Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Haziran '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
1843
 

Reankarnasyona inanıyor musunuz ?

Reankarnasyona  inanıyor musunuz ?
 

Psikoloji, psikoloji....

Sürekli bir araştırma bilgi edinme peşindeyim ve reankarnasyon hep benim ilgimi çekmiştir, her ne kadar inanmasam da sizlerle de paylaşmak istedim ve ikilemde de kalabiliyor insan bunu fark ettim...

Bu konu da uzman olanlar ısrarla reankarnasyon vardır diye kanıtlamanın peşindeler. Bazen ikilem de kalıyorum; fakat dünyaya bir defa geldik bir daha bizden yok düşüncesiyle doğruyu bulduğuma inanıyorum, hadi bir göz atalım;

1- Öncelikle şunu anlamalıyız, evrensel yasaların yaşamla ilgili
en önemlisi reankarnasyon yeniden doğuştur. Bütün canlı hayat için bu yasa işin belkemiğini oluşturur, Rabbimiz adaletli ve esirgeyen, gözetendir, hiçbir kula varoluş programında hak geçirmez. Normalde etrafımıza baktığımızda adaletten eser göremeyiz. Kimi çok zengindir, kimi çok fakir kimi güzeldir kimi çirkin bazen özürlü, bazen de bir kul doğar ve belki bir kaç dakika sonra ölür, yaşam içinde bu kısır bir döngüdür bu şekli ile baktığımızda adaletten söz edilemez.İşin en önemli kısmı insan varlığı esas olarak fizik beden ve enerji bedenden oluşur fizik beden ruhun evidir ve bir kabuktur, enerji bedense olümsüzdür ve yaşam aslında enerji bedenin gelişimi ve tekamülü için vardır, bir enerji beden varlığı ana rahminden dünyaya gözlerini açtığı andan sonra gelişimine başlar.

Yaşam dediğimiz imtahan başlamış olur. Kader ve kişinin hayatı yorumlama biçimine göre gelecek yaşamlarını belirler. Bir örnek vermek gerekirse geçmiş yaşamda çok büyük düşmanı olduğu ve zarar verdiği bir kişi bu yaşamında bankadan kredi istediğinde banka müdürü olur. Ruhsal varlığımız aslında her
türlü evrensel bilgiye sahiptır. Ama benlik ve şuur bunu algılayamaz veya bir bölümünü algılar.

Yaşam programında ruhsal varlığımızın gelişimi esas alınmıştır. Geçireceği tekamüle göre esaslar belirlenir ve anne, baba bu gelişim bir parçası olarak seçilir, bir yaşam ruh için asla yeterli değildir. Zengin bir kişinin geçireceği gelişimle fakir veya özürlü bir kişinin geçireceği gelişim asla bir olamaz. Bu yaşam sahnesinde elde ettiklerimiz ve aldığımız dersler gelecek yaşamda daima ileri adım atarak devam eder ve adalet sistemi böylece oluşmuş olur.

2- Reankarnasyon olgusu M.Ö bile vardı eski mısır da iyice varolarak günümüze kadar ulaşmıştır.

3- Hipnozda elde edilen ve araştırılan olaylar şaşırtıcı boyutlara ulaşmıştır. Hala araştırmalar kürsülerde sürmektedir.

Reenkarnasyon'un anlamı: Enkarne: ete (bedene) girmek; Reenkarnasyon: tekrar ete (bedene) girmek.

Basit olarak anlatıldığında reenkarnasyon (tekrar doğuş, tekrar bedenlenme, ruh gezisi) ruhun, doğum ve ölüm sirkülasyonu sayesinde tekrar tekrar insancıl varoluşa geçmesi anlamına gelir. Amaç sonsuz tekamüle ulaşmaktır.

Bütün büyük dinler ve dünya görüşlerinin öğretilerinde bu sirkülasyonun, yani ruhsal boyuttan materyal boyuta ve tekrar ruhsal boyuta geçmenin, gerekli olduğunda yatar. Ruhun öğrenmek zorunda olduğu tüm dersler ve görevler bittiğinde, yani tekamülü tamamlandığında ancak bu sirkülasyon sona erer ve ruh sonsuzlukta yerini bulur.

Her ruhun amacı o büyük tekliğe, bütünlüğe dönüştür. Burada artık iyiyi veya kötüyü, siyahı ve beyazı, karanlığı ve aydınlığı birbirinden ayıran tezatlık kuralı geçerli değildir.

Reenkarnasyon anlayışına göre yaşam bir okuldur ve bu okulda her insan ayrı bir sınıfta dersini öğrenmeye çalışır. Hayatımızda yaşadığımız krizler, zorluklar birer sınavdır. Ve eğer kendimiz üzerinde çalışır ve bu sınavları aşarsak, hedefimize ulaşmış oluruz.

Ruhların tekrar doğuşu ile ilgili katı bir kural veya sıralama yoktur. Bu tamamen öğrenilen veya öğrenilemeyen dersler ile ilgilidir. İnsan karmasını tamamlayana kadar yaşamda varlığını sürdürür. Yani hatalar veya kötü eylemler iyilerle yok edilene kadar. Reenkarnasyon'a göre insan eski yaşamında aldığı tüm tecrübeleri ve farkındalıkları yeni yaşamına "getirir" veya
"ilave eder" ki bu yeni yaşamına olgunluk, maneviyat ve bilgelik kazandırabilsin.

Eflatun'a göre reenkarnasyon iki türde varolur:

* 1.Seçim sistemi: Buna göre ruh eski yaşamındaki eylemlerine uyacak
bir hayvan veya insan bedeni seçer. Yani ruh yaşam koşullarını
önceden seçmiş ve böylece kaderini belirlemiş olur.

* 2. Denge sistemi: Burada yeni yaşam tamamen eski yaşama bağlıdır.
Eski yaşamda yapılan hataların acısı yeni yaşamda çekilir. Örneğin
zenginken fakiri horlayan birisi yeni yaşamında fakirin durumuna
düşebilir ve onun çekmiş olduğu acıların aynısını yaşar.

Bu iki sistemde de anlatılmak istenen şu anki yaşamın bir sonraki
yaşamı etkilediği veya etkileyebileceğidir.

Her koşul bütün kullara eşit bir sistemde sunulur. Bu yaşam şartlarını nasıl değerlendiğimize göre bir sınav yaşanacaktır ve tabii ki bu bir takım sonuçları yaratacaktır.

Bizim hayatı nasıl yorumladığımız gelişimimizi sağlayacaktır. Ruhsal
varlığımız en üst olgunluk seviyesine çıktığında var oluş süreci biter. Bu hayatımızda gördüğümüz, adalet sistemi hiç hak geçirmeden bütün kullara sunulur, ömür, güzellik, çirkinlik, özürlü olmak, zenginlik, fakirlik, mutluluk mutsuzluk, asla hak geçmez tüm şartlar ruha sağlanır ve sınavın sonuçları bir sonraki yaşam şartlarını belirler. Daima ileriye çalışır.

Yaşam şartları hristiyan, müslüman bu herhangi bir dinde şehirde ve koşulda bütün kullarına eşit şartlar verilir, bir kula bir saat veripte öbür kuluna 100 yıllık bir yaşam kredisi veriliyorsa işte bu dengeler içinde neden diye sormak gerekir. Kimseye bir ayrıcalık tanınmaz, sistem evrensel yasalarla büyük bir düzen içinde çalışır.

4-Reankarnasyon un en büyük amacı kişinin gelişiminin nerde bittiği ve bu yaşamda yapılacak işlerin hangi boyutta ve önemde olduğudur. Bu bilinirse yaşam kredisi çok daha dikkatli kullanılır.

Bazı olaylar kişi tarafından doğru yorumlanırsa büyük bir kazanç olacaktır, ilginçtir, hep araştırmışımdır ve hiç inanasım gelmemiştir ya siz ?


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba. Yazınızı zevkle okudum. Reenkarnasyon, Ancak, mitolojik olarak kabul ederseniz, güzel film senaryoları yazabilecek kadar zenginleştirilebilen bir konu. Yunan tanrıları, zeus, afrodit, herkül ne kadar gerçekse o da o kadar gerçektir. Bu tür teoriler tanrı- İnsan merkezli bir kainat evren olgusu kabul edilerek üretilmiştir. Halbuki kainat dikey ve yatay olarak boyut ve katmanlar halinde oluşmuştur. Bizim bulunduğumuz Dünya ve uzay bunun küçük bir kesitidir. İnsan, anne karnında dördüncü ayında ruh bedenini ve bilincini oluşturmaya başlar. Biyolojik beden olarak yaşadığı sürede de sahip oldukları bilgi veri tabanı ile kendini yapılandırır. Ölüm değişiminden sonra da bir üst boyuta geçerek yaşamına devam eder. Yanan bir odun nasıl tekrar odun haline gelmezse, insan bilinci de kendi özelliği ve şifresi ile daima ileri olacak şekilde yaşamına devam eder. İslam inancında da bunu görebilirsiniz. Kur'an geri dönüşün söz konusu olmadığını açıkça belirtir. Selam ve saygılar.

akar 
 02.06.2007 17:05
Cevap :
DEĞERLİ AKAR Kesinlikle inanmıyorum doğru söylüyorsunuz Kuran-ı Kerim'de yazmıyor yok böyle birşey, canlılar doğar, büyür ve ölürler bir daha da başka bedene girme diye bir şey olduğuna inanmıyorum... SEVGİYLE....  05.06.2007 10:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 110
Toplam yorum
: 293
Toplam mesaj
: 36
Ort. okunma sayısı
: 4486
Kayıt tarihi
: 10.03.07
 
 

Muhasebeciyim. Hep yazmak istedim fakat içimdekileri yazıya dökemiyorum. Bu ana kadar hiç denemed..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster