Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Eylül '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
655
 

Rap rap rap

Rap rap rap
 

Vicdanları yok ya insani ruhları ?????????


Eylül ayında ne çok şiir yazıldı.
Ne çok beste yapıldı, hüzünlü şarkılar söylendi.
Ne çok roman yazıldı film çekildi o romanlara
Ne çok hüzünler, ne çok aşklar yaşandı.
Sararmış yapraklar düştü toprağa gazel oldu.
Hüzünlü akşamlarında çok kadeh tokuşturuldu.
Anılar yazıldı bir bir beyaz sayfalara. Altına aşk şiirleri eklendi.

12 Eylül 1980 yılında doğanlar anne- baba oldu. O günün dedeleri kara toprak oldu. Gençleri torun torbaya karıştı. Yüzleri kırıştı. Geçen bu yıl süresince ağaçlar kaç kez yaprak açtı kaç kez yapraklar gazele karıştı. Kaç kez yağmur yağdı sokaklara. Tankların geçtiği caddelere.İşkencelerde sakat kalanların kullandığı tekerlekli arabalar kaç kez yenilendi.

Nice sevgililer, nice aşklar unutuldu.

Ama unutulmadı. Unutulmadı yaşatılan acılar. Unutulmadı işkenceler, silinmedi işkence izleri belleklerden. Unutulmadı Üniversiteden atılan öğretim görevlileri, öğrenciler. Unutulmadı işşizliğe mahkum edilenler. Unutulmadı sakat bırakılanlar. Tank sesleri unutulmadı, unutulmadı darbecilerin suratları.

İşkence gören genç kızların delikanlıların çığlıkları unutulmadı işkence duvarlarından yankılanıyor. İşkencecilere direnenlerin karşısındaki işkencecilerin zavallılıkları unutulmadı.
Acaba işkencecilerde vicdan var mı ? ASLA
Ya onur! hiç ama hiç. İnsani ruhları !!!!!!!!!!!!!!!!!!?????????

12 EYLÜL DARBESİNİN BİLANÇOSU

Siyasi partiler kapatıldı, anayasa ortadan kaldırıldı, siyasi partilerin kapısına kilit vuruldu ve mallarına el konuldu.
* 650 bin kişi gözaltına alındı.
**1 milyon 683 bin kişi fişlendi.
**Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı.
**7 bin kişi için idam cezası istendi.
**517 kişiye idam cezası verildi.
**Haklarında idam cezası verilenlerden 50'si asıldı (18 sol görüşlü, 8 sağ görüşlü, 23 adli suçlu, 1'i Asala militanı).
**İdamları istenen 259 kişinin dosyası Meclis'e gönderildi.
**71 bin kişi TCK'nin 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı.
**98 bin 404 kişi ''örgüt üyesi olmak'' suçundan yargılandı.
**388 bin kişiye pasaport verilmedi.
**30 bin kişi ''sakıncalı'' olduğu için işten atıldı.
**14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.
**30 bin kişi ''siyasi mülteci'' olarak yurtdışına gitti.
**300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
**171 kişinin ''işkenceden öldüğü'' belgelendi.
**937 film ''sakıncalı'' bulunduğu için yasaklandı.
**23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu.
**3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi.
**400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi.
**Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
**31 gazeteci cezaevine girdi.
**300 gazeteci saldırıya uğradı.
**3 gazeteci silahla öldürüldü.
**Gazeteler 300 gün yayın yapamadı.
**13 büyük gazete için 303 dava açıldı.
**39 ton gazete ve dergi imha edildi.
**Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi.
**144 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
**14 kişi açlık grevinde öldü.
**16 kişi ''kaçarken'' vuruldu.
**95 kişi ''çatışmada'' öldü.
**73 kişiye ''doğal ölüm raporu'' verildi.
**43 kişinin ''intihar ettiği'' bildirildi.

ECE TEMELKURAN'IN KALEMİNDEN

Oku! Arkadaşının adıyla.
Nejdet Adalı... Sedat Soyergin... Erdal Eren... Veysel Güney... Ahmet Saner... Kadir Tandoğan... Mustafa Özenç... Ethem Coşkun... Necati Vardar... Seyit Konuk... Ali Aktaş... Ömer Yazgan... Erdoğan Yazgan... Mehmet Kambur... Ramazan Yukarıgöz... İlyas Has... Hıdır Aslan...
Bir isim listesi olduğunu görüp atladıysanız şimdi lütfen geri dönün ve bu isimleri tek tek okuyun. Çünkü bu isimleri, hiç değilse birkaçını aklımızda tutmamız gerekiyor. Bu isimler, Kenan Evren liderliğinde yapılan 12 Eylül 1980 darbesi sırasında ciğeri beş para etmez herifler tarafından asılarak katledilen yirmili yaşlarında gençlere aitler. İsimleri ve yüzleri, Dostluk ve Yardımlaşma Vakfı’nın hazırladığı ’12 Eylül Adaleti’ adlı belgeselin 15 dakikalık tanıtım filminin sonunda görünüyor. Tek tek geçiyorlar filmin içinden. Avukatlar, yargıçlar, savcılar, anneler, arkadaşlar konuşuyor.
‘Erdal Eren’i, heyetin önünde ağzından burnundan kan gelesiye dövdüler’ diyor avukat, ‘Yargıçların yüzünde bir tebessüm bile vardı’. Kenan Paşa’nın yaşını büyütüp astırdığı çocuktur Erdal Eren. İdamına dört celsede karar verilmiştir. Sakın unutmayın!

‘Dişlerimle yolacağım’
Mehmet Kambur’un annesi “O Kenan Paşa’yı bir görsem” diyor, yüzü yol yol olmuş yaşamaktan, başörtüsü kaymış, ‘Onu dişlerimle yolacağım, dişlerimle!” Gözünde bir bakış var... Daha ben diyemem size o bakışı, öyle bir sözcük bilmiyorum.
Ramazan Yukarıgöz’ün annesi tabutun başındaymış gibi anlatıyor:
“’Açın tabutu, çocuğumu göreceğim’ dedim. ‘Mühür var, açamayız’ dediler. ‘Ben bu devletin mührünü tanımam’ dedim, çektim attım mührü. Bir açtım ki tabutu... Saçları yeni taranmış sanki. Kaşları kalem gibi, yüzü...”

Kenan Paşaaa!
Onun sesi titrerken başka bir avukat başlıyor, başka bir idam sahnesine:
“Cellat boynuna ipi geçirmek için uğraşıyordu. ‘Bırak’ dedi, ‘Ben yaparım. Bir yerimi sakatlayacaksın yoksa’. Aldı yağlı urganı, kendi boynuna geçirdi. Sonra... 21 dakika sallandı ipin ucunda. Yanına gittim... Birkaç dakika önce saçını okşadığım çocuğun... Saçlarını okşadım.”
18 yıl önce ölmüş bir çocuk için, bütün çocuklar için, 18 yıl önce teker teker ellerinden alınmış arkadaşları için, kum gibi akıp giden insanlar için, anlatanların sesi titriyor. 15 dakikalık film bitiyor ve ta içimden şunları demek geliyor:
Kenan Paşaaa! Kenan Paşaaa!
Bugün 21 dakikalığına öl. Öl. 21 dakika öl ve geri gel, yeniden ve yeniden öl sonra, yeniden ölmek için yeniden diril. Kaç çocuğu katlettiysen o kadar kere, hepsi için öl sen bugün. Kenan efendiiii! Bugün 12 Eylül; bu memleket seni en derin ve en taze intikam hisleriyle selamlar! Bir gün çıkacağın sanık kürsüsünde salya sümük ağlarken korkudan yerlerde süründüğünü görmek dileğiyle...
Ve bunu ne kadar kalpten söylediğimi anlatamam Kenan Paşa!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba, 12 Eylül'ün acı bilançosunun unutulması imkansız. O acı bilançonun izlerini, o gün çocuk olan, bugün yetişkin olan bizler de dahil toplumun hemen her kesimi üzerinde taşıyor. Hergün acısını omuzlarınızda taşıdığınız bir durumu unutmanız mümkün olabilir mi ? Unutuyorsanız zaten bu dünya da yaşamıyorsunuzdur. 12 Eylül'ün izlerini bedeninde taşıyan birçok insanın ibret verici yaşam öyküleri kitap oldu, yazıldı, sinemaya aktı bu acılar bir kez daha bir kez daha yaşanmasın diye. Ancak hala anayasa aynı ise yaşananların benzer olmadığını kim söyleyebilir ki eğer hala korkular ve tehditler ile yaşatılıyorsa insanlık. Darbeler hep topla-tüfekle olmazlar, en büyük darbelerin katlanarak alınmadığını kim söyleyebilir ki... Umut : Yine insanlık onuru galip gelecek ve tüm dünyaya gerçekten de yurtta da, cihanda da barışın beyaz bayrakları dalgalanacak . Çok manidar bir yazıydı hüzünle, acıyla, ellerimi kanaya kanaya okudum birde avucuma baktım "kırmızı bir karanfil " açmış...Sevgiler

Aynur AKKAYA 
 23.09.2008 18:39
Cevap :
Tüm avuçlarda karanfil açması dileklerimle. Çok çok teşekkür ederim.  24.09.2008 8:44
 

Korkaklar hergün ölür sevgili yapukay..

yucel evren 
 14.09.2008 12:32
Cevap :
Darbeciler mutlaka yargılanmalı. Saygılarımla.  15.09.2008 8:48
 

Ağlattın be sevgili yapukay.ve hala dişlerinin arasında faşizmin;kızıl kanlarımız akıp durmakta,fırat,dicle munzur olup....saygıyla..

CAFER DEMİRTAŞ 
 13.09.2008 22:18
Cevap :
Canlı yaşayan birisi olarak her şey belleğimde tüm çıplaklığıyla. Saygılarımla.  15.09.2008 8:47
 

unutturulmamalı..Sevgiler saygılar..

mustafa ceydilek 
 13.09.2008 22:05
Cevap :
Darbeecilerden hesap sorulmalı.  15.09.2008 8:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 221
Toplam yorum
: 1772
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1777
Kayıt tarihi
: 27.09.06
 
 

Evli bir kız çocuğu babasıyım. Yüksekokul mezunuyum. Bir kamu kurumunda çalışıyorum.16.03.2017 ta..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster