor insanın. Hangimiz yapmıyoruz ki, bir telefon kadar uzaklığı dağlar aşmak gibi uzak ve zor görüyoruz. İnsanın doğası bu sanırım. İncitici oluyor yaşlılık işte buna çok üzülüyorum. Ama elden de birşey gelmiyor maalesef. Ne diyelim? Kimse yaşlılığında hak etmediği davranışlarla karşılaşmasın inşallah. sevgiler gönderiyorum size, kendinize iyi bakın  12.03.2012 20:39
 

Eskidendi çok eskiden / Hani erken inerdi karanlık,/ Hani yağmur yağardı inceden,/ Hani okuldan, işten dönerken,/ Işıklar yanardı evlerde,/ Eskidendi, çok eskiden./ ********* Köşelerimizde otururdu,dedeler,nineler /Eskiden evlerimizin uğuruydu onlar /Hani,bayramlarda koşarak ellerini öptüklerimiz ?../ Pamuk saçlarını okşayıp,yanaklarından öptüklerimiz /Eskiden ,henüz yaşlılara ''moruk'' denmemişti !../ Yaşamak güzeldi eskiden !..//*********Bakın yine ilham verdiniz :)) Murathan Mungan'ın dörtlüğüyle başladım.Merve Hanım,her zamanki gibi, zamanlaması harika bir yazıydı...İnsan ne ekerse onu biçecektir...Evlatlarına büyüğe saygıyı ve sevgiyi öğütlerle değil ;örneklerle öğretenler,kendileri de aynı saygıyı göreceklerdir.'' Oğlan babadan görür at oynatmayı ;kız,anadan görür,sofra donatmayı .'' demişler.Hepimize sağlıklı ömürler nasip olsun.Sevgiler...saygılar...selamlar...:)

Mesut Selek 
 12.03.2012 16:35
Cevap :
Ne mutlu bana o zaman:) Eğer zamanında ve yerinde bloglar yazabiliyorsam ve bunu sizin gibi Edebiyat Ustaları olarak gördüğüm saygın kişilerde söylüyorsa daha ne isterim? zaman kötü bir aldatmaca. Gençliği veriyor, gücü veriyor ve sonra tek tek almasını da biliyor. Hayatın şakaları bitmiyor. Ama vefa,saygı,sevgi gittikçe yitiriliyor. İnşallah daha özverili ve şevkatli yüreklerle ilerleriz. Tekrar teşekkür ederim değerli yorumunuza. Saygılar,sevgiler  12.03.2012 20:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 668
Toplam yorum
: 3225
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 1753
Kayıt tarihi
: 19.12.10
 
 

İstanbul doğumlu. Kuantum Yaşam Koçu. EFT, NLP, ETKİLİ İLETİŞİM, BEDEN DİLİ gibi bir çok konuda e..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster