Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Temmuz '13

 
Kategori
Özel Günler
Okunma Sayısı
589
 

Ramazanınız mübarek olsun...

Ramazanınız mübarek olsun...
 

Hoş geldin Ramazan (görsel netten alıntı)


Günlük hayatın karmaşasında unutulan değerler Ramazan ayıyla birlikte hatırlanır. Eski ramazanları özlemle hatırlıyorum. Ramazan’ın gelişiyle evlere şenlik doğar, bereket yağardı. Ailenin tüm üyelerinin toplandığı iftar sofraları birbirinden leziz özel Ramazan tatlarıyla donatılırdı. Rahmetli Anneciğim muhakkak kadayıf dolması yapardı. İftarda ayran çorbası, ekşili yaprak dolması, yumurtalı  veya pastırmalı kıyma, pirinç pilavı, kaysefe (kuru siyah eriğin az suyla tere yatağında pişirilmiş hali) ve çeşitli sebze yemekleri yapardı. İftar yer sofrasında yapılırdı. Büyük sininin etrafında minderlere oturur, topun atılmasını beklerdik. Sofranın muazzam görüntüsü nefis yemek kokularıyla birleşince, insanda bir imrenme duygusu yaratırdı. Top atılır atılmaz da yemeklere hücum edilirdi. İftariyeliklerle başlayan iftar yemeği hep birlikte kılınan akşam namazıyla ara verilirdi. Namazdan sonra iftar sofralarında değişmez ilk yemek; et veya tavuk suyuyla hazırlanan ayran veya şehriye çorbası. Ramazan’ın vazgeçilmez yemeği pastırmalı veya kıymalı yumurta ise sahanlar içinde yanında mutlaka Ramazan pidesiyle sunulurdu. Daha sonraki yemekler etinden sebzesine, pilavından böreğine ev sahibinin gücüne göre yapılan lezzetlerdi. Anneciğim su böreğini sık, sık yapardı. Kuru meyvelerden yapılan hoşaflar, Kadayıf dolması, 60-70 kat yufkadan oluşan baklava, kazandibi, kabak tatlısı, keşkül ve Ramazan’a has bir tatlı olarak bilinen gül kokulu güllaç ise iftar sofralarının vazgeçilmez tatlılarıydı. Şerbet ve şuruplar, boza ve salep de önemli Ramazan içecekleriydi. Rahmetli babacığım sık, sık dışarıdan bulduğu yoksul kimseleri alıp iftara getirirdi, bu davranış bir saygı gereğidir. Akraba ve dostlar muhakkak iftara çağrılırdı. Rahmetli dedem Ramazan arifesinde ambar ve kilerleri yiyecekle doldururdu. Top atılınca önce büyükler su ile orucunu açar, arkadan çocuklar oruçlarını açarlardı. Yemeklerden sonra mis semaverde demlenen çaylar içilir, erkekler teravihe giderlerdi. Oruç tutan çocuklara iftariyelikler verilir, çeşitli kuru yemiş ve şekerlemelerden oluşan iftariyelikler bez torbalarda muhafaza edilirdi. Eski ramazanlar yaşanmıyor artık, çünkü insanların yaşam tarzları değişti, çok kimse sağlıksız. Oruç tutmayanlar kefaretini veriyorlar. Eski ramazanları arıyoruz. Tüm İslam aleminin ramazanları mübarek olsun.

NAHİDE ÇELEBİ
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kıymetli Öğretmenimiz Nahide Çelebi:Ramazan ayı hayırlara vesile olsun,sağlık,mutluluk ve huzur getirsin.Yapılan bütün ibadetler Yüce Makamda kabul görsün.Selam ve saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.

Mehmet Burakgazi 
 08.07.2013 14:55
Cevap :
Sayın Burakgazi, değerli dost, sizin de Ramazanınız mübarek olsun, size ve ailenize sağlık ve mutluluk getirsin. Umarım şu mübarek ayda insanlar birbirlerini kırmaktan, üzmekten, öldürmekten vaz geçerler. Özellikle de Müslüman geçinenler. Selamlar, saygılar.NAHİDE ÇELEBİ  08.07.2013 15:51
 

Nice güzel günler dileğiyle ben de kutluyorum.

Şahin ÖZŞAHİN 
 07.07.2013 19:39
Cevap :
Teşekkür ederim Sayın Şahin. Umarım bu mübarek ayda akan kanlar diner, insanlar insanlığını, Müslümanlıklarını hatırlarlar.Selam ve saygılar.NAHİDE ÇELEBİ  08.07.2013 16:03
 

Nahide Hanım Kutlu Ramazan ayı anılarınız ile beni de etkilediniz. O görkemli Erzurum'daki çocukluğunuz dönemindeki geniş aile içerisindeki Ramazan günlerinizi anlatışınızı okuyunca ben de Maraş'ta ve Düziçi'nde geçen o günlerimi düşünmeye başladım.İnanç ve geleneklerle dolu o anlamlı günleri özlememek çok zor. Yemeklerimiz arasında pastırmalı yumurta olmasa bile tereyağında yumurta olurdu bizde.Keşkül ve su böreği yerine bizde daha çok sütlaç ile etli kömbe yapılırdı.Kısaca tarifini bile yazdığınız aysefe yerine bizde kuru kara erik hoşafı ile daha çok üzüm hoşafı yapılırdı.Kadayıf sarması yerine özellikle Beybabamla babamın özenle döşeyerek içerisine ceviz serpiştirdikleri o kadayıflı iftarları unutmak mümkün mü Hocam? Bütün bunlar yere yayılan sini çevresinde olurdu sizde de olduğu gibi. Maraş'taki ve Düziçi'ndeki Hitit kalıntısı kalelerden Ramazan topunun patlamasını beklemek heyecanının peşinden kardeşim Mustafa'yla 'Top patladı!Top patladı!' diye bağıra çağıra eve doğru koşardık.

Ömer Faruk MENCİK YILMAZ 
 07.07.2013 13:38
Cevap :
Sayın Yazarım bu değerli yorumunuz beni etkiledi teşekkür ederim. Aşağı yukarı gelenek ve göreneklerimiz benzeşiyor. Biz de rahmetli babamıza beybaba derdik. İnanınız eski aile düzenini, yemeklerimizi, misafirperverliğimizi, dostluk ve sevecenliği, o coşku ve içtenliği çok ama çok arıyorum, keşke çocukluğuma döne bilseydim. Sağ olunuz, Allah hayırlı ramazanlar versin.Umarım şu mübarek ayda özellikle Müslüman geçinenler, kalp kırmaktan, kinden, nefretten, vurup kırıp öldürmekten vaz geçerler. Selamlar, saygılar, sağlık ve mutluluklar. NAHİDE ÇELEBİ   08.07.2013 16:12
 

Yazınızla eski ramazanları bize hatırlattınız Nahide hanım. O zaman ramazanların tadı sanki bir başkaydı. Ramazan ayının size, ailenize, tüm islam alemi ile milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Saygılar, selamlar...

Erol Özışık 
 07.07.2013 11:44
Cevap :
Hayırlı Ramazanlar olsun kardeşim, eski ramazanlar başkaydı gerçekten, zaten geçmiş olan her güzel şeyi arıyoruz.Teşekkür ederim, selamlarımı, sağlık ve mutluluk dileklerimi iletiyorum.NAHİDE ÇELEBİ  07.07.2013 22:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1823
Toplam yorum
: 11111
Toplam mesaj
: 162
Ort. okunma sayısı
: 1018
Kayıt tarihi
: 25.11.08
 
 

Erzurum doğumlu, Ankara'da yaşıyor. D.T.C.F mezunu, emekli lise öğretmeni, evli, 2 çocuklu. "İsya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster