Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Temmuz '12

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
32
 

Reaksiyon kuklası

İnsan gerçekten de içgüdülerinin himayesi altında var olan bir yaratık gibi dans ediyordu doğanın kucağında. Aksiyon sahibi olduğunu sanan bir reaksiyon kuklasıydı.

Öfke kolunu kaldırdığında, reaksiyon gösteriyordu sadece.

Haz bacaklarını titrettiğinde,

diz çöküyordu bir köle gibi.

Açlık kükrediğinde boş midesinde bir aslan gibi,

Saldırganlaşıyordu o da, hayatta kalabilmek için.

Bir yaratığın gözünde gördüm bugün. İstiklal caddesinde yürüyordu. Diyaframı sonuna kadar açılmış boş gözlerle yürüyordu. Sanki bulanık bir mekanın içinde, rüya alemine kaçan düşüncelerinden yoksun, ne yapacağını bilemez bir halde kalmış gibi görünüyordu. Öylece yürüyordu. Birden, nasıl olduysa bir hamburgerci dükkanını fark etti. Gözlerinin diyaframı biraz kısılmış görünüyordu. Sanki az önce bilinçsizlik denizinde yüzen kendisi değildi ve içgüdülerinin kontrolüne girmiş bir hayvan gibi hamburgerciye yürümeye başladı. Çok fazla düşünmeden, aklına gelen ilk şeyleri sipariş etti. Transta gibiydi. Siparişleri geldiğinde avına saldırır gibi saldırdı yemeğine. Yemeğini bitirdi. Dışarı çıktı. Gözleri normal bakıyordu artık. Gün ışığında 125 enstantene ve 11 diyaframa ayarlamıştı görüş ayarlarını. Transtan çıkmıştı. Gözünde bir pişmanlık gördüm. Zaten oldukça kilolu olduğundan mıdır yoksa boşa para harcadığından mıdır ya da zaten 10 dakika önce yemek yemiş olmasından mıdır bilemiyorum ama kendisini kötü hissetmişti. Bir anlık içgüdülenmeyle, hiç düşünmeden yaptığı bu eylemden dolayı kendisini kötü hissetmişti. İradesiz olduğunu düşünen bir insanın, üzüldüğünde baktığı gibi bakıyordu. ‘Ne yaptım ben?’ dedi içinden. Ne yaptım?

Bu yalnızca onun ya da bu olayın değil tüm insanlığın ve tüm olayların hikayesiydi aslında. Bunu engellemesine imkan yoktu. İnsan acıkırdı, saldırganlaşırdı, aşık olurdu, aldatırdı, öldürürdü… Bir şeyin kontrolüne girdiğinde, o şeyi yapardı. Ve kendine geldiğinde ‘Ne yaptım ben?’ derdi.

Sonra da Ayna’nın karşısına geçer ve ‘Sen busun işte’ derdi. Ve hayatına devam ederdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 95
Kayıt tarihi
: 06.12.11
 
 

Freelance Reji Asistanı Her felsefe, yazarının kişisel itirafı ve bir şekilde de, kasıtsız ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster