Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ocak '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
666
 

Raşit bey amca nerede?

Raşit bey amca nerede?
 

İçki hiç sevdiğim bir içecek olmadı.

Birkaç kez denedim, özel zamanlar da içtim bir kadeh cik ama hiç alışkanlığa dönüşmedi şükür.

Çokk önceleri sigara da benim için tü kaka idi ama sonra nasıl oldu kim bulaştırdı bilmem o acı dumanın tiryakisi oldum . Uzun yıllar sonra bir anda bıraktım ve sigarasız bir hayatın güzelliğini yaşıyorum.

İçki ve sarhoşluk ikisi de nedense sevimli gelmedi bana, hafif bir gevşeme verse de zaman zaman içildiğin de ertesi gün insanın tüm dengesini bozuyor başa ağrısı da cabası.

Refik Halit Karay’ın sarhoşlar çalışmasında 14 çeşit sarhoş olduğundan bahsedilir.

Bunlar; keyifli sarhoş: en çok raslanan türdür, kıkır kıkır güler etrafa gülücükler atar, dikkati dağınıktır.tavsiye edilirJ

Muhabbetli sarhoş; çenesinin bağı çözülür, olduk olmadık her şeyi anlatır, baygınlık getirir karşısındakine.


Durgun sarhoş; İçtikçe sessizleşir kabuğuna çekilir, melankolik bakar durur.


İçli sarhoş; duygusallaşır, ota çöpe ağlar. Salya sümük mendil yetişmez.


Dertli sarhoş; Hüzünlenir tüm hayat hikayesi anlatılır, öyle dertlenirsin ki sende içersin.


Cömert sarhoş ; Cebindeki tüm parayı saçar savurur, dansöz de var ise yandınız evin tüm parası kadının orasına burasına takılır. Eşi yanında ise kaş göz kar etmez, köpürür kadın benden esirgediğini dansöze yapıştırırsın ha diye içten içe köpürülür.


Sulu sarhoş ; Önüne geleni sarılır öper tez zamanda uzaklaşmak gerekir. Yüzüne bakar gülümser çeker kendine sulu sulu içkili nefesini duyarsın ertesi gün hatırlamayacak kadar öper öper…


Diğerlerimi; diplomat sarhoş, şehvetli sarhoş, , mali hûlyalı sarhoş, , alıngan sarhoş, atak sarhoş, nihilist sarhoş ve çılgın sarhoşmuş.

Hoş bir anı buldum gezinirken sizlerle paylaşayım istedim ekşi sözlükten…

Rahmetli dedemin Konya'da öğretmen bir arkadaşı varmış, Raşit amca.

Raşit amca içkiye düşkünlüğü ile nam salmış birisiymiş. Raşit amca ve iki arkadaşı yine bir akşam rakı sofrasına oturmuşlar. üçü de sarhoş olmuş ama içlerinde en kötü durumda olanı (ve en mutlu olanı) Raşit amca olmuş; ayakta duramıyormuş ve arkadaşları bu küfelik adamı birer koluna girip öyle götürmek zorunda kalmışlar.

Bir kolunda bir sarhoş, diğerinde bir sarhoşla düşmüş Raşit amca yollara.

Az gitmişler uz gitmişler dere tepe düz gitmişler ve Raşit amcaların evine gelmişler. Arkadaşlarından biri kapıyı çalmış. Bu saatte kimin geldiğini tahmin eden melek teyze ki kendisi Raşit amcanın eşiymiş, yine söylene söylene açmış kapıyı. Raşit amcanın arkadaşlar kapıda melek teyzeyi görür görmez başlamışlar dil dökmeye:

"ya Melek abla valla dedik bu kadar içme diye ama dinlemedi." demiş bir tanesi.
"dinlemez o." diye bir kaşı havada onaylamış Melek teyze. sonra da meraklı gözlerle sormuş.
"o demişken, nerede Raşit?

Adamlar melek teyzenin bu sorusuyla birbirlerine bakmışlar, sonra birbirlerine bu kadar rahat bakabiliyor olmalarına şaşırmışlar. Aralarında, onların birbirlerine bu kadar rahat bakabilmelerine engel olması gereken bir şeyin eksik olduğunu farketmişler.

evet! bu eksik şey Raşit amcaymış.

iki adamın da birbirlerine bakan kollarında bir ceketin (ki sahibini tahmin edebilirsiniz) iki kolu asılı duruyormuş ama içinde sahibi olmaksızın. Zavallı Raşit amca yolda bir yerlerde ceketin kollarından kaymış ve düşmüş ve oracıkta kalakalmış ama arkadaşları fark etmemişler, sonradan dönüp aradıklarında yolun ortasında mutlu mesut uyuyan Raşit amcayı bulmuşlar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok güzeldi. Elinize sağlık. Sevgiler.

nilgun 
 09.01.2008 15:31
Cevap :
Sevgili Nilgün..) teşekkürler huzurlu bir akşam dilerim...  10.01.2008 18:46
 

Bu arada yeni resminiz vatana, millete, Sakarya'ya hayırlı olsun! Ben böyle güzel bir yazıya her yerde raslayamam ama rastlarım belki. Hani deniz kenarında "I fa marla mi Fortofino" şarkısını mırıldanarak giderken yerde bir buruşuk kâğıt bulabilirim. "Tü kaka" da demem "tu kaka" da. Alır okumaya başlarım. Bir de ne göreyim bugün? Benim okuduğum yazı buymuş. İnsanlar "ota moka" yazacaklarına bizler gibi blog ortamında yazsalar ya. Alışmışlar "ota çöpe"(!) yazmaya. Kulaklarını çekmeli. En derin saygı ve sevgilerimle, muhterem Halide Hanım. NOT: Siz çok şarap içiyorsunuz galiba! Biraz azaltın!:))

Mustafa Mumcu 
 08.01.2008 1:24
Cevap :
Sizin resimlerinizin yanında ne hükmü var ki efendim. Maşallah albümünüzü dahil etmişsiniz. sizin ki de mubarek olsun. O kadar söylüyorum size okumayınnnn benim yazılarımı diye sanırım büyülü kelimelerime istemeseniz de geliyorsunuz. Alışkanlık yapar dikkat diye bir yazı ilştirmek gerek sanırım. "Ota çöpe" sözü benim eski halini sevmeyip biraz incelttiğim kendimce öyle olmasını arzu ettiğim bir benzetmedir. illa herkesin yazdığı gibi yazmak zorunda değilim efendim. beni farklı yapan da bu... İçki ile aram hiç hoş değildir. yanıldınız yine. Kişiler yazdıkları konu ile ilgili iseler ah ah ah....) sanırım benim hassas olduğum konulara sözüm ona atıfta bulunmuşsunuz... Her ne ise...Siz yine televizyon da ilgi alanınıza giren herşeyi izleyerek onarla ilgili yazın. Lütfen artık gölge etmeyin...  10.01.2008 18:46
 

Hem güldüm,hem üzüldüm.İçki tadında içilse...Esir almasa benliği...Sevgimle

mavinin güncesi hanife 
 07.01.2008 20:25
Cevap :
:)) Bende güldüm okurken. Bu yazıyı yazdım diye bir beyefendi şarabı az için diye yazmış.)))) Hey Allahım şu kullarına akıl ver. kazara uyuşturucu yazsam, azalt diyece sanırım... Bu da bir gülmece...  08.01.2008 18:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 292
Toplam yorum
: 1601
Toplam mesaj
: 220
Ort. okunma sayısı
: 932
Kayıt tarihi
: 08.03.07
 
 

Yazmaktan hoşlanan... Kelimeleri renklendiren bir sihirbazım ben.. Bodrum'da yaşamaktayım.. Sev..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster