Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Eylül '08

 
Kategori
Ramazan
Okunma Sayısı
700
 

Ramadan..!

Ramazan, aynı zamanda bir erkek ismidir malum... Özellikle bu ayda doğanlara bu isim verilir. Ancak Yugoslav göçmeni Balkan Türkleri, bu kelimeyi Arapça söylenişine daha yakın olan "Ramadan" şeklinde söylüyorlar..

Erkek çocuklarına da "Ramadan" adını veriyorlar... Aslen Yugoslav göçmeni bir arkadaşımın adı Ramadan'dı. Ben ilk karşılaşmamızda, "Ramazan mı..?" diye tekrar ettiğim de, Hayır, dedi, Ramadan... Bu fonetikte bir tür kimlik buluyordu arkadaşım Ramadan..! Bu bakımdan bu söyleyişe çok dikkat ederdi...

Dünya görüşlerimiz uyuşmasa da, belli bir saygı ve sevgi temeline dayalı arkadaşlığımız oldu Ramadan beyle... Mesleğine düşkün, iyi bir şeyler yapma gayretinde bir adamdı.. 68 Kuşağı dedikleri solculardandı.. Kendisinin dine ve Tanrıya inancı zayıf olsa da, inanlara saygı göstermeyi ihmal etmezdi.. En azından bana karşı her zaman öyleydi..

Zaman zaman takılır, kahvehaneye gittiğinin binde biri de camiye gitsen derdim.. Sigara içmediği halde kahve alışkanlığı vardı.. Zaten ölümüne sebep de bu kahvelerin dumanlı ortamı oldu..

Son derece sağlıklı bir adamdı üstelik.. Kışın en soğuk günlerinde biz, soğan gibi kat kat giyindiğimiz halde, çoğu zaman kaloriferleri yanmayan öğretmen odasında tir tir titrerken, o içine bir atlet bile giymeden gelirdi..

Okula bisikletle gelip giderdi.. Eski zaman solculuğunu kendi çapında yaşatmaya çalışıyordu..

Kansere yakalanması ile ölmesi üç ay kadar bir zaman içerisinde oldu..Sanırım mide ve bağırsak kanseriydi.. En son hastanede ziyaret ettiğim de saç başı dökülmüş, iyice sararmış solmuştu..Üzüntüme gizlemeye çalışırak moral vermeye çalışmıştım..

Eşinden ayrılmış olduğu için, kızlarından biri yanında kalıyordu.. Ama, suratı bin parça halde.. Oysa Ramadan bey, onlara hem babalık hem annelik yapmıştı..

Oturduğu semtin camisinde cenaze namazını kıldık Ramadan beyin...Nihayet, benim yaşarken takılmalarım gerçek olmuş, Ramadan bey camiye girmişti..

Arkadaşım Ramadan sonunda camiye girmişti ama namazı yine biz kıldık, o değil..!

Ramazan ayını yarıladığımız şu günde, mesai arkadaşım Ramadan'ı hatırladım..Derler ya hani, rahmet istedi herhalde..Allah taksiratını affetsin...!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli Ali Bey, bilirsiniz, yaşamda hayal kırıklığına uğramamanın yolu, hem insan fıtratını hem de yaşamın anlamını kavramaktan geçmektedir. Nur içerisinde yatsın, rahmetli arkadaşınızın çocuklarına hem analık, hem babalık yaptığını ifade ediyorsunuz. Elbette sorumluluk anlayışına sahip her anne-babanın yapması da gereken budur. Ancak 'fedakâr' lık anlayışına 'Feda ve kâr' olarak bakılırsa (kâr) olmayınca doğal olarak hayal kırıklığı yaşanılacaktır. Siz, hem bir eğitimci, hem de deneyimli bir insan olarak takdir edersiniz ki, İnsandan ve yaşamdan kendi karakterlerinin gereğinin dışında bir şey beklememek gerekir. Netice her ağaç kendi kökünden beslenmekte ve meyvesini kendi dallarında yaşatmaktadır. Her bireyin ayrı bir ağaç olduğu düşünülürse, yetiştirdiği meyvelerinde kendi dallarında olmasına şaşmamak gerekir. İbret alınacak bir hikâye. Elinize sağlık, sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 17.09.2008 13:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1617
Toplam yorum
: 4205
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 789
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster