Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Abdurrahim Akış ve Hayata Dair Yazıları

http://blog.milliyet.com.tr/medyatakip

28 Ocak '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
149
 

Realitelere ne kadar tahammül ediyoruz

Hayatta yaşama dair söyleyecek çok sözümüz vardır. Hep kendi penceremizden olayları yorumlar ama olayları başkalarının dünyasından görmek istemeyiz.

Sevgili Peygamberimiz diyor ki; canı yanan sabretsin, can yakan da yanacağı günü beklesin.

Demek ki bu dünyada yapacaklarımız yanımızda kar kalabilir, ya öbür dünyada yani gerçek yaşam dünyasında Yaradanımızla başbaşa kaldığımızda yaptıklarımızın hesabını nasıl vereceğiz. Yaptıklarımızı kimlerden saklayacağız. Orada saklayacak bir şeyimiz olamaz, her şey gözler önünde olacak. Hal böyleyken bu dünyada birlikte yaşamak adına neden realiteleri kabul etmiyoruz. Neden milletler birbirlerini yok etmeye veya yaşama haklarını sınırlamaya çalışmaktadırlar.

ABD Ortadğuda neyin asayışını sağlamaya çalışıyor, Ortadoğuda buna sesini çıkartacak onca devletlerden birisi yok mu? Yani Ortadoğu sahipsiz mi? bunu anlamak son derece zor mudur?

Ortadoğu'nun sahibi çıksın ortaya ABD'yi hezimete uğrasın demiyorum. Sesini yükseltsin ve toplumsal refah istiyorsa ABD desin ki çek git aramızdan, ama bu realiteleri görmezden gelen devletlerin sonu hizmet olacaktır.

Irak'ta yüzbinlerce insan, Suriye'de aynı keza, Türkiye'de aynı keza insanalar hak arayışından dolayı öldürülüyor ve sayısız kişiler ise işkenceden geçiriliyor, tüm bunlar realiteyi kabul etmek istemedikleri için oluyor. Nedir realite bana göre birlikte yaşama hakkı, kültürünü yaşama hakkı, ana dilini konuşma hakkı, peki bunları kabul etmeyen devletler, parti başkanları ve iktidar ne yapıyor, zorla kendi fikirlerini empozet etmeye gayret ediyor. İnsanca yaşama hakkını talep edenleri, vatan haini ilan ediyor. Bu realiteleri kabul etmemenin bedeli olarak, refah ve huzur ortamı bir türlü sağlanmıyor. Dünya herkes için varken birilerinin diktatörlüğü ile birilerine zehir edinmek isteniyor. Tamamen kişisel ihtiraslar ve bir devlet menfaati için, oysa herkesin yaşama ve yaşamayı özgürce yaşama hakkını kabul edersek hiç bir kargaşaya gerek duyaksızın, tüm insanlar birbirlerinin dilini ve dinini sormadan özgürce bir arada yaşayabilir, Yeter ki empati kuralım ve realiteleri görmeyi iyi gören gözlerimizle görelim.

HATİCE BÜYÜKARI bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 1089
Kayıt tarihi
: 22.11.08
 
 

İstanbul Üniversitesi Ekonometri bölümü 2000 yılı mezunuyum. Şu anda Medya takip hizmetini sunan ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster