Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Mart '10

 
Kategori
Tıp
Okunma Sayısı
905
 

Rastlantı ve cinsellik

Yaşamın hayranlık verici en güzel yanı olağan üstü çeşitliliğidir. Yer yüzü herbiri diğerinden farklı şekil ve işleve sahip türlerle işgal altındadır. Şimdiye kadar tespit edilen tür sayısından daha fazlası yitip gitmiş yok olmuş. Her geçen gün yeniler bulunup yaşam ağacında yerlerini alıyorlar.

3.5-4 milyar yıllık hayat ağacının son yerleşenleri arasında insanlık ailesi yani bizler varız. 200 bin yıl oldu yaklaşık yerleşmemiz. Bakterilere göre hayli genciz Dal ucunun yeni sürgünü gibiyiz. Uzun yıllar kalacak gbi duruyoruz en akıllı tür olmamızın ayrıcalığıyla Ancak belli olmaz , ayıklanma ve doğal seçilim gün gelir bizi de dönüştürebilir değiştirebilir. Ne demişler doğada değişmeyen tek şey değişimdir.Gözle görünür değişimler başladı bile Doğduğunda başını tutamayan bebeğe az rastlanır oldu. Oysa 30 yıl önce desteklemezseniz bir o yana bir bu yana düşüp duruyordu. Ben şahidim.

Diğer türler gibi bizlerde eşeyli üremeyle çoğalıyoruz, İki farklı hücrenin bir araya gelerek, kalıtsal özeliklerini kendilerinden olan, fakat asla kendilerinin aynısı olmayacak bir başka hücreye aktarması diye tanımladığımız cinsel yolla üremeye sahibiz. Aktarım, tamamen rastgeledir ve hiç bir belirlenmişlik yoktur. Ebebeynin mevcut genlerinden seçim yapılır şüphesiz. Ancak hangi genin aktif olarak yavru hücrede fonksiyone olacağı, tamamen şansa kalmış ve rastlantısal dır. Yavru sadece anne ve babasıyla değil, büyük anne ve babası, yakın akrabalarının genleriyle ortakdır. Ortak genler de geriye doğru her atanın, en eski ata soylarının örnekleri mevcutdur. Ortak atalara ait bilgi , kimi bölümleri değişip yenilenmiş halde de olsa kaybolmadım buradayım der adeta. Embriyonal dönemin en başından itibaren bebek bu sesi bize duyurur. Eski kayıtların kısa süreli resmi geçidini izlettirir .Sırası gelenin rolünü sergilemek üzere sahne aldığı bir oyun gibi. Replikler, gen aktivasyonuyla yazılmıştır. Oyuncunun kostümü hangi canlıyı anlattığına göre değişir, biçim ve şekil olarak.

Doğumdan sonrada bebek gelişim dönemlerine göre değişip yenileşirken eskiyi hatırlatmaya devam eder.Geleceğini oluştururken eskinin var kalımsal öneme sahip süreçlerini refleks olarak yansıtır.Büyüyüp gelişirken eskiyi evirir çevirir dönüştürür durmadan Çocuk eskinin içindeki yepyeni dir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"uzun yıllar kalacak gibi duruyoruz en akıllı tür olmamız ayrıcalığıyla" demişsiniz. Diğer canlılardan daha akıllı olduğumuzun ölçütü nedir sizce? Eğer cevap verecekseniz, söylediğiniz ölçütün kanıtı nedir? Tanrının olduğuna inanmıyorsanız, dünyada kendi kendini en hızlı yok eden canlılardan biri insan olacak. İnsanın en akıllı olduğu kanıtlansa bile, bu akıl, hiç de iyiye alamet değil.

Erdal Aydın 
 30.03.2010 15:47
Cevap :
Sayın felsefeci; blog yazıma göstermiş olduğunuz ilgiye çok teşekkür ederim .canlı türünün en aklılısı derken , tüm zihinsel faliyetlerin toplamında kendi geleceği için en uygun çıkarsama yapma becerisini kasdediyorum.Üst beynin diğer türlerden daha gelişmiş olması bizi diğer türlerden farklı kılmıyormu. Diğer sorunuzdaki endişeyi bende paylaşıyorum akıllı olmak çok bencil olmakla beraber gidiyor ne yazıkki.Sadece kendini düşünmek ve kendi çıkarını diğerlerinden üstte tutmak çağımızın sorunu . Bu sorunu gidermek daha alt sistemlerin sesini dinlemekle çözülür .Yoga, meditasyon, dua gibi alternatif tıp araçlarının popüler olması bu ihtiyacın en somut örnekleri. saygılarımla  31.03.2010 23:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1091
Kayıt tarihi
: 24.03.10
 
 

Gaziantep 1948 doğumluyum. Çocuk Doktoruyum Evrimsel Biyoloji ile ilgileniyorum. Populer bilim ve tı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster