Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ekim '08

 
Kategori
Genel Sağlık
Okunma Sayısı
4651
 

Rahim ağzı kanseri

Rahim ağzı kanseri
 

Adının rahim ağzı kanseri olması onun erkeklerde olmayacağını göstermez,sonuç virüsten dolayı.


Vücudumuzun çeşitli yerlerinde anormal, olarak hissettiğimiz ve gördüğümüz her türlü değişikliği kontrol ettirdiğimizde, bazen daha kötü olabilecek durumları engellemiş oluruz.

Bazende gereksiz yere vesvese yapmış hissederiz kendimizi.

Ama konu sağlık olunca, herşeyi dikkate almak zorundayız.

Bu dikkate almamız gereken durumlardan biride, siğiller.Üzerinde durmak istediğim normal bedenimizin dış yüzeyinde oluşan siğiller değil, genital siğiller.

Genital siğiller, hem erkek, hemde kadında, genital bölgede, Human papilloma virus(HPV) enfeksiyonu sonucunda gelişen karnıbahar görünümünde, bazen tekbir bölgede, bazen birkaç bölgede, bazen toplu iğne başı kadar ufak, bazende 5 cm çapına kadar erişe bilen ağrısız kitlelerdir.

Ülkemizdede giderek artan bir sıklıkta görülen bu cinsel yolla bulaşan enfeksiyonun, hem erkeklerde hemde kadınlarda muhtemel sağlık sorunları nedeni ile her iki cinsinde bilgi sahibi olması gerekmektedir.

HPV genital bölge ve mukozalarda enfeksiyon yapan ve kondiloma adı verilen siğil şeklinde kitlelerin oluşumuna neden olan bir virüstür.

Çoğu virüs hastalıkları gibi birkez vücuda girdiğinde hücrelere yerleşir.

Zaman zaman alevlenmelere yol açar.

Yani buda kesin tedavisinin olmadığının işaretidir.

Human=insan
Papiloma=siğil anlamına gelmektedir.

HPV (human papilloma virus) cinsel yolla bulaşan bir hastalık gurubundandır.

Özellikle çok sayıda cinsel eşi olan(veya önceden olmuş)bireyler ve bireylerin eşlerinde yaygındır.

Virüsün bulaşması, başka bir bireyin enfekte bölgesinin (penis gibi) mukozalara(ağız ve vajina gibi)yada doğal olarak nemli bölgelere(anüs gibi) teması ile olur.

Bulaştıktan sonra 2 ve 6 ay kuluçka döneminden sonra genital bölge veya anüste siğillerle belirti verir.

Kadınlarda belirtisizde seyrede bilir.Bu durumda büyüteçle(kolposkopi) yapılan ayrıntılı incelemelerle görüle bilir.
Kadınlarda bazen pap simir testi incelemesi sonrasında, enfeksiyona ait hücresel anormalliklerin saptanması olağandır.

Oldukça bulaşıcı bir virüstür.

Genital bölge mukozasının vajina yolu ile dış ortama açık olması nedeni ile erkeklerden kadınlara bulaşması daha kolaydır.

Enfeksiyonun yarattığı siğiller hücrelerin kontrolsüz çoğalmasına neden olmaktadır.Böylede olunca kansere neden olmaktadır.

Gebelik döneminde olduğu zaman doğum kanallarının tıkanması sonucu ortaya çıkmaktadır.

Doğum yapan annede bu virüs varsa, doğum esnasında kanaldan gelen bebek bu virüsü kapmış olarak dünyaya gelmektedir.

Kadınlarda meme kanserinden sonra en sık görülen ikinci kanser türü olarak, rahim ağzı kanseri gösterilmektedir.

İki dakikada bir kadın hayatını bu kanser nedeni ile kaybettiği saptanmıştır.

Sigara kullanımı, çok çocuk doğurmak, cinsel ilişkiye başlama yaşının küçük olması, çok eşlilik, rahim ağzı kanserinin görülme oranını arttıran faktörlerdendir.

Rahim ağzı kanseri görülme yaşı ortalama 52 yaş civarıdır, ama siğillerin görülme yaşı 30 yaş civarıdır.

Vajinal kanamalar, cinsel ilişki sonrası ortaya çıkan kanamalar, et suyu şeklinde akıntılar bu kanserin belirtileri arasındadır.

Dünya sağlık örgütü (WHO) güncel olarak dünyada 2 milyondan fazla kadının ramim ağzı kanseri olduğunu tahmin ettiklerini açıklamaktadır.

Bunca kötü görüntünün yanında güzel bir haberde vermek gerekirse;2006 yılında piyasaya sürülen ve ülkemizdede uygulanması serbest olan, ama bizim hükümetimiz tarafından uygulanmasının şart olamadığının söylendiği, koruma oranının yüksek olduğu bir aşı var.

Bu aşının koruyuculuk faktörünün tam anlamıyla olabilmesi için belirli bir yaş aralığı verilmiştir.9-26 yaş.

Fakat asıl önemli nokta hiç cinsel ilişkiye girmemiş kız çocuklarında, koruyuculuk faktörünün % 99 olduğunu göstermektedir.

buda çok önemli bir orandır.

Çeşitli uzmanların yorumlarına göre bu sonuç abartı, bazılarına görede kanıtlanmış bir durumdur.

Bizle normal vatandaş olarak kendi sağlığımızı ilgilendiren konular hakkında daha araştırmacı olarak ona göre yardımlar alarak, hertürlü olanağı değerlendirmeliyiz.

Sorunlar olduktan sonra değil, imkanlar çerçevesinde olanları, olmadan önce dikkate alarak değerlendirmeliyiz.

Bende araştırmalarımı yaptım ve böyle bir avantajı değerlendirmem gerektiğini düşündüm.

Altı ay içersinde, ikişer ay aralıklarla, üç doz vurulması gereken aşının, iki dozunu uygulattım.

Piyasa fiyatının yüksek olması, ülkemizdeki sağlık sisteminde ücretinin devlet tarafından karşılanmıyor olması büyük bir dezavantaj.

Koruyuculuk oranının yüksek olduğu bir aşının uygulatmak isteyen herkes tarafından uygulanabilmesini canı gönülden isterim.

Tüm insanlığa, kansersiz ve sağlıklı yaşamlar dilerim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok güzel bilgiler vermişsiniz ancak ben aşı konusunda bazı yan bilgiler eklemek isterim. Henüz deneme aşamasında olan bu aşı Amerika'da pek çok okuldaki genç kızlara önerildi ve aileler hastanelere koştu. Meme kanserine yakalanma oranı HPV'ye göre 15 kat fazla. HPV'nin 100den fazla tipi var. Aşı sadece 4 tip virüs için koruyabiliyor. 2007'de aşı uygulaması başladıktan 13 ay sonra 2207 yan etki raporlandı. Bunlar: Guillain Barre Sendromu, bilinç kaybı, kasılmalar, şişkin uzuvlar, kalp/böbrek rahatsızlıkları, artrit ve eklem ağrısı, nefes darlığı, ciddi kızarıklıklar, kusma, düşükler, doğum anomalileri, genital tümörler, vajinal yaralar, HPV enfeksiyonu ve ÖLÜM. Kaynak: VAERS. Tabii bundan sonra önerilen aşılar arasından çıkardılar. Tanesi 120dolar olan 3 doz tabii öte yandan ilaç şirketlerine muazzam bir kazanç getiriyor. Sakat bırakabilecek bu aşı yerine gençleri cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmayı öğretmek daha doğru diye düşünüyorum. Sevgiler.

Bashico Doğal Anneyim Başak Pirtini 
 16.10.2008 14:03
Cevap :
Yorumlarınız için teşekkür ederim.Aşı bizde deneme aşamasında dünyada 6 yıldır uygulanıyor.HPVnin aşıda bulunan tipi 6,11,16,18'yüksek düzeyde saflaştırılmış aktif olayan proteinleri.Bunlarda asıl hastalığın olmasını sağlayan en yüksek orandaki tip.Yan etkisi olmayan ilaç yok heralde.Ama ölümle sonuçlanan yan etkinin olmaması gerekiyor tabiki.Aşı nedeniyle söylenen ölümlerin aşıdan dolayı olduğunu kanıtlayan bir bulgu elde edilememiş.Aşılarında o dönemde yapılmış olması tesadüf.Dünyada 116 ülke aşıyı ruhsatlı adı ile,46 ülkede devlet tarafından geri ödemeli olarak uygulatmakta.Evet fiyatı oldukça yüksek.Hastalıklardan korunma yöntemini öğretmek daha kolay. Birde bu korunmaları bilipte yapmayanlarıda göz önünde bulundurmalıyız.Bu konunun uzmanı olan ve ilk önce kendi 13 yaşındaki kızına, yakınlarına uygulayan kişiler tanıyorumBen uzmanı olmadığım için söyleyeklerim sınırlı olacaktırHepimizin hem fikir olacağı bir düşünce var,ilaçsız ve sağlıklı günler geçirmekTekrar teşekkürlerSevgiler  16.10.2008 19:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 42
Toplam yorum
: 34
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 2108
Kayıt tarihi
: 04.02.08
 
 

Hayat yolculuğunda karşılaştığımız, yaşama dair bizi mutlu ve mutsuz eden tüm olayları paylaşmak. Bi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster